Delil Tespiti Davaları Hakkında Önemli Bilgilendirme
Delil tespiti bir dava değildir. Ve tespit davası ile karıştırılmamalıdır. Bu şekilde mahkemeye yapılan bir talep ile açılmış ya da ileri de açılması muhtemel bir davada kullanmak amacıyla ve sonra ki bir tarihte tespiti istenen delilin kaybolması, ulaşılamaması ihtimaline binaen bu delilin tespit edilmesi istenmektedir.
Açılması muhtemel davadan önce tespitin istenmesinde ki amaç, hâlihazırda bir davanın olmaması ve delilin kaybolma ihtimalidir. Açılmış olan davada ise bu istemin, davanın görüldüğü mahkemeden istenmesinin nedeni; mahkemenin safahatı itibariyle henüz bu delilin toplanmasına sıra gelmemiş olması veya yine mahkemece bu delilin toplanmasına ve icrasına karar verilene kadar delilin kaybolma ihtimalinin bulunmasıdır.
Delil Tespitinin Konusu Ve İstem Dilekçesi
Delil tespiti istemi ile, tespit isteyen -davacı değil-, mahkemeden bir vakıanın ortaya çıkması için ilgili bilirkişilerce bir konu hakkında rapor düzenlenmesini, tanık dinlenmesmi, keşif yapılmasını veya başkaca bir delil toplanmasını isteyebilir.
Delil tespiti istemi, ileride açılacak ya da açılmış bir davada kullanılmak üzere talep edildiği için, tespit mutlaka bir kişi ya da kurum aleyhine istenmelidir. Dilekçe mahkemeye iki suret halinde verilmelidir. HMK 402 gereğince tespit isteyen kişi, aleyhine tespit istenen kişiyi ve adresini de tespit dilekçesinde göstermesi gerekir. Ancak tespit isteyen durumun niteliği gereğince, kimin aleyhine tespit istediğini dilekçesinde gösteremiyor ve bunun nedeninde de dilekçesinde kısaca yer veriyorsa, mahkeme talebi yine de kabul etmeli ve yerine getirmelidir. Tespit isteyen mahkemeye verdiği dilekçesinde hangi konu hakkmda bir tespit istiyorsa vakıalardan kısaca bahsetmeli ve mahkemeden tam olarak ne istediğini dilekçesinde belirtmelidir.
Yetkili Mahkeme Ve Gerekli İşlemler
Tespit isteminde yetkili mahkeme üzerinde tespit yapılacak taşınır veya taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi ya da delillerin hazır bulunduğu yer mahkemesidir. Tespit isteyenin dilekçesi mahkemeye geldiğinde, hâkimin söz konusu dilekçeyi bizzat incelemesi önemlidir. Çünkü dilekçede ki taleplerin ne olduğu, bu tespit işleminin nasıl ve ne zaman yapılacağına dair bir karar verilmelidir.
Giderlerinin Tespit Edilmesi
Tespit isteyen kişi mahkemeye dilekçesini sunduğunda, yapılması istenen tespit ile ilgili mahkeme hâkimi tarafından hesaplanmalı ve dilekçe havalesi ile bu miktar, tespit isteyenden yazı işleri müdürlüğü tarafından avans olarak alınmalıdır. Mahkeme hâkimi bu ücreti hesaplarken, mahkeme keşif yolluğu haricinde, talebe göre, refakate almacak teknik ya da mahalli bilirkişiler ile, varsa dinletilmek istenilen tanıklara ödenecek ücretleri ve de keşif mahalline gidilecekse, temin edilecek araç ücreti de dâhil etmelidir. (Burada tespit için keşfe gidecek sayın meslektaşlarıma önerim; bu tarz keşiflere mahkeme heyetince piyasadan temin edilecek ticari bir araç ile gitmeleri, tarafların araç teinin etmelerine mümkün olduğunca Müsaade edilmemelidir. Yolda muhtemel kaza riski, taraflar arasında çıkacak bir anlaşmazlık, mahkeme heyetine karşı gereksiz bir muamele ya da tartışma ortamı ihtimaline binaen bu önlemin yerinde olacağım düşünüyorum). HMK 402/2. maddesi gereğince belirlenen avans tespit işleminden önce mutlaka yatırılmalıdır. Aksi halde sırf bu nedenle tespit işlemi yerine getirilmez. Ve bu durum bir tutanakla dosya da belirtilir.
Tespit Dilekçesinin Karşı Tarafa Tebliği
Tespit talebi mahkemece haklı bulunursa, buna dair bir karar yazılır. Bu karar, tespit dilekçesinin bir sureti ile birlikte aleyhine tespit istenen kişiye tebliğ edilir. Ve tebligata şerh olarak “ tespitin ne zaman nerede icra edileceğinin kararda yazılı bulunduğu, tespit icrası sırasında hazır bulunabileceği, varsa itiraz ve sorularının bir hafta içinde mahkemeye bildirilmesi gerektiği” yazılır. Karşı tarafm göndereceği dilekçesinde ki itirazlar ve varsa sorular tespitte hazır bulunanlara okunarak diyecekleri sorularak zapta geçirilir. Şayet tebligat üzerine bu kişi tespitte hazır bulunursa orada da kendisine söz hakkı verilir, diyecekleri zapta geçirilir.
Acele Hallerde Yapılacak Tespit
HMK 403. maddede, zorunlu hallerde tespit isteyenin talebi üzerine, karşı tarafa tebligat yapılmadan da tespit yapılmasının mümkün olduğu ve bu durumun şartları belirtilmiştir. Buna göre; talep sahibi dilekçesinde, haklarının korunması bakımından tespitin acele yapılması gerektiğini veya karşı tarafa haber verilmeden niçin yapılması gerektiğini en azmdan Birkaç cümle ile açıklar, mahkeme hâkimi de, tespit isteyenin hakları bakımından gerekli görürse; yine yazılacak kararda buna da yer verilir. Ve mümkün olan en kısa zamanda, söz konusu tespit işlemi yapılır.
Tespit Sonrası İşlemler
Tespit işlemi acele hallerden değilse, tespit sonrasında varsa dosyaya sunulacak bilirkişi raporu, acele hallerde yapılan tespit ise, aleyhine tespit yapılan karşı tarafa; tespit dilekçesi, tespit kararı, tespit zaptı ve yine varsa bilirkişi raporları tebliğ edilir. Yine söz konusu tebligata, “tebliğden itibaren bir hafta içerisinde itirazlarını mahkemeye bildirebilecekleri” şerhi yazılır. Mahkeme esasında, tespit işlemi ile birlikte dosya için yapacağı başkaca işlem kalmaz. Tespit zaptının tutulması ve hazır olanlar tarafından imzalanmasından sonra sadece taraflara gerekli tebligatların yapılması ile yetinilir. Yoksa dosyaya sunulacak itirazlar veya keşif sonrasmda ortaya çıkan durumla ilgili bir karar yazılmaz veya bir işlem yapılmaz. Dosya bu şekilde kapatılmış olur. İleride taraflardan biri -tespit isteyen veya karşı taraf- açacağı asıl davada bu tespit deliline dayanak gösterebilir ve mahkemesinin istemesi üzerine dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Taraflar da her zaman bu dosya dan örnek alabilirler.