KURUM İŞLEMİNİN İPTALİ

DAVACI İŞVERENİN PRİM TEŞVİKİNDEN YARARLANMA HAKKINA SAHİP OLUP OLMADIĞI HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİ GEREĞİ – PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN DAVANIN REDDİ YÖNÜNDE HÜKÜM KURULMASININ İSABETSİZLİĞİ – DOSYANIN DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİ İÇİN MAHKEMESİNE İADESİ

Ankara BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 5
Karar: 2016 / 5
Karar Tarihi: 10.10.2016

ÖZET: Davacının yersiz ödendiğini ileri sürdüğü primlerin tahsili yönünde bir talebi bulunmadığından, davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı eda davası olarak nitelendirilmesi ve husumetin Hazineye yöneltilmesi mümkün değildir. Davanın tespit davası niteliğinde olduğu dikkate alınarak, mahkemece, işin esasına girilip; davacı işverenin prim teşvikinden yararlanma hakkına sahip olup olmadığı hakkında bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğundan davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve ilk derece mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararı kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

(4447 S. K. Geç. m. 10) (6100 S. K. m. 353) (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m. 103)

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 6111 Sayılı Yasa ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen geçici 10. madde ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 103/4 hükümlerine dayanarak geçmiş dönemlere ilişkin olarak sigorta prim teşvikinden yararlanmak amacı ile davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun davalı tarafça 18.03.2015 tarih 2015/10 sayılı İç Genelgesi gerekçe gösterilerek usul ve yasalara aykırı şekilde reddedildiğini ileri sürmüş ve davalı kurumun 07/01/2016 tarih 237.677 sayılı işleminin iptali ile müvekkili şirketin 4447 sayılı kanunun geçici 10. maddesine dayanan prim teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından ilgili yerel mahkeme kararına ilişkin; kurum işleminin hukuka aykırılığının tespitine ilişkin olan uyuşmazlık konusu davanın eda davası niteliğinde kabul edilmeyeceği, bu nedenle husumetin hazineye yöneltilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek istinaf kanunun yoluna başvurulmuştur.

GEREKÇE: Dava, davacı şirketin 6111 sayılı Kanun ile 4447 s. İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen Geçici 10. madde ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği md. 103/4.f. hükümlerine dayanarak, geçmiş dönemlere ilişkin olarak hatalı şekilde seçmiş olduğu aylık prim uygulamasını düzelterek sigorta prim teşvikinden yararlanmak için yapılan başvurunun reddine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

4447 s. İşsizlik Sigortası Kanunun geçici 10. maddesinde düzenlenen prim teşviki uygulaması 6111 Sayılı Kanunun 74. maddesi ile eklenmiş olup 13.02.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yukarıda belirtilen bu özel düzenlemeden yararlanma şartlarını belirleme ve bu hususta işlem tesis etme yetkisi Sosyal Güvenlik Kurumuna bırakılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; Sosyal Güvenlik Kurumu davacı şirketin teşvik başvurusunu reddederek yeni bir işlem tesis etmiş ve muaraza çıkartmıştır. Davacı tarafça, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen kurum işlemin iptali ve 4447 Sayılı Kanunun geçici 10. maddesine dayanan prim teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğunun tespiti talep edilmiştir.

Davacının yersiz ödendiğini ileri sürdüğü primlerin tahsili yönünde bir talebi bulunmadığından, davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı eda davası olarak nitelendirilmesi ve husumetin Hazineye yöneltilmesi mümkün değildir. Davanın tespit davası niteliğinde olduğu dikkate alınarak, mahkemece, işin esasına girilip; davacı işverenin prim teşvikinden yararlanma hakkına sahip olup olmadığı hakkında bir karar verilmesi gerekir.

Bu nedenle pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğundan davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve ilk derece mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararı kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: 1- Davacının pasif husumet ehliyeti bulunduğu anlaşılmakla, HMK’nun 353/1-a. maddesi gereğince KONYA 4. İş Mahkemesinin 2016/357 Esas, 2016/330 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

2- Dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3- Davacı tarafça yatırılan istinaf harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,

4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına.

5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına.

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10.10.2016 tarihinde 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a bendi gereğince KESİN olarak karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...