EVLAT EDİNME

GENEL AÇIKLAMA

Soybağının akdi yolla kurulması olarak da adlandırılan evlat edin­me kurumu yeni kanunumuzda, önceki kanunumuzdan çok farklı şekil­de düzenlenmiştir. Önceki kanunumuzdaki “Evlatlığın Ref-i” yeni ka­nunumuza alınmamış, yargılama usulü, evlat edinme koşulları çok farklı olarak kaleme alınmıştır.

Evlat edinmeyle ilgili davaların tümünde görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Evlat edinmeyle birlikte, akdi yolla soybağının kurulma­sı, nafaka, velayet gibi Aile Hukukuna ait hak ve yükümlülüklerin doğ­ması nedeniyle evlat edinenin bekar veya evli olması, eşlerin birlikte ya da eşlerden birinin tek başına evlat edinmesi (md. 307/2) görevli mah­kemeyi değiştirmez.

Aile Mahkemesi Hakiminin bakacağı davalar içinde, uzman (psiko­log, pedagog v. b.) yardımına en çok gereksinim duyulabilecek davaların başında evlat edinme davaları gelir. Bu davalarda evlat edinmek isteye­nin evlat edinmekte amacının, evlat edinmenin, evlat edinilecek olanın yar arma olup olmadığının çok iyi araştırılıp değerlendirilmesi gerekir.

Evlat Edinme’de Taraflar

KİMLER EVLAT EDİNEBİLİR

Eşlerin Evlat Edinmesi

Eşlerin birlikte evlat edinmesi

Eşler, kural olarak ancak birlikte evlat edinebilirler. Eşlerden birinin yalnız basma evlat edinmesi istisnai bazı özel durumlar dışında müm­kün değildir.

Evli olmayanlar da, «birlikte» evlat edinemezler.

Eşlerin birlikte evlat edinebilmeleri için: Otuz yaşım doldurmuş bu­lunmaları veya en az beş yıldan beri evli bulunmaları gerekir.

Buradaki koşulların alternatif koşullar olduğuna dikkat edilmelidir; örneğin eşlerin yirmi yaşında evlenmiş olmaları durumunda, yirmibeş yaşını doldukları tarihde, kendilerinden onsekiz yaş küçük olan birini, diğer koşullarda gerçekleşmişse evlat edinmeleri mümkün olabilecektir.

Eşlerden birinin, diğer eşin çocuğunu evlat edinmek istemesi halin­de; evlat edinmek isteyen eşin otuz yaşını doldurmuş olması veya eşlerin en az iki yıldan beri evli bulunmaları yeterli olacaktır, (md. 306)

Eşlerden birinin tek başına evlat edinmesi

Eşlerden birinin tek basma evlat edinebilmesi için:

  • Otuz yaşını doldurmuş bulunması,
  • Diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahke­me kararıyla iki yılı aşkın süreden beri ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlat edinmenin mümkün olmadığının ispatı gerekir, (md. 307/2)

Eşlerin mahkeme kararı almaksızın uzun süredir ayrı yaşamaları veya eşlerden birinin geçici olarak ayırt etme gücünden yoksun olması gibi durumlarda eşlerden birinin tek başına evlat edinmesi mümkün değildir.

Evli Olmayanların Evlat Edinmesi

Evli olmayan kişi, otuz yaşını doldurmuş ve evlat edinmek istediği kişiden en az on sekiz yaş büyükse, diğer koşullarında bulunması halin­de evlat edinebilir, (md. 307/1)

KİMLER EVLAT EDİNİLEBİLİR

Küçüklerin Evlat Edinilmesi

Yeni kanunumuz evlat edinmeyi önceki kanunumuza göre bazı yönlerden kolaylaştırmış, bazı yönleriyle de daha sıkı koşullara bağla­mıştır. Önceki kanunumuzda soybağı düzgün altsoyu bulunanların evlat edinmeleri mümkün değilken (T. K. M. md. 253) yeni kanunumuzda küçüklerin evlat edinilmesinde bu sınırlamaya yer verilmemiştir. Altso­yu bulunan bir kişi de, diğer koşulların bulunması halinde bir küçüğü evlat edinebilecektir.

Erginlerin ve Kısıtlıların Evlat Edinilmesi

Yeni kanunumuz, ergin ve kısıtlıların evlat edinilmelerini, küçükle­rin evlat edinilmelerine göre daha sıkı koşullara bağlamıştır.

ÖNCELİKLİ KOŞUL : Evlat edinenin alt soyunun bulunmaması idi. Ancak bu sınırlama ülkemizin sosyal koşulları dikkate alınarak değişti­rilmiştir. 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5399 sayılı yasaya göre: Evlat edinenin alt soyunun açık muvvafakalıyla ergin veya kısıtlı aşağı­daki hallerde evlat edinebilir. “(5399 sayılı yasayla değişik, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.313/1) Altsoyun; evlat edinmeye sessiz kalması yeterli olmayıp açık onay vermesi gerekmektedir.

Evlat edinen şu üç durumdan birinin gerçekleşmesi durumunda er­gin veya kısıtlı birini evlat edinebilir.

  • Evlat edinilmek istenen bedensel veya zihinsel engeli sebebiyle sürekli olarak yardıma muhtaç ve evlat edinen tarafından en az beş yıl­dan beri bakılıp gözetillmekte ise,
  • Evlat edinilmek istenen ergin kişi, küçükken, evlat edinmek iste­yen tarafından en az beş yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş ise,
  • Evlat edinilmek istenen ile evlat edinmek isteyen en az beş yıldan beri aile halinde birlikte yaşıyorlar ve haklı sebepler mevcutsa,

Evlat edinmek isteyenin, evlat edinilmek istenenden en az on sekiz yaş büyük olması koşulu burada da geçerlidir. Bu sayılanlar dışında, küçüklerin evlat edinilmelerine ilişkin hükümler kıyasen, erginlerin ve kısıtlıların evlat edinilmesinde de uygulanacaktır, (md. 313)

EVLAT EDİNMEDE RIZASI GEREKEN KİŞİLER

Evli olan bir kimse evlat edinilecekse, eşinin rızası gerekir.

Ayırt etme gücüne sahip bir küçük rızası olmadan evlat edinilemez. Kaç yaşındaki küçük ayırt etme gücüne sahiptir? Yaşının küçüklüğü veya kanunda gösterilen sebeplerden biriyle «akla uygun biçimde dav­ranma yeteneğinden yoksun olmayan herkesin» ayırt etme gücüne sa­hip olduğu kanunumuzda açıklandığı halde (md. 13) yaş belirtilmemiş­tir. Ancak, onbeş yaşını dolduran küçüklerin ergin kılınabileceğini dü­zenleyen maddeden (md. 12) ve vasiyet yapabilmek için onbeş yaşın doldurulmuş olması gerektiğini belirten maddeden (md. 502) hareketle kural olarak onbeş yaşını dolduran küçüklerin rızalarının alınması ge­rektiğini söyleyebiliriz. Onbeş yaşından küçük olduğu halde (Örneğin ondört, onüç yaş) yaşıtlarına göre daha gelişmiş olduğu gözlenen küçük­lerinde evlat edinme kararından önce dinlenmesi ve nzalarının alınması doğru olur.

Evlat edinilecek küçük vesayet altındaysa, ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın «vesayet dairelerinin» izni olmadan evlat edinmeye karar verilemez, (md. 308) Ergin bir kısıtlının evlat edi­nilmesinde de aynı koşul geçerlidir, (md. 463/1)

Küçük, vesayet altında değilse ana ve babasının rızasının da alınma­sı zorunludur, (md. 309) Henüz evlat edinecek olanlar belirlenmemiş veya adları belirtilmemiş olsa bile bu rıza geçerlidir. Ancak bu rıza en erken küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçtikten sonra verilebi­lir. Ana ve baba bu rızalarını Aile Mahkemesinde tutanağa geçirildiği tarihten başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alabilirler. Geri alınmadan sora yeniden verilen rıza ise kesindir, geri alınamaz, (md. 310)

Ana-babanın rızası bazı durumlarda aranmayabilir

Bunlar:

l)Ana veya babanın kim olduğu ya da uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa, ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunsa,

2)Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa,

Ancak bu son halin gerçekleşmesi ana-babadan birinin veya ikisinin çocuğa karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi duru­munda velayetin kaldırılmasının (m. 348) gerekip gerekmediği üzerinde durulmalıdır.

Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmediği için rızasının aranmamasına karar verilen ana veya babaya bu karar yazılı olarak bildirilecektir.

Evlat edinmede ana-babanın rızasını düzenleyen maddelerde (md. 309-312) iki farklı duruma göre çözümün gösterildiği anlaşılmaktadır. Bunlardan birincisi: Evlat edinmeye ilişkin davanın görülmesi sırasında ana-babanın rızası, ikincisi: Henüz evlat edinme davası açılmadan bir durumun «tesbiti» niteliğinde ana-babanın rızasının aranıp aranmaya­cağıdır.

Evlat Edinme Davasının, evlat edinmek isteyen tarafından, evlat edinilecek küçüğün ana ve babasına karşı açılması durumunda rızasının aranmaması istenen ana veya babanın durumu bu dava içinde incelenip değerlendirilecektir. Ancak bazı durumlarda evlat edinme davası açıl­madan önce ana veya babanın rızasının alınması gerekebilir veya rızanın aranmamasına dair bir karara ihtiyaç duyulabilir. Örneğin evlat edinmek isteyen, bir küçüğü evlat edinmek istesin. Küçüğün ana ve babasının da bunu uygun bulmaları halinde evlat edinmeye ilişkin dava, küçüğün bir yıl süreyle evlat edinmek isteyence bakılıp, eğitilmiş olması koşulunun gerçekleşmesi için (md. 305) en erken bir yıl sonra açılabilecektir. Evlat edinmek isteyenin, küçüğün anne ve babasının sözüne güvenerek küçü­ğü yanına alıp bir yıl boyunca bakıp eğittiğim varsayalım. Bir yıl sonra evlat edinme davası açıldığında küçüğün anne-babası rıza vermezlerse ne olacaktır? İşte bu ve benzeri durumlarda; henüz evlat edinme davası­nın açılması için gereken koşullar (bakıp eğitme gibi) gerçekleşmeden, ilerde açılacak dava için «tesbit» niteliğinde ana ve babanın rızasının aranmasına gerek duyulabilir. Küçüğün ileride evlat edinilmek amacıyla bir kuruma (Çocuk Esirgeme Kurumu) yerleştirilmesi durumunda da ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlat edinmek isteyenin veya kurumun istemi üzerine bu rızanın aranıp aranmayacağına Aile Mah­kemesince karar verilecektir.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat