KARŞI DAVANIN DERDESTLİK NEDENİYLE REDDİNE KARAR VERİLDİĞİ – DAVANIN HAKEM HEYETİ VE SEKRETERİ VEKİLİ TARAFINDAN TEMYİZ EDİLDİĞİ – HÜKMÜN ONANMASI

T.C YARGITAY
3.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 11439
Karar: 2016 / 5425
Karar Tarihi: 07.04.2016

ÖZET: Davalılar tarafından açılan karşı dava yönünden ise; aynı taleplerin daha önceden açılmış olan….Asliye Ticaret Mahkemesinin …. sayılı dosyasında da ileri sürüldüğü, anılan davada verilen kararın kesinleşmemiş olduğu gerekçe gösterilerek; asıl davanın kabulü ile … tarihli hakem kurulu kararındaki hakem heyeti ücretinin … TL sekreter ücretinin … TL’lik kısımlarının iptaline, karşı davanın ise derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar- karşı davacılar vekili ile hakem heyeti ve sekreteri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hükmün onanması gerekmiştir.

(6100 S. K. m. 316, 318, 319, 320, 407, 439)

Dava: Taraflar arasında hakem heyeti kararının iptali istemiyle görülen asıl ve karşı davanın mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davalılar-karşı davacılar vekili ile hakem heyeti ve sekreteri vekili tarafından temyiz edilmiş, hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 29.03.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalılar-karşı davacılar vekili Av….ile hakem heyeti ve sekreteri vekili Av…. geldi. Karşı taraf davacı-karşı davalı vekili Av…. geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi ve bu konuda bir araştırma yapılması gerektiği heyetçe zorunlu görüldüğünden, Yargıtay Kanununun 24/1 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 21/3 maddeleri uyarınca görüşmenin 07.04.2016 günü saat 14.00’e bırakılması uygun görüldü.

Belirli gün ve saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Davacı vekili dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirketler arasında kurulan adi ortaklık sözleşmesinin 16. maddesi ile taraflar arasında çıkabilecek ihtilafların tahkim yolu ile çözümlenmesi ilkesinin benimsendiğini, anılan maddede tahkim yargılamasını yürütecek hakemlere ihtilaf konusu alacağın binde otuzuna kadar ücret ödeneceğinin hüküm altına alındığını, sözleşmeye konu işin yapımı sırasında taraflar arasında anlaşmazlık yaşanması üzerine tahkim yargılanmasını yürütecek hakemlerin atanması için mahkemeye başvurulduğunu, mahkemece atanan hakem heyetine sunulan dava dilekçesinde ihtilaf konusu alacağın tutarının 22.694.156,63 TL olarak belirtildiğini, hakem heyetinin de 2 nolu Toplantı tutanağı ile hakem ücretlerini sözleşmede belirtilen oran üzerinden toplam 680.824,70 TL, hakem sekreteri ücretini ise 50.000 TL olarak belirlediğini, tahkim yargılaması sürerken tarafların dava dışı sulh olduğunu, bu nedenle noterde imzalanan Devir ve Temlik Sözleşmesinin hakem heyetine sunulduğunu, ancak hakem heyetinin 09/07/2012 tarihli ve 7 nolu toplantı tutanağı ile sunulan sözleşmedeki devir bedelini de esas almak suretiyle hakem heyeti ve hakem sekreteri ücretini yeniden belirlediğini, hakemlerin kendi ücretlerini bu şekilde yeniden belirlemelerinin taraflar arasındaki tahkim sözleşmesine, mevzuata ve en nihayet kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek; 09/07/2012 tarihli Hakem Kararının hakem ve sekreter ücreti yönünden kısmen iptalini talep etmiştir.

Mahkemece, tensiple birlikte davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalılar vekili ile hakem heyeti ve sekreteri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 31.10.2013 günlü ve 2013/20187 E. 2013/17994 K. sayılı ilamı ile;

(…1-Davanın gerçek tarafı olmak ve hükmü temyizde hukuksal yararı bulunmak koşulu ile bir hükmü ancak o davanın tarafları temyiz edebilirler. Hükmü temyiz eden Hakem Heyeti Prof. Dr…. ve arkadaşları ile Hakem Kurulu Sekreteri …’ın davanın tarafı olmadığı gözetildiğinde adı geçenlerin hükmü temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca adı geçen Hakem Heyeti ve Sekreterinin temyiz inceleme isteminin reddine karar verilmelidir.

2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince; (…) davanın 6100 sayılı Yasa’nın onbirinci kısmında “Tahkim” başlığı altında düzenlenen ve 407. vd. maddeleri uyarınca oluşturulan hakem heyeti kararına karşı aynı Yasanın 439.maddesi gereğince açılan iptal davası istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yasanın 439/5. maddesi gereğince hakem kararına karşı açılan iptal talebi davaya bakan mahkeme aksine karar vermedikçe dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Bu durumda asıl olan dosya üzerinden karar verilmesidir. Ne var ki 6100 sayılı Yasanın “Basit Yargılama Usulünü” düzenleyen 316.maddesinin (b) fıkrası uyarınca (doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda Kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler) görülen davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu ve bu doğrultuda uygulama yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında tarafların hak arama özgürlüğü kapsamında iddia, savunma, usulüne uygun şekilde bilgilendirilme ve açıklama yapma hakkı ihlal edilerek evrak üzerinden karar verilmekle tarafların hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiştir.

Hal böyle olunca mahkemece 6100 sayılı HMK’nun 318, 319 ve 320.madde hükümleri uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile ve tarafların hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde evrak üzerinden karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir…)

Gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma ilamına uyan mahkemece, dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş ve taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır.

Davalılar vekili 29.05.2014 tarihli cevap dilekçesi ile; davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğunu bildirerek görevsizlik kararı verilmesini istemiş, cevap dilekçesiyle birlikte açtığı karşı davada ise; hakemlerin mahkemece seçilmiş olmasının, taraflar arasındaki “Düzenleme Şeklinde Proje Ortaklığı” Sözleşmesinde yer alan tahkim şartına aykırı olduğunu, ayrıca hakem heyeti ve sekreteri ücretinin de yasaya aykırı olarak belirlendiğini ileri sürerek; hakem heyeti kararının tüm yönleriyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede hakemlere ihtilaf konusu alacağın binde otuzuna kadar ücret ödenir hükmü bulunduğu, ihtilaf konusu alacak miktarının hakem heyetine verilen dava dilekçesinde 22.694.156,63 TL olarak bildirildiği, Hakem Heyetince 13.04.2012 tarihinde yapılan 2. toplantı sonucunda düzenlenen tutanak ile dava dilekçesinde bildirilen değer üzerinden sözleşme ile kararlaştırılan binde otuz oranı esas alınarak hakem heyeti ve sekreterinin ücretinin belirlendiği, ayrıca taraflar ile hakemler arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenlerle taraflar arasındaki sulhün tasdikine yönelik hakem heyeti kararı ile ihtilaf konusu alacağa sulh protokolünde belirtilen hisse devri tutarının da ilave edilerek hakem heyeti ve hakem sekreteri ücretinin yeniden belirlenmesinin yerinde olmadığı, davalılar tarafından açılan karşı dava yönünden ise; aynı taleplerin daha önceden açılmış olan….Asliye Ticaret Mahkemesinin …. sayılı dosyasında da ileri sürüldüğü, anılan davada verilen kararın kesinleşmemiş olduğu gerekçe gösterilerek; asıl davanın kabulü ile 09.07.2012 tarihli hakem kurulu kararındaki hakem heyeti ücretinin 593.872,55 TL sekreter ücretinin 25.000,00 TL’lik kısımlarının iptaline, karşı davanın ise derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar- karşı davacılar vekili ile hakem heyeti ve sekreteri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Hakem heyeti ve sekreterinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Hükmü temyiz eden Hakem Heyeti ile Hakem Kurulu Sekreterinin, davanın tarafı olmamaları nedeniyle hükmü temyiz hakları bulunmamaktadır.

Bu nedenle, Hakem Heyeti ve Sekreteri vekilinin temyiz isteminin reddine, peşin alınan temyiz harcının istem halinde iadesine,

2-Davalılar – Karşı Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 1.50 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine, 07.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...