ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ İSTEMİ

SÖZLEŞME TARİHİNDE MURİSİN EHLİYETLİ OLUP OLMADIĞI YÖNÜNDE RAPOR ALINMASI – MURİSİN EHLİYETLİ OLDUĞUNUN SAPTANMASI HALİNDE MURİS MUVAZAASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME YAPILMASI GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

T.C YARGITAY
14.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 18097
Karar: 2017 / 1544
Karar Tarihi: 28.02.2017

ÖZET: Tüm dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmeli, sözleşme tarihinde murisin ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınmalı, murisin ehliyetli olduğunun saptanması halinde, muris muvazaası yönünden değerlendirme yapılmalı, gerekirken bu savunmalar ve toplanan deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.

(818 S. K. m. 19) (2659 S. K. m. 7, 16)

Dava ve Karar: Davacı-karşı davalı vekili tarafından, davalı-karşı davacılar aleyhine 22.06.2007 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, davalı-karşı davacılar vekili tarafından davacı-karşı davalı aleyhine 22.08.2007 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, karşı davanın reddine dair verilen 20.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı, davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Davacı-karşı davalı … 1. Noterliği’nde 17.06.2005 tarihli 4475 yevmiye numarasıyla düzenlenen ölünceye kadar bakım sözleşmesi gereği bakım borcunu yerine getirdiklerini muris …’ün 23.03.2007 tarihinde vefat ettiğini, muris adına kayıtlı … Köyü 203 parsel, muris …’e kendisinden önce ölen eşi …’den miras olarak kalan … köyü 137, 138, 139, 192, 246, 398, 422, 508, 904, 896, 634 parsel, … … köyü 38, 46, 134 parsel, … … köyü 569, 403, 491, 494, 476, 395, 385, 360, 583, 394 parsel sayılı taşınmazlardaki hissesinin tapu kayıtlarının iptaliyle adına tescilini, muris İbadullah Özgür adına kayıtlı … plakalı traktör ve ekipmanlarından muris …’e intikal eden hissenin de adına tescilini talep etmiştir.

Davalı-karşı davacı … vekili sözleşmenin muvazaalı olarak düzenlendiğini, murisin yaşı ve eğitimi gereği sözleşmenin niteliğini anlayabilecek durumda olmadığını iddia ederek ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline mümkün olmazsa davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davalı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.

Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp konut temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını, bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.

Kuşkusuz, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muvazaalı olarak yapıldığı her zaman ileri sürülebilir.

Kısaca ifade etmek gerekirse, muvazaa irade ile beyan arasında kasten yaratılmış aykırılıktır. Böyle bir savunma ileri sürülmüşse, mahkemece dayanılan sözleşmedeki tarafların gerçek ve müşterek amaçlarının Borçlar Kanununun 19. maddesi hükmünden yararlanarak açıklığa kavuşturulması gerekir. Zira bu gibi durumlarda ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ivazlı olarak (bakım karşılığı) değil de bağış amaçlı veya mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilmelidir.

O halde mahkemece öncelikle yapılması gereken iş, davalı-karşı davacının ehliyetsizlik savunması incelenmek olmalıdır. Hukuki ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu, ehliyetsizliğin saptanması halinde öteki nedenlerin incelenmesi gereğinin ortadan kalkacağı gözetilerek ehliyetsizlik iddiasının öncelikle incelenmeli, tarafların bu yönde bildirecekleri tüm delillerin toplanmalı, sözleşme tarihinde alınan rapor ve varsa murise ait sağlık kurulu raporları, hasta müşahade kayıtları, reçeteler vs. istenmesi, tüm dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmeli, (2659 Sayılı Yasanın 7 ve 16.maddesi gereğince) sözleşme tarihinde murisin ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınmalı, murisin ehliyetli olduğunun saptanması halinde, muris muvazaası yönünden değerlendirme yapılmalı, gerekirken bu savunmalar ve toplanan deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...