Kira Sözleşmesinin Süresi Bitmesi ve Tahliye Davası

Fazla çalışmaya ilişkin yasal düzenlemeler

Kira Sözleşmesinin Süresi Bitmesi ve Tahliye Davası

YARGITAY 6. Hukuk Dairesi
Esas:2012/1992
Karar:2012/4983

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, Borçlar Kanunu’na tabi taşınmazda kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, Borçlar Kanunu’na tabi taşınmazlarda ihtiyaç nedeni ile tahliye davası açılamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Borçlar Kanununa tabi süresiz sözleşmelerde feshi ihbar süresi bu kanunun 262.maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde 6 aylık dönem için 3 ay önceden kiracıya feshi ihbar tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. Altı aylık dönemin birinde tebliğ ettirilen feshi ihbar ancak bu dönem sonunda dava açma hakkı verir. Bu feshi ihbar sonraki dönem için kullanılamaz. Borçlar Kanununun kapsamına giren yerlerin tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup, başka bir sebep aramaya gerek yoktur.

Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1/5/2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz arsa vasfında olup bu haliyle Borçlar Kanununa tabidir. Belli süre ile akdedilen sözleşme Borçlar Kanununun 263. maddesi gereğince, kiralananın kullanılmasına devam olunduğu için sözleşme süresiz bir müddet için yenilenmiş sayılır ve Borçlar Kanununun 262. maddesinde gösterilen sürelere uyulmak suretiyle feshedilir. Borçlar Kanununun 262. maddesi gereğince; başlangıcı belirli süresi belli olmayan kira sözleşmelerinde akdin feshi için akdin başlangıç tarihine göre 6 aylık süre sonunda dava açılabilmesi için 3 ay önceden ihtar gönderilmesi gerekirken davacı tarafından 13.4.2011 tarihinde tebliğ edilen ihtar üzerine 12.5.2011 tarihinde açılan dava süresinde olmadığından, mahkemece davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değil ise de;

SONUÇ : Sonucu itibariyle doğru olan hükmün yukarıdaki gerekçe ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 438./son maddesi gereğince bu değiştirilmiş gerekçe ile ONANMASINA ve temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat