İHRAÇ KARARININ İPTALİ DAVASI

DAVACILARIN MECBURİ DAVA ARKADAŞI OLMADIĞI – DAVA AÇILIRKEN HER DAVACININ AYRI AYRI BAŞVURU HARCI İLE MAKTU İLAM HARCINI YATIRMALARI GEREKTİĞİ – HARÇ YATIRILMADAN DEVAM EDEN İŞLERİN YAPILMAYACAĞININ GÖZETİLMESİ GEREĞİ

T.C YARGITAY
23.Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 6923
Karar: 2017 / 790
Karar Tarihi: 13.03.2017

ÖZET: Davacılar mecburi dava arkadaşı olmayıp, her birinin dava açılırken ayrı ayrı başvuru harcı ile maktu ilam harcını yatırmaları gerekir iken tek harç ile dava açılmış olup bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan harç yatırılmadan devam eden işlerin yapılmayacağı gözetilmeksizin tek harç ile davaya devam edilip karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle hükmün bozulması gerekir.

(492 S. K. m. 27, 30)

Dava: Taraflar arasındaki ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.

Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortakları olduklarını, haksız olarak üyelikten ihraç edildiklerini, müvekkillerinin ortaklıklarının devam etmesi gerekirken yeni üye kaydının yapıldığını, oysaki ortaklıktan çıkarma kararı kesinleşene kadar hak ve yükümlülüklerinin devam ettiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili kooperatifin anasözleşmenin 10. maddesi hükmüne göre, kooperatif ortaklığının üzerine kayıtlı bir ticari araca sahip olma şartına bağlı olmasına rağmen davacılar adına kayıtlı ticari araç bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihtarnameler ile ihraç kararının muhataplarına tebliğ edilmediği, ihtarnamelerde muhataplara tanınan sürelerin anasözleşmede öngörülen sürelere aykırı olduğu, ihtarnamelerde ikmali istenen belgelerin anasözleşmenin 10. maddesinde belirtilen ortaklık şartlarından olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Davacılar mecburi dava arkadaşı olmayıp, her birinin dava açılırken ayrı ayrı başvuru harcı ile maktu ilam harcını yatırmaları gerekir iken tek harç ile dava açılmış olup bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan Harçlar Kanun’un 27 ve 30. maddeleri uyarınca harç yatırılmadan devam eden işlerin yapılmayacağı gözetilmeksizin tek harç ile davaya devam edilip karar verilmesi doğru olmamıştır.

2- Bozma neden ve şekline göre; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren karar düzeltme yolu 15 gün açık olmak üzere, 13.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...