KOMŞULUK HUKUKUNA AYKIRI DAVRANIŞ NEDENİYLE TAZMİNAT İSTEMİ

OLAY TARİHİ İLE ISLAH TARİHİ ARASINDA BİR YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRESİ GEÇTİĞİ – DAVACI TARAFIN ISLAH DİLEKÇESİ İLE ARTTIRILAN KISMA İLİŞKİN TALEPLERİNİN ZAMANAŞIMINA UĞRADIĞININ KABULÜ GEREĞİ

T.C YARGITAY
14.Hukuk Dairesi
Esas: 2014 / 9128
Karar: 2014 / 14932
Karar Tarihi: 29.12.2014

ÖZET: Dava belirsiz alacak davası olmayıp, haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır. Davalı şirketin ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı savunması doğrultusunda olay tarihi ile ıslah tarihi arasında 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davacı tarafın ıslah dilekçesi ile arttırılan kısma ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığının kabulü ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

(6100 S. K. m. 107, 109)

Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.03.2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı R.. Teknik İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.10.2014 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı R.. Teknik A.Ş. vekili Av. P. K. geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlen tarafın sözlü beyanı dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranış nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın davalı R.. Teknik İnşaat A.Ş. yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı R.. Teknik A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

Zamanaşımı, borcu ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu nedenle zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır, BK. 133. madde zamanaşımını kesen sebepler sayılmış olup bunlardan biri de dava açılmasıdır. Davanın tamamen ıslahında dava baştan beri (dava dilekçesinden itibaren) ıslah edildiği için ıslah edilen kısım içinde davanın açıldığı tarihte zamanaşımı kesilmiş olur.

Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder.

Nitekim 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası ve tespit davasında davacının iddianın genişletilmesi yasağı olmadan ve karşı tarafın rızasına ve ıslaha da gerek kalmaksızın talep sonucunu arttırılabileceği kabul edilmiş, maddenin gerekçesinde de bu dava ile ilk dava tarihinde zamanaşımının kesileceği belirtilmiştir. Aynı Yasanın 109. maddesindeki kısmi davada ise zamanaşımının kesileceği yolunda bir açıklama yoktur.

Islah ise, İddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının istisnalarından olup, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesi olarak tanımlanmaktadır. Islah ile taraflar dava sebebini, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilirler. Usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunması şartı ile davanın tamamen veya kısmen ıslahı mümkündür.

Dava sebebinin veya dava konusunun tamamen değiştirilmesi ıslah halleridir. (Baki Kuru 4. Cilt s. 3990). Davanın kısmen ıslahında ise, dava dilekçesinden sonraki bir usul işleminin ıslahı söz konusudur. Gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği üzere müddeabihi (dava değerini) arttırma halinde kısmi ıslah söz konusu olup kısmi ıslahta, tamamen ıslahın aksine ıslah tarihine kadar yapılan bütün usul işlemleri yapılmamış sayılmaz. Kısmi ıslah yapıldığı tarihten ileriye dönük olarak hüküm ifade eder.

Somut olayda, dava konusu olay 04.10.2011 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı taraf davadan önce Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/56 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırarak davayı 06.03.2012 tarihli dilekçesi ile açarak fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ve uğradığı zararın bir bölümünü talep etmiştir. Yargılama sırasında da alınan 28.06.2013 tarihli bilirkişiler raporu doğrultusunda bakiye kalan zararını 25.07.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile istemiştir.

Dava belirsiz alacak davası olmayıp, haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır. Davalı şirketin ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı savunması doğrultusunda olay tarihi ile ıslah tarihi arasında 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davacı tarafın ıslah dilekçesi ile arttırılan kısma ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığının kabulü ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı R.. Teknik A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı R.. Teknik A.Ş’ye verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...