Hırsızlık Suçunun Gece Vakti İşlenmesi

Ceza Genel Kurulu 2008/6-206 E., 2009/122 K.

Sanık Y….K….’ün, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCY’nın 142/2-d ve 143. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan cezasının 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve cezası infaz edildikten sonra sanık hakkında 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, suçta kullanılan emanetteki anahtarın TCY’nın 54. maddesi uyarınca zoralımına ilişkin, B…Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.04.2006 gün ve 210-108 sayılı kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 22.11.2007 gün ve 18227-12583 sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay C. Başsavcılığı ise, 15.09.2008 gün ve 160356 sayı ile;

“Sanık Y… K….’ün önceden işlediği suçlardan dolayı sabıkalı olduğu, mahkemece celp edilen sabıka kaydına göre, 05.08.2003, 19.06.2003 ve 30.12.2002 tarihlerinde işlemiş olduğu hırsızlık suçlarından ceza aldığı ve hükümlerin kesinleştiği, ancak sanığın dosyadaki nüfus kaydına göre suç tarihlerinde 18 yaşını bitirmediği, her üç kararda da TCK 55/3. maddesinin tatbik edildiği, bu kayıtlardan sadece biri, B…Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2004 tarih ve 2003/219 E., 2004/81 K. sayılı hükmün dosyaya konulduğu, diğer sabıka kaydına esas olan mahkeme kararlarının getirtilmediği, inceleme olanağı verilmediği görülmüştür.

5237 sayılı TCK’nun 58/1. maddesine göre tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesi gerekmektedir.

Mahkeme sanığın sabıkasında gözüken iki hükmü kesinleşme kayıtları ile birlikte getirtmediği gibi, tekerrüre esas aldığı hükmü de açıkça kararında belirtmemiştir.

Ayrıca, 5237 sayılı TCK’nun 58/5. maddesine göre fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısı ile tekerrür hükümleri uygulanamaz. Bu nedenle sanık hakkında TCK 58/6-7. maddesinin uygulanması sanık aleyhine ağırlaştırıcı netice doğurmuştur.

Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması sonucu, cezanın infazından sonra uygulanacak denetimli serbestlik tedbirinin süresinin belirlenmesi, 5237 sayılı TCK’nun 58 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 107-108. maddeleri uyarınca koşullu salıverilmeye karar verecek mahkemeye ait olduğundan, önceden süre belirtilmek suretiyle sınırlama getirilmesi de yasaya ve içtihatlara uygun değildir.

Bu nedenlerle B… Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında verilen hüküm yasaya aykırı bulunmaktadır” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın, nitelikli hırsızlık eyleminin sabit olduğu ve belirlenen suç niteliğinde herhangi bir uyuşmazlığın olmadığı olayda, Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının, uygulanma koşullarının varlığının saptanması halinde ise Yerel Mahkeme uygulamasının doğru olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin 5. fıkrasında, “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz” hükmü yer almaktadır.

Bu fıkra hükmüne göre, failin, eylemin gerçekleştirildiği tarihte onsekiz yaşından küçük olması halinde, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması olanaksızdır. Bu nedenle ister tekerrüre esas alınacak, isterse tekerrür uygulaması yapılacak hükme konu suçun, fail tarafından onsekiz yaşından önce işlenmiş olması halinde artık hakkında tekerrür hükümleri uygulanamayacaktır.

Nitekim öğretide de aynı esas kabul edilmiştir. Prof.Dr İ…Ö…, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler adlı eserinde; “onsekiz yaşından küçük olan kişinin, işlemiş bulunduğu suçtan dolayı hapis veya adli para cezasına mahkûm edilmiş olması halinde; bu mahkûmiyet, bilahare işleyeceği suçlardan dolayı tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirmez. Bilahare işlenen suçun onsekiz yaşın doldurulmasından önce veya sonra işlenmesinin bir önemi bulunmamaktadır” şeklinde konuyu açıklamıştır. (sh.694)

Keza, S…B… da, Ceza Hukuku Genel Hükümler adlı eserinde; “Sanık 18 yaşını doldurduktan sonra suç işlemiş olsa bile, 18 yaşını doldurmadan önce işlediği ve mahkûm olduğu hüküm, tekerrüre esas alınmayacaktır” açıklamasına yer vermiştir. (sh.1325)

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanık Y….K….’ün, getirtilen adli sicil kaydında, üç adet sabıka kaydının yer aldığı anlaşılmaktadır. Bunlar;

1- 05.08.2003 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan dolayı, 765 sayılı TCY’nın 491/4, 522, 55/3 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 1.386.840.000 Lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 03.06.2004 tarihinde kesinleşmiş B…Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2004 gün ve 219-81 sayılı ilamı;

2- 19.06.2003 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan dolayı, 765 sayılı TCY’nın 491/2, 522, 55/3, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca 2.311.400.000 Lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezasının ertelenmesine ilişkin 31.12.2004 tarihinde kesinleşmiş B…Sulh Ceza Mahkemesinin 08.12.2004 gün ve 157-233 sayılı ilamı;

3- 30.12.2002 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan dolayı, 765 sayılı TCY’nın 491/ilk, 522, 55/3, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 432.540.000 Lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 04.03.2005 tarihinde kesinleşmiş B…Sulh Ceza Mahkemesinin 08.12.2004 gün ve 41-231 sayılı ilamıdır.

Görüldüğü gibi, sanığın adli sicil kaydında yer alan, sabıka kaydına esas kararların her birinde 15-18 yaş grubunda yer alması nedeniyle, hakkında 765 sayılı TCY’nın 55/3. maddesi uygulanmıştır. Bu durumda, tekerrüre esas olacak hükümlerde, suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanma koşulları bulunmamaktadır.

Bu itibarla haklı nedenlere dayanan Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Yerel Mahkeme hükmünden tekerrüre ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.11.2007 gün ve 18227-12583 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3- B….Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2006 gün ve 210-108 sayılı kararının, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması koşuları bulunmadığı nazara alınmadan, 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanması isabetsizliğinden BOZULMASINA,

4- Ancak, bozma nedeni yeni bir yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca, halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Yerel Mahkeme hükmünden, sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

5- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2009 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...