Kamulaştırma Bedeline Haciz Konulabilir mi?

Fazla çalışmaya ilişkin yasal düzenlemeler

Kamulaştırma Bedeline Haciz Konulabilir mi?

YARGITAY 15.HUKUK DAİRESİ
ESAS: 2008/6196
KARAR: 2008/6842

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Dava 6183 Sayılı Yasanın 88 ve devamı maddeleri uyarınca haczedilen taşınmazın kamulaştırma bedelinin haczi uygulayan tahsil dairesine tevdiî edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 4108 Sayılı Yasa ile değişik 64. maddesinde haciz islemlerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin, mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı hükmü getirilmiştir. Davalı gerçek kişi adına kayıtlı iken tapu kaydına konulan haciz şerhleri ihtiyati haciz kararı üzerine değil kesinleşmiş ödeme emri tebliğinden sonra yetkili memur tarafından düzenlenen haciz varakasına istinaden konulmuştur. Bu sebeple konulan haciz isteminde usulsüzlük bulunmamaktadır.

Öte yandan 6183 Sayılı Yasa, özel nitelikte bir kanun olup açık bir gönderme olmadıkça İİK’nın konuya ilişkin maddelerinin uygulanması olanaksızdır. Anılan Yasanın 88 ve devamı maddelerinde düzenlenen gayrimenkul malların haczi ve satışı ile ilgili hükümlerde haczedilen taşınmazın belli bir süre içerisinde satışı gerçekleşmediği ya da istenmediği takdirde haczin düşeceğine dair hüküm bulunmadığından yerel mahkemenin İİK’nın 106 ve 110. maddeleri uyarınca haczin kalkmasında yasal zorunluluk olduğuna dair gerekçesinde de isabet bulunmamaktadır.

Yine yerel mahkemece borçlu şirketle ilgisi bulunmayan 3. şahıs davalı T…’nın malına haciz konulmasının mümkün bulunmadığı belirtilmiş olup adı geçen davalının vergi borçlusu ve borçlu şirketin ortağı olmadığı anlaşılmış ise de; bu davalı …12. Noterliğinde düzenlenen 05.09.1985 gün 35919 yevmiye nolu taahhütnameyle borçlu şirketin tahakkuk etmiş ve edecek KDV borçları için dava konusu taşınmaz üzerine haciz konulmasını kabul ve taahhüt ettiğinden BK’nın 110. maddesinde düzenlenen başkasının fiilini taahhüt hükümleri uyarınca borçtan sorumlu olması sebebiyle davalı T…’in taşınmazına haciz konulmasında yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır.

Bu durumda davalı belediyenin haciz şerhi mevcut olup devam ettiğinden o taşınmazın kamulaştırma bedelini haciz koyduran tahsil dairesine depo etmesi gerekirken tapu kayıt malikine vermesi sebebiyle kusurlu olduğu, verdiği taahhütname nedeniyle KDV alacağından dolayı dava dışı borçlu şirketin borcunu üstlenen davalı T… da borçtan sorumlu olduğundan davalı T…’e ödendiği uyuşmazlık konusu olmayan 5.915,01 YTL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 17.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat