ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İPOTEKLİ TAŞINMAZDA BULUNAN YAPININ KENDİSİNE AİT OLDUĞU İDDİASININ İPOTEKLİ TAKİPTE SONUÇ DOĞURMAYACAĞI – ŞİKAYETİNİN KABULÜ İLE İCRA MÜDÜRLÜĞÜ İŞLEMİNİN İPTALİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

T.C YARGITAY
12.Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 10478
Karar: 2016 / 13086
Karar Tarihi: 03.05.2016

ÖZET: Mahkemece, üçüncü kişinin, iflas müdürlüğünün dosyasında ileri sürdüğü ipotekli taşınmazda bulunan yapının kendisine ait olduğu iddiasının, iflas müdürlüğünce istihkak iddiası olarak değerlendirilerek kabulü yönünde verilen kararın, ipotekli takipte sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle, alacaklının şikayetinin kabulü ile icra müdürlüğünün 03.02.2016 tarihli işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi isabetsizdir.

(2004 S. K. m. 151, 185, 193)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Alacaklı tarafından borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte, ipotek borçlusu ….’nin iflası nedeniyle açılan …. İcra ve İflas Dairesi’nin 2013/77 İflas sayılı dosyasında, 3. kişi …’nın başvurusu üzerine 22.10.2015 tarihinde, adı geçen iflas dairesince, ipotekli taşınmazın üzerinde bulunan yapı hakkında adı geçen 3. kişinin istihkak iddiasının kabulüne karar verildiği, daha sonra 3. kişinin, şikayete konu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dosyasına başvurarak, iflas dosyasındaki bu karar nedeniyle yeniden kıymet takdiri yapılarak taşınmazın arsa ve bina değerinin ayrı ayrı belirlenmesini ve satış ilanında, binanın 3. kişiye ait olduğunun belirtilmesini istediği, müdürlükçe, 3. kişinin binayla ilgili mülkiyet davası açmadan satış yapılmasının telafisi imkansız zararlar doğuracağı gerekçesiyle ek rapor alınmasına ve satışın düşürülmesine karar verildiği, şikayetçi alacaklının, icra mahkemesine başvurarak, icra müdürlüğünün 03.02.2016 tarihli söz konusu satışın düşürülmesine dair kararının iptalini talep ettiği, mahkemece iflas dairesinin istihkak iddiasının kabulüne ilişkin kararı gereğince şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

İİK’nun 193/4. maddesine göre; rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere, iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir ve satış bedeli 151. maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçerek, rehnin 185. maddeye göre satılmasını isteyebilir.

Somut olayda, …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.11.2013 tarih ve 2013/850 Esas, 2013/353 Karar sayılı kararıyla ipotek borçlusu ….’nin iflasına karar verildiği, şikayete konu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin ise 20.8.2010 tarihinde başlatıldığı, alacaklının, iflas kararından sonra ipotekli takibe devam ettiği, İİK’nun 193. maddesinde düzenlenen seçimlik hakkını, iflas masasına karşı takibe devam etme yönünde kullanmadığı görülmektedir.

Bu durumda, mahkeme kararının gerekçesine esas …. İcra ve İflas Müdürlüğü’nün 2013/77 İflas sayılı dosyasında verilen 22.10.2015 tarihli karar, ilgili icra ve iflas müdürü imzalı olup, iflas müdürlüğünce verilen kararların, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip dosyasında sonuç doğurması mümkün değildir. Zira, anılan karar iflas müdürünün 3. kişinin başvurusu üzerine verdiği bir karar olup, mahkeme kararı niteliğinde olmadığından icra takibine hukuki bir etkisi de olmaz.

O halde mahkemece, 3. kişinin, iflas müdürlüğünün dosyasında ileri sürdüğü ipotekli taşınmazda bulunan yapının kendisine ait olduğu iddiasının, iflas müdürlüğünce istihkak iddiası olarak değerlendirilerek kabulü yönünde verilen kararın, ipotekli takipte sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle, alacaklının şikayetinin kabulü ile icra müdürlüğünün 03.02.2016 tarihli işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.05.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...