Özgü Suç

T.C YARGITAY
5.Ceza Dairesi
Esas: 2017/ 2745
Karar: 2017 / 4745
Karar Tarihi: 06.11.2017

ÖZET: Özgü suç niteliğinde olan ve ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması kanuna aykırı olup hükmün bozulması gerekir.

(5237 S. K. m. 2, 40, 235) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)

Atılı Suçun İhale Sürecinde Görev Alan Kamu Görevlisi Tarafından İşlenebileceği

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Hazinenin görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından usulsüz olarak davaya katılmasına karar verilmesi hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik vekilinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, katılan Hazine vekilinin ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine ve sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik ise vekalet ücretine hasren, sanık … müdafiin sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık …’in Bilgisayar Otomasyon Sistemi hizmet alımı ihalesine sahte olarak düzenlenmiş 09/04/2004 tarihli iş deneyim belgesini sunduğu, ihale komisyonu üyeleri olan sanıklar …, …, …, ….., … ile ihale yetkilisi sanık …’ın ihaleye katılma yeterliliği olmayan sanık …’in yetkilisi olduğu firmanın ihaleye katılması ve ihaleyi kazanmasını sağladıkları iddia edilen olayda, belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, sahtecilik suçuna konu 09/04/2004 tarihli iş deneyim belgesinin aslının duruşmaya getirtilerek aldatma kabiliyeti hususunda incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, söz konusu belgedeki sayı ve mühür eksikliğinin iğfal kabiliyetine etkisi üzerinde durulması ile TCK’nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK’nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK’nın 235/2-(a-2) maddesi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Suça İştirak Eden Der Kişilerin Azmettiren Veya Yardım Eden Olarak Sorumlu Tutulabileceklerinin Gözetilmesi Gereği

Kabule göre de;

Tanık sıfatıyla dinlenmesine karar verilen ….’in dinlenilmesine dair ara karardan vazgeçilmeden duruşmaya devamla hüküm kurulması,

Sanık … hakkında mahkumiyet kararı verildiği gözetilerek kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,

Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararı ile TCK’nın 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin kararının dikkate alınamaması,

Kanuna aykırı, sanık … müdafii ile katılan ….. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek sanık … yönünden kazanılmış hak hükümleri saklı kalmak üzere CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat