Nafaka Ödememe Şikayet Dilekçesi

KASTEN ADAM ÖLDÜRME SUÇU

ÖRGÜT FAALİYETİ KAPSAMINDA SUÇ İŞLEYEN HÜKÜMLÜNÜN CEZASININ İNFAZI

HÜKMÜN KANUN YARARINA BOZULMASI

DİĞER İŞLEMLERİN YAPILABİLMESİ İÇİN DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMEK ÜZERE YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA TEVDİİ

T.C YARGITAY
1.Ceza Dairesi
Esas: 2015 / 3048
Karar: 2015 / 4355
Karar Tarihi: 07.07.2015

ÖZET: Örgüt faaliyeti kapsamında suç işleyen hükümlünün cezasının infazı ile ilgili olarak Cumhuriyet savcılığının İ… 10.Ağır Ceza Mahkemesinin kararına karşı yapmış olduğu itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair İ… 11.Ağır Ceza Mahkemesinin kararında isabet görülmediğinden, bu kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

(5237 S. K. m. 7, 35, 62, 109, 149, 170) (765 S. K. m. 59, 77, 102, 104, 448) (5271 S. K. m. 223, 250, 268, 309) (5275 S. K. m. 99, 101, 107) (3713 S. K. m. 16, 17) (4422 S. K. m. 13) (647 S. K. m. 19, Ek m. 2) (YCGK 18.09.2007 T. 2007/1-214 E. 2007/181 K.) (6. CD. 27.03.2013 T. 2013/5247 E. 2013/6089 K.)

Dava ve Karar: Kasten adam öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve yağma suçlarından sanık D. K.’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a-c-d (2 kez) 149/1-h, 109/2, 109/3-a-b. 35/1-2, 170/1-c. 62, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 448 ve 59/2. maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay hapis, 5 yıl hapis (2 kez), 20 yıl ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, suç eşyasını almak, kasten yaralama, sahtecilik ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından dolayı açılan kamu davasının, 765 sayılı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 11/10/2011 tarihli ve 2003/73 esas, 2011/248 sayılı kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03/07/2013 tarihli ve 2013/2300 esas, 2013/4743 karar sayılı ilamıyla onanmasını müteakip infaz aşamasında. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 14/07/2014 tarihli ve 2014/462 değişik iş sayılı içtima kararına konu 36 yıl hapis cezasının 5275 sayılı Kanun’un 107/4. maddesi gereğince 1/4 indirimden yararlandırılmak suretiyle infazına dair Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/08/2014 tarihli ve 2013/5-8009. 8010, 8011, 8012 sayılı müddetnameye yönelik itirazın kabulü ile hükümlünün cezasının infazının suç tarihinde yürürlükte olan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun kapsamında 1/2 gün ayda 6 gün olarak uygulanmasına dair İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 10/10/2014 tarihli ve 2014/505 değişik iş sayılı kararına karşı Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2015 tarihli ve 2015/73 değişik iş sayılı kararını kapsayan infaz dosyası ile ilgili olarak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27/03/2013 tarihli ve 2013/5247 esas, 2013/6089 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun’un 107/4. maddesinde yer alan “Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkumiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, her ne kadar İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 11/10/2011 tarihli ve 2003/73 esas, 2011/248 sayılı kararında, sanık hakkında çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan kamu davasının. 765 sayılı Kanun’un 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş ise de, sanığın cezalandırılmasına karar verilen ve kesinleşen kasten adam öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarını suç örgütü faaliyeti çerçevesinde işlediği gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 11.05.2015 gün ve 94660652-105-34-0449-2015-9183/29844 sayılı yazılı istemlerine müsteniden 22.05.2015 tarih ve 2015/175843 sayılı tebliğnamesine bağlı dosya dairemize gönderilmekle, okundu, gereği konuşulup, düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

I) Hükümlü D. K. hakkındaki dosya kapsamından;

a- Hükümlünün İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2011 tarih, esas 2003/73, karar 2011/248 sayılı kararı ile 01.06.2005 tarihinden önce işlemiş olduğu yağma suçundan 5237 sayılı TCK’nun 149/1-a, c, d, h, 35, 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı TCK’nun 109/2, 3-a, b, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis; yağma suçundan 5237 sayılı TCK’nun 149/1-a, c, d, 35, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis; adam öldürme suçundan 765 sayılı TCK’nun 448, 59. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis; genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçundan 5 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği,

b- Hükümlü hakkındaki mahkumiyet kararlarının Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 03.07.2013 tarih, esas 2013/2300, karar 2013/4743 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği,

c- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun 06.06.2014 tarih ve 2013/1-10860 sayılı yazıları ile hükümlü hakkında verilen ve kesinleşen cezaların toplanmasına karar verilmesini talep etmesi üzerine İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2014 tarih ve 2014/433 değişik iş sayılı kararı ile; 11.10.2011 tarih, esas 2003/73, karar 2011/248 sayılı kararla öldürme, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen ve kesinleşen cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 99 ve 101. maddeleri uyarınca 38 yıl 9 ay hapis cezası olarak toplanmasına karar verildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Ağır Ceza Masasının 27.06.2014 tarih ve 2013/1-10860 sayılı yazı ile İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesince verilen toplama kararının çözülerek suç tarihleri dikkate alınarak 765 sayılı TCK’nun 77. maddesi uyarınca 36 yıl olarak toplanmasına karar verilmesini talep ettiği,

İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2014 tarih ve 2014/450 değişik iş sayılı kararı ile Cumhuriyet Savcılığının isteminin reddine karar verdiği, Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2014 tarihinde tekrar aynı konuda yaptığı müracaat üzerine İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2014 tarih ve 2014/462 değişik iş sayılı kararı ile hükümlü hakkında yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve adam öldürme sularından verilen cezaların toplamı 38 yıl 9 ay hapis ise de, suç tarihleri 01.06.2005 tarihinden önce olduğundan 765 sayılı TCK’nun 77/1 maddesine göre toplam ceza miktarı 36 yılı geçemeyeceğinden, hükümlü hakkındaki cezaların 36 yıl hapis olarak toplanmasına karar verildiği,

d- 27.12.2002 tarihinde cezaevine giren hükümlü hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 36 yıl hapis cezası esas alınarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 107/4 maddesine göre düzenlenen 02.08.2014 tarih ve 2013/1-8009 sayılı müddetnamede koşullu salıverilme tarihinin 23.12.2029, bihakkın tahliye tarihinin 23.12.2038 olarak tespit edildiği,

Hükümlü vekilinin müddetnameye 04.09.2014 tarihli dilekçe ile hükümlü hakkında çıkar amaçlı suç örgütü üyesi olmak suçundan açılan kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi karşısında hükümlü hakkındaki cezaların 647 sayılı Kanun hükümlerine göre infazına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle itiraz ettiği,

İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin itirazı kabul ederek 10.10.2014 tarih ve 2014/505 değişik iş sayıl kararla “hükümlü lehine 2003 yılında yürürlükte bulunan 647 sayılı Kanuna göre ilamın infazının 1/2 gün, ayda 6 gün olarak infazına” karar verdiği,

Bu karar karşı Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu’nun 22.10.2014 tarih ve 2013/5-8009 ilamat sayılı yazısı ile hükümlü hakkındaki cezaların infazının 4422 sayılı Kanun’un 1/6, 13, 3713 sayılı Kanun’un 16, 17 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 107/4 maddeleri uyarınca 1/4 indirimden yararlandırılmak suretiyle yapılması gerektiği gerekçesiyle itiraz ettiği,

İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2014 tarih ve esas 2013/73, karar 2011/248 sayılı ek kararla “suç tarihlerinin 01.06.2005 tarihinden önce olması ve 4422 sayılı yasa kapsamında işlenen suçlardan olmadığından” gerekçesiyle itirazın reddine karar verdiği, CMK’nun 268/2 maddesi uyarınca itiraz konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın gönderildiği İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2015 tarih ve 2015/73 değişik iş sayılı, kararla itirazın reddine karar verdiği,

e- Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2015 tarih ve 2013/5-8009 sayılı yazı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden, İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2014 tarih ve 2014/505 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.

II) HUKUKSAL DEĞERLENDİRME:

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun’un 107/4. maddesine göre; ” Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkumiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.”

4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanun’un 13. maddesine göre; “Bu kanun kapsamına giren suçlardan tutuklananlar ile mahkum olanlar hakkında Terörle Mücadele Kanun’un 16 ve 17. maddesi hükümleri uygulanır”

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun’un 18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 171.maddesine göre; Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlardan, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası alanlar 36 yıllarını, müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 30 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 3/4’ünü çekmiş olup da iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde talepleri olmaksızın şartla salıverilirler.

Bu hükümlüler hakkında, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 uncu maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile Ek 2 nci maddesi hükümleri uygulanmaz.

5532 sayılı Kanun ile değişik 17. maddeye göre “Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması bakımından 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 inci maddesi hükümleri uygulanır.”

Şeklindeki mevcut düzenlemelere göre somut olay değerlendirildiğinde;

Hükümlü D. K. hakkında çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak suçundan açılan kamu davasının, 765 sayılı Kanun’un 102/2 ve 104/son, CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş ise de, hükümlünün cezalandırılmasına karar verilen ve kesinleşen öldürme, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını suç örgütü faaliyeti kapsamında işlendiği,

5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesine göre suçun işlendiği zamanda yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin farklı olması halinde hükümlünün lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı, aynı maddenin 3. fıkrasına göre infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı fakat koşullu salıverilmenin, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanmasının istisnaları arasında sayıldığı dikkate alındığında; koşullu salıverme ile ilgili olarak da lehe infaz kanununun tespit edilmesi gerektiği; suç tarihinde yürürlükte bulunan 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu’nun 13. maddesinde bu kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar hakkında Terörle Mücadele Kanununun 17. maddesi hükümlerinin uygulanacağı atfının bulunduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki lehe olan 17/1. maddesine göre 647 sayılı Kanunun 19. maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile Ek 2. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı ve koşullu salıverilme için hükümlülük süresinin dörtte üçünün iyi halli olarak çekilmesi gerektiği, bu durumda 3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. maddesi hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren ve 5275 sayılı Kanunun 107/4. maddesi hükümleri arasında yapılacak lehe kanun değerlendirmesinde, her iki durumda da koşullu salıverilme için cezaevinde iyi halli olarak geçirilmesi gereken sürenin hükmedilen süreli hapis cezasının dörtte üçü olacağı bu durumda ise değerlendirmeye konu edilen her iki kanun hükmünün aynı sonucu vermesi ve 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinde öngörülen denetim süresinin infaz rejimine ilişkin olup TCK’nun 7/3. maddesine göre derhal uygulanması gerektiği buna göre hükümlü hakkındaki cezaların infazının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 107/4. maddesi uyarınca yapılması gerektiği anlaşılmakla;

Örgüt faaliyeti kapsamında suç işleyen hükümlünün cezasının infazı ile ilgili olarak Cumhuriyet savcılığının İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2014 tarih ve 2014/505 değişik iş sayılı kararına karşı yapmış olduğu itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2015 tarih ve 2015/73 değişik iş sayılı kararında isabet görülmediğinden, bu kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

III) SONUÇ VE KARAR:

Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2015 tarih ve 2015/73 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2015 gününde oybirliği ile, karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat