Adli iletişim denetlenme türleri

2014 yılında 6526 sayılı Kanunun 12  inci maddesi  ile Ceza Muhakemesi Kanununun  135  inci maddesinde  değişiklikler  yapılmıştır. Bu madde daha sonra aynı yıl içinde değiştirilmiş (2014-6572), sonra 2016 yılında 6763 sK ile tekrar değiştirilmiştir.

Yapılan bu düzenlemeler neticesinde  iletişimin denetlenmesi üçe ayrılmıştır: i) iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi,  ii)  iletişimin  tespiti ve  iii) mobil  telefonun bulunduğu yerin tespiti.

İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi

Özel  hayatın  gizli  alanına  en  derin müdahaleyi  teşkil  eden,  konuşmanın  içeriğinin dinlenmesi, kayda alınması ve  sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi  yöntemleri,  diğer  iletişim  denetleme  yöntemlerine nazaran sıkı koşullara bağlanmıştır.

CMK 135/1 gereğince, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada,  suç  işlendiğine  ilişkin  “somut  delillere  dayanan  kuvvetli  şüphe  sebeplerinin varlığı” ve “başka  suretle delil elde edilmesi imkânının  bulunmaması”  durumunda,  hâkim  veya  gecikmesinde  sakınca  bulunan hâllerde Cumhuriyet  savcısının kararıyla  şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.

Özel hayata yapılan müdahaleyi azaltabilmek amacıyla bu tedbirlerin  yalnızca  aşağıda  belirtilen  katalog  suçlar  bakımından  uygulanması kabul edilmiştir.

Katalogdaki suçlar

CMK  135/8‟de  sayılan  katalog  suçlardan  birinin  bulunması  durumunda dinleme, kayda  alma ve  sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler uygulanabilir.

Bu  suçlar;  Türk Ceza Kanununda  yer  alan; Göçmen  kaçakçılığı ve  insan  ticareti  (madde 79, 80)  ile organ veya doku  ticareti  (madde 91), Kasten öldürme (madde 81, 82, 83), işkence (madde 94, 95), Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102), Çocukların cinsel istismarı (madde  103), Nitelikli  hırsızlık  (madde  142)  ve  yağma  (madde  148, 149)  ile nitelikli dolandırıcılık (madde 158), Uyuşturucu veya uyarıcı madde  imal  ve  ticareti  (madde  188),  Parada  sahtecilik  (madde  197),

Suç  işlemek  amacıyla  örgüt  kurma  (madde  220,  fıkra  üç),  Fuhuş (madde 227),  ihaleye  fesat karıştırma  (madde 235), Tefecilik  (madde 241), Rüşvet (madde 252), Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama  (madde 282), Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302), Anayasal Düzene ve Bu Düzenin işleyişine Karşı Suçlar (madde  309,  311,  312,  313,  314,  315,  316),  Devlet  Sırlarına  Karşı Suçlar  ve Casusluk  (madde  328,  329,  330,  331,  333,  334,  335,  336, 337)  suçları,  Ateşli  Silahlar  ve  Bıçaklar  ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda  tanımlanan  silah  kaçakçılığı  (madde  12)  suçları,  Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar, Kültür ve Tabiat Varlıklarım Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar olarak belirlenmiştir.

2017-KHK  694,  madde  10  ile  Uyuşturucu  Madde  Murakabesi Hakkında Kanunun  23/5 maddesi  değiştirilmiş  ve  hapis  cezasına  ek olarak, beşyüz günden onbin güne kadar adli para cezası öngörülmüş ve ayrıca eklenen  fıkra  ile,  „esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçu‟  bakımından,  CMK  135  deki  iletişimin  tespiti,  dinlenmesi  ve kayda alınması ile, CMK 140 da yer alan  teknik araçlarla izleme tedbirlerinin  uygulanmasına  olanak  sağlanmıştır. Yapılan  bu  değişiklik, KHK  ile  ceza  yaratılması  açısından  sakıncalı  olduğu  gibi,  CMK 135‟de yer  alan  sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve mobil  telefonun bulunduğu yerin tespiti tedbirlerine yer vermemesi bakımından da eksiktir.

Bunun  dışında,  2017-KHK  694,  madde  23  ile  Futbol  ve  Diğer Spor Müsabakalarında  Bahis  ve  şans  Oyunları  Düzenlenmesi  Hakkında Kanunun 5 inci maddesine bir fıkra eklenmiştir. Böylece beşinci maddenin ilk fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerine düzenlenen suçlar ile TCK 228  ile düzenlenen kumar oynanması  için yer ve  imkan sağlama suçu bakımından, CMK 128 (taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma),  CMK  135  (sadece  iletişimin  tespiti,  dinlenmesi  ve  kayda alınması bakımından), CMK 139 (örgüt  faaliyeti çerçevesinde  işlenip işlenmediğine bakılmaksızın) ve CMK 140 madde hükümlerini uygulanacaktır.

Böylece, CMK 135/9  ile düzenlenen esas uyarınca,  sadece Ceza Muhakemesi Kanunu  ile  iletişimin denetlenmesine dair kural konabilecek  iken,  yeni  iki  istisna  daha mevzuata  eklenmiş  bulunmaktadır.

Böyle dağınık normlarla düzenleme yapılmasına devam edilirse, iletişimin denetlenmesinin hangi kanunlarda yer aldığını bulmak çok zor olacaktır.

İletişimin adli amaçla denetlenmesi için, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunmalıdır

Gizli soruşturma  tedbirlerinin  tümü özel yetki kullanılmasını gerektirir. Bu yöntemler muhatap kişinin özel yaşamı açısından çok geniş  kapsamlı  bilgi  edinilmesini  sağladığından,  genel  yetkilerin  kullanımı  ile  gerçekleştirilemez.  Bu  tedbirlerin  tümü  açısından  sınırlama yapmak amacı  ile, uygulamanın  sadece  ilgili maddelerde katalog halinde  sayılan  suçlarda  yapılması  ve  somut  delillere  dayanan  kuvvetti şüphe sebeplerinin varlığı koşulunun gerçekleşmiş olması mecburiyeti kabul edilmiştir.

Bu doğrultuda görev açısından değişiklik yapılmış ve kararın ağır ceza mahkemesi  tarafından  oybirliği  ile  karar  verilmesi  zorunlu  hale getirilmişti, fakat bu sistem 2016 yılında terk edildi. Bu işlemler artık sulh  ceza  hâkiminin  veya  gecikmesinde  sakınca  bulunan  hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla gerçekleştirilmektedir (CMK 135/1).

OHAL döneminde 668 sayılı KHK m. 3/1-k ile CMK 135, 139 ve 140. maddeleri uyarınca uygulanan  tedbirlerde, hakim veya gecikmesinde  sakınca  bulunan  hallerde  Cumhuriyet  savcısı  tarafından  karar verilebilmesi  sistemi muhafaza edilmekle birlikte, Cumhuriyet  savcısının kararının 5 gün içinde görevli hakimin onayına sunulması, kararın  5  gün  içinde  açıklanması,  aksi  takdirde  tedbirlerin  kendiliğinden kalkması kuralı getirildi.

İletişimin dinlenmesi kararının içeriği, süresi

Ceza Muhakemesi Kanunu  (CMK  135/4),  iletişimin  dinlenmesi, kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararında, yüklenen  suçun  türü, hakkında  tedbir uygulanacak kişinin kimliği,  iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkan veren  kodu,  tedbirin  türü,  kapsamı  ve  süresinin  belirtilmesini  öngörmüştür.

2014-6526 sK değişikliği ile eklenen hüküm gereği; talepte bulunulurken  hakkında  bu madde  uyarınca  tedbir  kararı  verilecek  hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge ve rapor talebe eklenecektir (CMK “2014-6526” 135/2).

İletişimi denetlenecek olan şüpheli, başkasının  telefon,  faks veya bilgisayarını  kullanıyorsa,  bu  takdirde mahkeme  kararında  bu  şahsın da isim ve adresinin bulunması gereklidir.

İletişimin  denetlenmesi  kararı,  yazılı  işlemlerdendir. Gecikmede tehlike olduğu için savcı  tarafından emredilse dahi, emir yazılı olarak verilmelidir.

Kararda  iletişimi  denetlenecek  olan  şüphelinin,  hangi  suç  veya suçları  işlemekten  şüpheli olduğu da belirtilir. Bu  suç  şüphesinin dayandığı şüphe sebeplerinin de hangi delillere dayandığı belirtilecek ve bu şüphe sebebinin kuvvetli olduğu kararda irdelenecektir.

Karar,  neticede  işletmeciye  değil,  Telekomünikasyon  iletişim Başkanlığı‟na (artık BTK) hitap eden bir yazı ile (2005 Yön. 10/1) işlerlik  kazanır.  Ancak,  mahkeme  kararında,  şüphelinin  işlediği  iddia edilen suç, bu suçtan kuşkulanılmasını gerektiren fiilî olgular gibi, ayrıntıların yer alması, soruşturmanın gizliliği açısından büyük sakıncalar taşır. Bu nedenle, BTK‟ya hitap eden mahkeme kararının, kısa bir özet biçiminde kaleme alınması yeterlidir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki, yönetmelikte TiB dese de TiB kapatıldığı  için, bu ifade BTK olarak anlaşılmalıdır.

Hakimin  iletişimin denetlenmesi kararında belirtmesi gereken diğer bir husus, denetlemenin süresidir. Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu süre bir ay daha uzatılabilir (CMK 135/4).

Örgütün  faaliyeti  çerçevesinde  işlenen  suçlarda, hakim her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere, yukarıdaki sürelere ek süre tayin edebilir.

Hakim denetleme süresini tayin ederken, takdir yetkisini kullanır, ama üst süreyi aşamaz.

Olağan dönem ve OHAL’de  iletişimin denetlenmesi kararının verilmesi

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararı, C. savcısının  talebi  üzerine  sulh  ceza  hakimi  tarafından  verilir  (CMK  135/1).

Talepte, hakkında tedbir kararı verilecek olan hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir (CMK 135/2).

Gecikmesinde  sakınca  bulunan  hallerde  C.  savcısının  kararıyla şüpheli  veya  sanığın  iletişimi  dinlenebilir,  kayda  alınabilir  ve  sinyal bilgileri  değerlendirilebilir. C.  savcısı  kararını  derhal  hakim  onayına sunar ve hakim kararını en geç 24 saat  içinde verir. Sürenin dolması veya hakimin aksine karar vermesi halinde tedbir C. savcısı tarafından derhal sonlandırılır (CMK 135/1).

OHAL  soruşturmalarında  da  CMK‟nın  135‟nci,  139‟ncu  ve 140‟ncı maddeleri  uyarınca  yapılacak  olan  iletişimin  tespiti,  dinlenmesi ve kayda alınması, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla  izleme  tedbirlerine  hakim  veya  gecikmesinde  sakınca  bulunan  hallerde  Cumhuriyet  savcısı  tarafından  karar  verilebilir.  Ancak, genel usulden farklı olarak, Cumhuriyet savcısı, kararını beş gün içinde  görevli  hakimin  onayına  sunar.  Hakim,  kararını  beş  gün  içinde açıklar; aksi halde tedbirler kendiliğinden kalkar (KHK 668 m. 3/1-k).

CategoryMakale
Write a comment:

*

Your email address will not be published.

WhatsApp chat
Hemen Ara!