ÖDEME EMRİ İPTALİ İSTEMİ

HÜKMÜN UYULAN ÖNCEKİ YARGITAY BOZMA İLÂMINA UYGUN BİÇİMDE VERİLMİŞ OLMASI – KAZANILMIŞ HAK DURUMUNU OLUŞTURAN YÖNLERİN YENİDEN İNCELENMESİNE HUKUKÇA VE YASACA CEVAZ BULUNMAMASI – HÜKMÜN ONANMASI GEREĞİ

T.C YARGITAY
10.Hukuk Dairesi
Esas: 2017 / 271
Karar: 2017 / 2678
Karar Tarihi: 28.03.2017

ÖZET: Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilâmına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.

(506 S. K. m. 80)

Dava ve Karar: Dava, ödeme emri iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilâmına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan …, Üyeler …, … ve …’ın oylarıyla ve oyçokluğuyla 28.03.2017 gününde karar verildi.

KARŞI OY

Dairenin sayın çoğunluğu ile aramızda oluşan çelişki, şirket yönetim kurulu üyesi olan davacı özel kişi tarafından açılan ödeme emrinin iptali davasında verilen kararların daire çoğunluğu tarafından onanması hakkındadır.

Diğer davacı şirket tarafından açılan “iflasın ertelenmesi” davası, olumsuz sonuçlanmış ve şirketin “iflasına” karar verilmiştir. İflas erteleme tedbirleri nedeniyle borcun ödenmemesindeki “haklı sebep” hâli ancak iflas erteleme süreci içerisinde kabul edilebilir (506 s.K m.80/12, 5510 s.K m.88/20). Çünkü bu süreçte önemli olan şirketin canlanması ve ticari hayata katılmasının sağlanmasıdır. Bu amaca ulaşmayı engelleyici biçimde, şirkete dolaylı olarak zarar verebilecek şekilde şirket yönetim kurulu üyelerini sorumlu tutmak haksız sonuçlar yaratabileceğinden; sadece bu süreçle sınırlı olarak yönetim kurulu üyelerinin prim borçlarını ödememelerinde “haklı sebep” bulunduğunu kabul etmek mümkündür.

Bu süreç olumlu veya olumsuz sonuçlandıktan sonra (iflas erteleme süreci sona ermiş olmakla) şirket yönetim kurulu üyelerinin müşterek ve müteselsil sorumlulukları olduğundan, prim borcunu ödememe konusunda “haklı sebepleri” olduğundan artık söz edilemez. İİK m.179/b uyarınca da duran takiplere otomatik olarak devam edilmesi gerekir. Yönetim kurulu üyeleri hakkında kurumca yapılan takipler de haklı hale gelmiş olur.

Bu nedenle yönetim kurulu üyesi olan davacının sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğinden ve aksi yönde verilmiş mahkeme kararının bu yönden bozulması gerektiğinden, Dairenin sayın çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum. 28.03.2017

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...