İdari İşlemin İptali Sonucu Ödenen Paranın İadesi

T.C.
AYDIN
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO:2007/…
KARAR NO:2008/…

İTİRAZ EDEN (DAVACI) :
KARŞI TARAF (DAVALI) :
İSTEMİN ÖZETİ : Davacı adına kesilen 9.000-YTL idari para cezasının Muğla İdare Mahkemesi’nin 31.03.2005 gün ve E:2005/553, K:2005/200 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, davacı tarafından maaşından kesinti yoluyla tahsil edilen ve iptal kararı üzerine iade edilen 5.967,80-YTL’den dolayı 5.000-YTL faiz ödenmesi istemiyle açılan davada; tazminat hükmedilmesine özgü koşulların bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Muğla 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 19.2.2006 tarih ve E:2006/92; K:2006/3253 sayılı kararın; maaşından kesinti yapılan dönemler boyunca parayı kullanamamaktan dolayı maddi ve manevi zarara uğradığı ve kesilen paralar için faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülerek itirazen incelenip bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Aydın Bölge İdare Mahkemesi’nce işin gereği görüşüldü:
İstem davacının 5.000-YTL faiz ödenmesi istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Muğla 1. İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 24. maddesinde; kararlarda, davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti istem sonucu ile davalının savunmasının özetinin bulunacağı hükmü yer almış olup, kararda davacı iddialarına yer verilmediği, diğer taraftan, dava faiz ödenmesi istemiyle açılmış olmakla birlikte, tazminat istemi şeklinde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, kararda bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın esasına gelince;
Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Faiz, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine göre sorumlu tutulabilmesi gerekir. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek içinse, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden meydana gelmesi, diğer bir deyişle, oluşan zararla idari işlem ve eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir.

Hukuk devletlerinde, devletin hukuka aykırı işlemler nedeniyle meydana gelecek zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranması düşünülemez. İdarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinin hizmet kusuru oluşturacağı ve bu işlem ve eylemlerden doğan zararların, idare tarafından, kusurlu sorumluluk esaslarına göre tazmin edileceği, Danıştay’ın öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır. Anılan içtihad karşısında, hizmet kusuru oluşturacak hukuka aykırı işlemlerden doğan zararların, işlemi yapan idare tarafından karşılanması, açıklanan anayasal kuralın ve Hukuk Devleti İlkesinin gereğidir.
Dosyanın ve 10.04.2008 tarihli ara kararımız üzerine gönderilen Muğla 1. İdare Mahkemesi’ne ait E:2005/553 sayılı dosyanın birlikte incelenmesinden; Muğla ili, Ula ilçesi, Kızılkaya Köyü Köy civarı mevkiinde bulunan yapıya ilave edilen 2. kat nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya 09.12.1999 tarih ve 135 sayılı işlemle 9.000-YTL idari para cezası verildiği, bu cezanın 5.967,80-YTL’sinin davacının maaşından kesinti yoluyla tahsil edildiği, para cezasına karşı açılan dava sonucunda Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin 31.03.2005 gün ve E:2005/553, K:2005/200 sayılı kararı ile iptal edildiği ve bu kararın Danıştay Altıncı Dairesi’nin 10.10.2007 gün ve E:2005/6911, K:2007/5577 sayılı kararı ile onandığı anlaşılmaktadır.
İptal kararları geçmişe etkili olup, işlemin tesis tarihindeki hukuki durumun yeniden kurulması sonucunu doğurur. İdari işlemler, yürütmenin durdurulması veya iptal kararı verilmediği sürece uygulanabilir ise de, idarenin iptal edilebileceğini dikkate alarak uygulamama seçeneği vardır. İşlemin tesis tarihi ile iptal kararı arasında geçen sürede yapılan uygulamalar nedeniyle idarenin hukuki sorumluluğunun devam ettiğinde kuşkuya yer yoktur.
Davacı adına tesis edilen idari para cezasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu yargı kararı ile tespit edildiğinden, işlemin uygulanması esnasında davacıdan tahsil edilen tutar nedeniyle davacının belirli bir paradan hukuka aykırı olarak yoksun bırakıldığı sabittir. Her ne kadar davacıdan tahsil edilen tutar davacıya ödenmiş ise de, bu durumun, davacının parayı ödediği tarihten paranın iade edildiği tarihe kadar geçen süreler için ekonomik bir değerden yoksun kalması nedeniyle uğradığı kayıpları karşılamayacağı sabittir.
Bu nedenle, istemle bağlı kalınarak 5.000-YTL’yi aşmamak kaydıyla davacıdan yapılan kesinti tarihleri ile davacıya yapılan ödeme tarihleri arasındaki süreler için hesaplanacak yasal faizin davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davacı itirazının kabulü ile Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin 19.2.2006 tarih ve E:2006/92; K:2006/3253 sayılı kararının bozulmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/4. maddesi uyarınca işin esasına geçilerek davanın kabulüne, istemle bağlı kalınarak 5.000-YTL’yi aşmamak kaydıyla davacıdan yapılan kesinti tarihleri ile davacıya yapılan ödeme tarihleri arasındaki süreler için hesaplanacak yasal faizin davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü gösterilen 77,30-YTL yargılama giderinin davalı idareden alınıp davacıya verilmesine, peşin alınan 67,50-YTL karar harcının ve posta ücretinden artan kısmın istemi halinde davacıya iadesine, Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin E:2005/553 sayılı dosyasının işi bittiğinden Mahkemesine iadesine, 15 gün içinde Mahkememizden karar düzeltme isteme yolu açık olmak üzere 21.05.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat