Sağlık Bakanlığı Eş Durumu Nedeniyle Tayin

DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2009/6680
Karar No : 2012/6304

İsteğin Özeti : Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 10.9.2009 günlü, E:2009/358, K:2009/1107 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Ağrı Devlet Hastanesi’nde uzman doktor olarak görev yapan davacı, eş durumu mazereti nedeniyle Gaziantep İline naklen atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 27.2.2009 günlü işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 10.9.2009 günlü, E:2009/358, K:2009/1107 sayılı kararıyla; uzman kardiyolog olarak Sağlık Bakanlığı emrinde görev yapan davacının, eşinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi personel olarak Gaziantep Üniversitesi bünyesinde çalışıyor olması ve görev yaptığı üniversite haricinde davacının görev yaptığı Ağrı İline naklen atanma durumunun statüsü gereği söz konusu olamaması, dava dosyasında yer alan 13.3.2009 tarih ve 994 sayılı Ağrı Devlet Hastanesi Başhekimliği yazısından da davacının görev yapmakta olduğu Ağrı Devlet Hastanesinde (4) adet kadrolu aktif çalışan kardiyoloji uzmanının bulunduğu; ayrıca, Anayasa’nın 41. maddesi dikkate alındığında davacının “eş durumu özrü” mazereti nedeniyle atanma isteminin reddi yolunda kurulan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı idare, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ve 13.4.2007 günlü, 26492 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 20. maddesinde, personelin eş durumu nedeniyle nakil talebinde bulunabilmesi için; eşinin 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren bir kurum veya kuruluşta memur kadrosunda çalıştığını belgelemesinin gerektiği; eşlerden biri bir başka kurumda çalışıyor ise, varsa o kurumla yapılan protokol hükümlerinin dönem beklenilmeden uygulanacağı, ancak başka kurumda çalışan eşin, Bakanlık personelinden Genel Yönetmelik hükümleri çerçevesinde unvan, kadro ve görev bakımından üst olması veya zorunlu yer değiştirmeye tabi personel olması halinde eş durumu ataması değerlendirilerek yapılacağı, teşkilatın bulunmaması veya bir başka yerde istihdamı mümkün olmayan hallerde, Bakanlığın ilgili kurumla koordinasyon sağlayarak eş durumu atama talebini değerlendireceği, bu hallerde atama yapılamıyor ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesi hükümlerinin uygulanacağı hükmü getirilmiştir.

Dosyasının incelenmesinden; Ağrı Devlet Hastanesi’nde uzman kardiyolog olarak görev yapmakta olan davacının, eşinin Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Anabilim Dalında uzman olarak görev yaptığından bahisle Şubat 2009 döneminde Gaziantep İli Şahinbey İlçesine tayin talebinde bulunduğu, eş durumu tayin talebinin dava konusu işlemle reddi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 3. maddesinde, bu Kanunda geçen kavram ve terimler tanımlanmış, maddenin (p) fıkrasında öğretim yardımcıları arasında “uzman”a yer verilmiştir.

Aynı Kanunun “Öğretim Yardımcıları” başlığı altında düzenlenen 33. maddesinde, araştırma görevlileri, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim programcılarının hukuki durumu belirlenmiş, maddenin (b) fıkrasında, uzmanların, öğretimle doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ilgili olan, özel bilgi veya uzmanlığa ihtiyaç gösteren bir işle laboratuvarlarla, kitaplıklarda, atölyelerde ve diğer uygulanma alanlarında görevlendirilen öğretim yardımcıları olduğu hükme bağlanmıştır.

Aynı maddenin (e) fıkrasında, uzmanların atanmalarının veya sözleşmeli olarak görevlendirilmelerinin; ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde ve fakülteye bağlı birimlerde dekanın, rektörlüğe bağlı enstitü veya yüksek okullarda müdürlerin, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerisi veya rektörün onayı ile en çok iki yıl için yapılacağı kuralına yer verilmiş, maddenin devamında atanma süresi sonunda görevlerinin kendiliğinden sona ereceği belirtilmiş, bunların yeniden atanmalarının mümkün olduğu, bu takdirde de ilk atama usulünün uygulanacağı belirtilmiş, üçüncü defa atamadan sonra sürekli olarak atanabilecekleri öngörülmüştür.

Anılan madde ile sözleşmeli olarak istihdam edilen uzmanların, maddede öngörülen süreden sonra belirli bir kadroya atanmalarına olanak sağlanmış, bu düzenleme ile idari hizmet sözleşmesi ile çalışan uzmanlara belirli bir süre sonra (3. kez sözleşme imzalandıktan sonra) asli ve sürekli bir kamu hizmeti yürütmek amacıyla kadroya geçme olanağı tanınmış bulunmaktadır.

Personel hukukunun temel kavramlarından olan kadro, kamu görevlisi ile idare arasında bağ kuran önemli bir araçtır. Asli ve sürekli bir kamu hizmetinin yürütüldüğü yerde varlığından söz edilebilen “kadro” kavramı; personelin bulunduğu yeri, yaptığı işi gösteren ve yürüttüğü asli ve sürekli kamu hizmetini tanımlayan önemli bir kavramdır. 657 sayılı Yasanın 33. maddesinde öngörülen “Kadrosuz memur çalıştırılamaz.” kuralı ile memurların bir kadroya bağlı olarak istihdam edilmelerinin zorunlu olduğu ifade edilmiş, kadro ile memur arasındaki bağlantı net bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu bağlamda, belirli bir kadroya bağlı olarak yürütülen görevin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin (A) bendinde düzenlenen memurluk görevi ile aynı paralelde olduğu kabul edilmelidir.

Bu hale göre, 217 sayılı KHK kapsamında yer alan Üniversitelerdeki uzman kadrolarının Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 20. maddesinin 2. fıkrasında yer alan memur kadroları gibi değerlendirilmesi, bu kadrolarda istihdam edilen personelin eşlerinin anılan maddeden yararlandırılması personel hukuku ilkelerine uygun olacaktır.

Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden davacının eşinin Gaziantep Üniversitesinde uzman olarak görev yaptığı ve 2547 sayılı Yasanın 33. maddesinin (e) fıkrası kapsamında idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilmeyip, yine aynı fıkra uyarınca kadroda istihdam edildiği anlaşıldığından, davalı idarece, davacının eş mazereti nedeniyle Gaziantep iline atanma isteminin, Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin 20. maddesi kapsamında değerlendirilerek, bu değerlendirmenin sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekirken, anılan Yönetmeliğin 21. maddesi uyarınca reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle Erzurum 2. İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan 10.9.2009 günlü, E:2009/358, K:2009/1107 sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 17/10/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dava konusu uyuşmazlıkta gerçekleşmiş bir atama işlemi bulunmadığından davanın çözümünde 2577 sayılı Yasa’nın 32. Maddesi uyarınca, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi yetkilidir.
Yetkili olmayan mahkeme tarafından verilen kararın hukuka aykırılığı açık olduğundan Mahkeme kararının bozulması isteğinin bu gerekçeyle kabulü gerektiği görüşüyle karara karşıyım.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat