Mahkemece Verilen Nafaka Kararına Uymamak

Ceza Genel Kurulu 2005/16-161 E., 2005/145 K.

DAVA : Nafaka hükmüne uymamak suçundan sanık Cevat’ın İİY’nın 344. maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 354. maddesi uyarınca borcun ödenmesi veya şikayetten vazgeçilmesi halinde cezanın bütün sonuçlarıyla birlikte düşeceğinin ihtarına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin sanıktan tahsiline ilişkin İzmir 2. İcra Ceza Mahkemesince verilen 26.10.2004 gün ve 1923-3169 sayılı hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 21.10.2005 gün ve 6368-9399 sayı ile;

“… Hüküm tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar suç tarihi itibariyle sanığın lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/6. maddesinde öngörülen 6 aylık asli zamanaşımı süresi dolmuştur. 29.3.1939 tarih 22/31 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu sürenin uzaması mümkün olmadığından sair yönler incelenmeksizin hükmün zamanaşımı nedeniyle İİK.nun 366. maddesi gereğince bozulmasına, 1412 sayılı CMUK.nun 322/1 ve 765 sayılı TCK.nun 102/6. maddeleri gereğince davanın ortadan kaldırılmasına…” karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.11.2005 gün ve 23599 sayı ile;

“… Suç tarihi itibariyle, sanığa yüklenen 2004 sayılı İcra ve İflas Yasasının 344. maddesinde düzenlenen nafaka borcunu ödememek suçunun cezasının türü ve üst sınırına göre dava 765 sayılı TCY’nın 102/5 ve 104/2. maddelerinde yazılı 3 yıllık kesintili zamanaşımına tabi bulunmaktadır.

Sanığın cezalandırılması için müşteki vekili tarafından 10.05.2004 tarihinde şikayet dilekçesi verilmiştir.

Nafaka borcunu ödememe hakkındaki şikayetlerde, suç tarihi, şikayet tarihinden geriye doğru 1 aylık nafaka alacağının muaccel olduğu tarih olup, zamanaşımı da suç tarihi olan muacceliyet tarihinden hesap edilmelidir, bu itibarla dava zamanaşımı dolmamıştır. Ayrıca hükümden sonra 01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının ve 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasası ile 5358 sayılı İcra İflas Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa hükümleri karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir…” gerekçesi ile itiraz yasayoluna başvurularak Özel Dairenin 21.10.2005 gün ve 6368/9399 sayılı, kararının kaldırılarak, İzmir 2. İcra Ceza Mahkemesinin 26.10.2004 gün ve 1923-3169 sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmesi isteminde bulunulmuştur.

Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Sanık hakkında nafaka hükmüne uymamak suçundan açılan davada, İİY’nın 344. maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.

Sanığa isnat edilen suç İİY’nın 344. maddesinde düzenlenmiş olup, suç tarihindeki düzenlemeye göre 10 günden 3 aya kadar hafif hapis, 31.5.2005 gün ve 5358/15. maddesi ile İİY’nda yapılan değişiklikten sonra da 3 aya kadar tazyik hapsini gerektirmektedir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan hükümdeki ceza miktarı itibariyle TCY’nın 102/5. maddesi uyarınca 2 yıllık asli, aynı Yasanın 104/2. maddesindeki düzenleme uyarınca da 3 yıllık uzamış zamanaşımı süresine tabidir.

İncelenen dosyada; İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.2003 tarihinde kesinleşen 5.6.2003 gün ve 165-432 sayılı kararı ile, aylık 130 milyon liraya yükseltilen nafakanın tahsili için, İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2003/5347 esas sayılı icra dosyasında, borçlu sanık Cevat Erbil Küçükkaya aleyhine icra takibi başlatıldığı, dosya içinde ödemeye ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, 10.5.2004 tarihli şikayet dilekçesi ile nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeyen sanık hakkında şikayette bulunulduğu, şikayet tarihine kadar herhangi bir ödemenin yapılmaması ve nafaka alacağının her ay işleyen cari alacak niteliğinde olması nedeniyle şikayetin süresinde olduğu, Nisan 2004 tarihinden itibaren başlayan zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır.

Özel Dairece suçun TCY’nın 102/6. maddesinde öngörülen 6 aylık asli zamanaşımı süresine tabi olduğunun kabulüyle, hükmün zamanaşımı nedeniyle İİY’nın 366. maddesi gereğince bozulmasına, 1412 sayılı CYUY’nın 322/1 ve 765 sayılı TCY’nun 102/6. maddeleri gereğince davanın ortadan kaldırılmasına” karar verilmiş ise de, anılan suç TCY’nın 102/5. maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire ortadan kaldırma kararının kaldırılmasına, dosyanın esas hakkında inceleme yapılmak üzere, Yargıtay 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle,

1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 21.10.2005 gün ve 6368-9399 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın temyiz incelemesi yapılması için bu Daireye gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 29.11.2005 günü oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...