Şirketler Adli Yardımdan Yararlanabilir mi?

Kurum İşleminin İptali İşlemi

KURUM İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ

SOSYAL SİGORTA YÜKSEK SAĞLIK KURULUNDAN ÇALIŞMA GÜCÜNE YÖENLİK RAPOR ALINMASI – EKSİK İNCELEME

T.C YARGITAY
10.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 102
Karar: 2016 / 8801
Karar Tarihi: 30.05.2016

ÖZET: Dava, davacının malullük aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; … rapor alınmaksızın Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, 5510 sayılı Yasanın ilgili maddesinde öngörülen prosedür çerçevesinde, öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan ihitilaf konusu dönemde davacının çalışma gücünün % 60’ını kaybedip etmediği yönünde rapor alınmalı, anılan Kurul raporunun Kurum için bağlayıcı olduğu gözetilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

(5510 S. K. m. 25, 26, 95)

Dava ve Karar: Dava, davacının malullük aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacıya Kurumca 2003 yılından itibaren bağlanan malullük aylığının kontrol muayenesi sonucu 2/3 oranında çalışma gücü kaybının bulunmadığı gerekçesi ile 2012 yılı Haziran ayı itibariyle durdurulduğu, %60 oranında çalışma gücü kaybının varlığı nedeni ile 01.11.2012 tarihinden itibaren yeniden başlatıldığı davacı tarafından Kurum işleminin iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 25 ve devamı maddeleridir.
Anılan Kanunun 25. maddesinin 1. fıkrasının “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malul sayılır.” hükmü ile sigortalıların hangi hallerde malul sayılacağı belirlenmiştir.
26. maddenin “Sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a)25 inci maddeye göre malul sayılması,
b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./14.mad) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c)Maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malullük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.” hükmü ile de malul sayılan sigortalıların malullük aylığından yararlanabilmeleri için gereken şartlar düzenlenmiştir.
Hastanelerin sağlık raporları arasında çelişki bulunması durumunda, bu çelişkinin, 95. maddede belirtilen prosedüre uyularak, …, itiraz halinde ise Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmesi gereklidir. Ancak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor ile Adlî Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor arasında çelişki mevcut olması halinde Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmalıdır.
Somut olayda; … rapor alınmaksızın Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, 5510 sayılı Yasanın 95. maddesinde öngörülen prosedür çerçevesinde, öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan ihitilaf konusu dönemde davacının çalışma gücünün % 60’ını kaybedip etmediği yönünde rapor alınmalı, anılan Kurul raporunun Kurum için bağlayıcı olduğu gözetilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.05.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat