Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Nedir? Nasıl Alınır?

Zilyetliğin İadesi İstemi ve El Atmanın Önlenmesine İlişkin Dava Dilekçesi Örneği

Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Nedir? Nasıl Alınır?

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat, Kanu­numuzda 141 vd. maddelerde düzenlenmekte­dir. Kanunumuz yalnızca yakalama, tutuklama, arama ve el koyma koruma tedbirleri bakımın­dan tazminat öngörmüş bulunmaktadır.

TAZMİNAT NEDENLERİ

Kanun’da tazminat nedenleri şu şekilde sı­ralanmıştır:

Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanması, tutuklanması veya tu­tukluluğun devamına karar verilmesi

Kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önü­ne çıkarılmaması

Kanuni hakları hatırlatılmadan veya ha­tırlatılan haklardan yararlandırılma iste­ği yerine getirilmeden tutuklanması

Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuru­na çıkarılmaması veya bu süre içinde hakkında hüküm verilmemesi

Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında ko­vuşturmaya yer olmadığına veya beraa­ta karar verilmesi

Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerin­den fazla olma veya işlediği suç için ka­nunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılması

Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamaların kendilerine açıklanmaması

Yakalama veya tutuklamanın yakınları­na bildirilmemesi

Arama kararının ölçüsüz bir biçimde gerçekleştirilmesi

Koşulları oluşmadığı hâlde el koyma ka­rarı verilmesi, el konulan eşyanın korun­ması için gerekli tedbirlerin alınmaması, eşyanın veya malvarlığı değerlerinin amaç dışında kullanılması veya zama­nında geri verilmemesi

Yakalama veya tutuklama işlemine kar­şı başvuru imkânından yararlandırılmaması

TAZMİNAT İSTEMİNİN KOŞULLARI (CMK m. 142)

Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisi­ne tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulması gere­kir. Herhangi bir karar veya hükmün söz konusu olmadığı hâllerde ise yani örneğin kişinin yaka­lanıp serbest bırakılması durumunda yakınlarına haber verilmemesi hâlinde, süre işlemin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl olacaktır.

İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağ­lanır.

Tazminat başvurusu bir dilekçe ile yapılır. Tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve buların belgelerini eklemesi gereklidir. Dilekçedeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mah­keme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mah­kemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.

Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra ye­terliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hâzinesinin kendi yargı çevresin­deki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarak bildir­mesini ister.

Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yok­luklarında karar verilebilir.

İstemin ve ispat belgelerinin değerlendiril­mesinde ve tazminat hukukunun genel prensip­lerine göre verilecek tazminat miktarının sap­tanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.

Verilen karara karşı, istemde bulunan, Cum­huriyet savcısı veya Hazine temsilcisi, istinaf yo­luna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle yapılır.

Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık As­gari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirle­nen maktu ücretten fazla olamaz.

Tazminata ilişkin mahkeme kararları, kesin­leşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanma­dan icra takibine konulamaz. Kesinleşen mah­keme kararında hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti, davacı veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün için­de ödenir. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde, karar genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.

TAZMİNATIN GERİ ALINMASI (CMK m. 143)

Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kara­rı sonradan kaldırılarak, hakkında kamu dava­sı açılan ve mahkûm edilenlerle, yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat kararı kaldırı­lıp mahkûm edilenlere ödenmiş tazminatların mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden alı­nacak kararla kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat hükümleri uygulanarak geri alınır. Bu karara itiraz edilebilir.

İftira konusunu oluşturan suç veya yalan ta­nıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama halinde; Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder.

TAZMİNAT İSTEYEMEYECEK KİŞİLER (CMK m. 144)

Tazminata hak kazanmadığı hâlde, son­radan yürürlüğe giren ve lehte düzenle­meler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşen­ler

Genel veya özel af, şikâyetten vazgeç­me, uzlaşma gibi nedenlerle hakkın­da kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşü­rülenler

Kusur yeteneğinin bulunmaması nede­niyle hakkında ceza verilmesine yer ol­madığına karar verilenler

Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıl­dığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar

Kanun’un 144. maddesinde tazminat isteyemeyecek kişiler olarak zikredilmiştir.

Gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hü­kümlülüğünden indirilenlerin tazminat isteyemeyeceklerine ilişkin düzenleme 6459 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Önemle ifade etmemiz gerekir ki yukarıda sayılan tazminat isteyemeyecek kişilere ilişkin sınırlama yalnızca kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişi­ler açısından bir engel olup, diğer tazminat nedenleri bakımından bu hususlar herhangi bir tazmi­nat engeli oluşturmamaktadır.

Leave a Reply

Call Now Button
WhatsApp chat