BİLİRKİŞİDEN EK RAPOR ALINARAK AYIPLI İŞLER SEBEBİYLE İŞ BEDELİNDEN İNDİRİLMESİ GEREKEN MİKTARIN SAPTANMASI – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

T.C YARGITAY
15.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 4279
Karar: 2016 / 3091
Karar Tarihi: 31.05.2016

ÖZET: Dava, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup davada ayıp sebebi ile aynen ifa, mümkün olmaz ise terditli olarak bedel indirimi ve bu da mümkün olmaz ise tazminat talep edilmiştir. Bedelde indirim ile hükmedilecek miktar, teknik inceleme gerektirmekte olup, kararlaştırılan bedel ile ayıplı değerin çarpımı sonucu bulunan değerin ayıpsız değere bölünmesi ile bulunabilir. Mahkemece yapılması gereken iş, keşfe katılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyetten ek rapor alarak, ayıplı işler sebebiyle iş bedelinden indirilmesi gereken miktarın saptanması ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.

(818 S. K. m. 101, 355, 360)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili ile ihbar olunan vekilince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup davada ayıp sebebi ile aynen ifa, mümkün olmaz ise terditli olarak bedel indirimi ve bu da mümkün olmaz ise tazminat talep edilmiştir. Mahkemece bedel indirim talebinin kabulüne yönelik karar, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme kararı ihbar olunan .. Tic. A.Ş. vekilince temyiz edilmişse de, ihbar olunanın davada taraf sıfatı bulunmadığı gibi davaya asli ya da fer’i müdahil olarak katılmadığı ve hakkında bir karar da verilmediği anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava dosyası kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi olduğu anlaşılmakta olup, sözlü akdi ilişki tarihine göre somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi ve devamı hükümleridir. Davacı iş sahibi; davalı ise yüklenicidir. Davada, davalı yüklenici tarafından yapılan işlerin ayıplı olduğu ileri sürülerek ayıplı seramiklerin ayıpsızı ile değiştirilmesi, talep kabul edilmeyecek olur ise ayıp nedeniyle bedelde indirim ve bu talep de kabul edilmez ise 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili istenmiştir.
Ayıp, bir mal ya da eserde sözleşme veya yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. 818 sayılı BK’nın 360. maddesi hükmü gereğince, yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşmeye önemli ölçüde aykırı olursa iş sahibi, bu eseri kabulden kaçınabilir. Eserdeki kusur veya sözleşmeye aykırılık, az yukarıda açıklanan ölçüde önemli değilse, eser sahibi, eserin değerindeki eksiklik oranında bedeli indirebilir; eğer kusurların giderilmesi büyük harcamaları gerektirmiyorsa, yükleniciyi onarıma zorlayabilir. Eser, iş sahibinin arsası üzerine yapılmış olup da niteliği bakımından sökülüp kaldırılması çok zarar doğuracaksa iş sahibi, ancak ya eserin bedelinin indirilmesini veya ayıbın giderilmesi masraflarını yükleniciden isteyebilir.
Somut olayda; iş sahibi, eseri reddetmemiştir. Kaldı ki, anılan Borçlar Kanunu’nun 360. maddesi hükmünde düzenlenen seçimlik haklardan hangisini iş sahibinin kullanması gerektiğini mahkeme takdir eder. Bilirkişi raporları incelendiğinde; yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için, hüküm vermeye elverişli olmadıkları anlaşılmakta ise de; “ayıbın, eserin tekrar yapımını gerektirecek boyutta olmadığı” açıkça ifade edilmiştir. Anılan Yasa hükmü gereğince, ayıpların giderilmesi büyük harcamaları gerektiriyor ise, iş sahibinin sözleşmeden dönmesi gerekir. Somut olayda, 818 Sayılı Yasa’nın 360. maddesi hükmünde öngörülen seçimlik haklardan ayıp sebebiyle davacının bedelde indirim isteme hakkı vardır. Nitekim davacı vekili terditli olarak bedelde indirim talebinde de bulunmuştur. Bununla birlikte ayıp sebebi ile bedelde indirim yapılacak miktar teknik inceleme gerektirmekte olup, davacının iddiası ile ilgili bilirkişi tarafından değerlendirme yapılmadan doğrudan mahkemece kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda, bedelde indirim ile hükmedilecek miktar, teknik inceleme gerektirmekte olup, kararlaştırılan bedel ile ayıplı değerin çarpımı sonucu bulunan değerin ayıpsız değere bölünmesi ile bulunabilir. Mahkemece yapılması gereken iş, keşfe katılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyetten ek rapor alarak, ayıplı işler sebebiyle iş bedelinden indirilmesi gereken miktarın saptanması ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Kabule göre ise; Sözleşmelerin imzalandığı tarihte 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, muaccel bir alacağa faiz yürütülebilmesi için borçlunun alacak miktarı gösterilmek ve istenilmek suretiyle usulen temerrüde düşürülmesi gerekir (BK. 101./I. madde). Ancak borcun ifa edileceği gün kesin olarak taraflarca belirtilmiş ise bu günün gelmesiyle borçlu temerrüde düşer (BK.101./II. madde). Somut olayda her ne kadar davacı taraf zarar tarihinden itibaren faiz istemiş ve mahkeme tarafından 05.03.2013 ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmiş ise de, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda, tespit edilecek alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ödeme tarihi olan 05.03.2013 tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle ihbar olunan ..San. Tic. A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3. bentte açıklanan sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 31.05.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat