Mehir Senedinde Sayılan Eşyaları Vermem Gerekir mi?

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS: 2013/19593
KARAR: 2014/3372

Taraflar arasında görülen eşya alacağı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı vekili, tarafların 18.11.2005 tarihinde evlendiklerini, davalı ve annesinin müvekkiline şiddet uygulaması, müvekkilini evi terk etmeye zorlaması üzerine müvekkilinin evi terk ettiğini, taraflar arasında …4. Aile Mahkemesinin 2009/289 Esas sayılı dosyası ile boşanma davasının devam ettiğini, dava dilekçesinde belirttikleri 10.864,1 TL bedelli “mehir eşyaları” başlıklı listedeki 17 kalem eşya ile, 5.684,00 TL bedelli “şahsi eşyalar” başlıklı listedeki 67 kalem eşyanın müvekkiline aynen teslimine, aynen teslimi mümkün olmadığı taktirde bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davacının mehir senedinde belirtilen eşyalardan altın yüzük, söz yüzüğü, saat ve küpeyi yanında götürdüğünü, aksini iddia ediyorsa ispat etmesi gerektiğini, şahsi eşyaları da teslim etmeyi kabul ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davaya konu olan şahsi eşyaların davacıya teslim edilmiş olması sebebiyle, şahsi eşyalar yönünden açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, davacının mehir senedi eşyaları yönünden açmış olduğu davanın aynen kabulü ile, aşağıda belirtilen ve 17 kalemden ibaret olan 7 (yedi) adet toplam 80 gram ağırlığında altın bilezik, 1 (bir) adet 6 gram ağırlığında altın yüzük, 1 (bir) adet 2.5 gram ağırlığında söz yüzüğü, 1 (bir) adet halı, 1 (bir) adet oturma grubu (1’i üçlü, 1’i ikili, 2 tane tekli), 1 (bir) adet yatak odası (gardrop dahil), 1 (bir) adet vitrin, 1 (bir) adet küpe, 1 (bir) adet saat, elbise (üç takım), 1 adet nişan elbisesi, iki takım ayakkabı, iki çift terlik, 1 (bir) adet cüzdanlı çanta, 5 takım iç çamaşırı, 3 tane eşarp, 8 kişilik masa’dan oluşan altın ve eşyaların aynen davalıdan alınıp, davacıya teslimine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, davacının mehir senedinde belirtilen eşyaların aynen iadesine ya da (olmazsa) ekonomik olarak parasal değerinin tahsiline karar verilmesi isteminden ibarettr.

Eşya iadesi talebine ilişkin davalarda mutad dışı eşyalar aynen iade edilir. Aynen iade mümkün değil ise, karşılığı olan bedel sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri verilir.

Kural olarak giymekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen (elbise, ayakkabı, kuaför gideri, pasta, meyve suyu vs. gibi) eşyaların iadesine karar verilemez.

Eşyaların mutad sayılabilmesi, yöresel örf ve adete göre tespit edilebileceği gibi, maddi değerinin de günün koşullarına ve yöresel değerlendirmeye göre fahiş olmayan eşyalardan olması gerekmekte olup, bu fahişlik olgusu da daha çok tarafların mali ve sosyal durumları ile ölçülmelidir.

Somut olayda, mahkemece mehir senedinde yazılı olan, giymekle ve kullanmakla eskiyen ve iadesi mümkün olmayan üç takım elbise, bir adet nişan elbisesi, iki takım ayakkabı, iki çift terlik, bir adet cüzdanlı çanta, beş takım iç çamaşırı, üç tane eşarbın aynen iadesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297.maddesi (HUMK.388.md), hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir.

Mahkemece eşyaların aynen iadesine (ayar, adet ve gramları ile birlikte hükümde tek tek belirtilerek) olmadığı takdirde bilirkişi tarafından belirlenen miktarın hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerekirken, sadece aynen iadeye ilişkin hüküm kurularak davalının infaz sırasında seçimlik hakkının kullanılmasının (aynen iade veya bedeli tercih etmesi) bertaraf edilerek ve ayrıca HUMK 388 ve HMK 297 maddesine aykırı infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, mehir senedinde yazılı eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, eşyaların aynen davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece talep olmasına rağmen aynen iadenin mümkün olmaması halinde eşyaların bedeline hükmedilmesi gerekirken sadece aynen iadeye hükmedilmesi bozmayı gerektirmektedir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...