Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri Nelerdir?

Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri Nelerdir?

12 yaşından küçük olanlar ile işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algı­layamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olan 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmayan küçüklerin cezai sorumluluğu bulunmamasına karşın, bu küçükler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır (5237 sayılı Kanunun 31/1. fıkrası ve 2. fıkrasının 1 ve 2. cümlesi).

5237 sayılı Kanunun 56.maddesine göre çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre çocuklara özgü güvenlik tedbirleri 3.7.2005 tarih ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa göre belirlenir.

5237 sayılı Kanununun 6. maddesinin b bendi ile henüz onsekiz yaşını dol­durmamış kişilerin çocuk olduğuna işaret etmiş, 5395 sayılı Kanunun 3.maddesinin 1. fıkrasının a bendine göre daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını dol­durmamış kişilerin çocuk olduğunu vurgulamıştır. Bu iki hüküm birlikte değerlen­dirildiğinde onsekiz yaşından küçükler hakkındaki uygulanacak güvenlik tedbirleri 5395 sayılı Kanununa göre belirlenir.

5395 sayılı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasının a bendinin 1. alt bendine gö­re; suça sürüklenen çocuk: kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddia­sı ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu tarif etmiş; aynı Kanununun 11. maddesinde ise koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorum­luluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağına işaret edilmiştir.

Koruyucu ve destekleyici tedbirler ise 5395 sayılı Kanunun 5 maddesinde dü­zenlenmiştir. Bu hükme göre;

Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma ko­nularında alınacak tedbirlerdir (5395 sayılı K. m. 5/1). Bu tedbirler şunlardır:

Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk ye­tiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözü­münde yol gösterme,

Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak de­vamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanma yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesi,

Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir ne­denle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesi,

Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılması,

Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlama.

Hakkında, barınma tedbiri uygulanan kimselerin, talepleri hâlinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur (5395 sayılı K. m. 5/2).

Tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla birlik­te veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklen­mesi suretiyle tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması hâlinde; çocuk, bu kişile­re teslim edilir. Bu tedbirin uygulanmasında, çocuk hakkında yukarda belirtilen tedbirlerden birisine de karar verilebilir (5395 sayılı K. m. 5/3).

Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranış­larını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olmasının tespiti durumunda cezai sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu halde de yukarıda belirtilen 10.maddede belirtilen tedbirlerden birinin uygulanması gerekir (5237 sayılı K. m. 31/2 f – 2. cümle).

Suça sürüklenen çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hiz­metler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen çocuk hâkimi tarafından alınabilir. Tedbir kararı verilmeden önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabilir. Tedbirin türü kararda gösterilir. Bir veya birden fazla tedbire karar verilebilir. Hâkim, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbire karar verdiği çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir. Hâkim, çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak koruyucu ve destekleyici tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir. Bu karar acele hâllerde, çocu­ğun bulunduğu yer hâkimi tarafından da verilebilir. Ancak bu durumda karar, ön­ceki kararı alan hâkim veya mahkemeye bildirilir. Tedbirin uygulanması, onsekiz yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer. Ancak hâkim, eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir. Mahkeme, korunma ihtiyacı olan ço­cuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkilidir (5395 sayılı K. m. 7).

Korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınır. Tedbir kararlarının uygulanması, kararı veren hâkim veya mahkemece en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir. Hâkim veya mahkeme; denetim memurları, çocuğun velisi, vasisi, bakım ve gözetimini üstlenen kimselerin, tedbir kararını yerine getiren kişi ve kuruluşun temsilcisi ile Cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya re’sen çocuğa uygulanan tedbirin sonuçlarını inceleyerek kaldırabilir, süresini uzatabilir veya değiştirebilir (5395 sayılı K. m. 8).

Derhâl korunma altına alınmasını gerektiren bir durumun varlığı hâlinde çocuk, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakını ve gözelim altına alındıktan sonra acil korunma kararının alınması için Kurum tarafından çocuğun Kuruma geldiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde çocuk hâkimine müracaat edilir. Hâkim tarafından, üç gün içinde talep hakkında karar verilir. Hâkim, cocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekliğinde kişisel ilişkinin tesisine karar verebilir. Acil korunma kararı en fazla otuz günlük süre ile sınırlı olmak üzere verilebilir. Bu süre içinde Kurumca çocuk hakkında sosyal inceleme yapılır. Kurum, yaptığı inceleme sonucunda, tedbir kararı alınmasının gerekmediği sonucuna varırsa bu yöndeki görüşünü ve sağlayacağı hizmetleri hakime bildirir. Çocuğun ailesine teslim edilip edilmeyeceğine veya uygun görülen başkaca bir tedbire hakim tarafından karar verilir. Kurum, çocuk hakkında tedbir karan alınması gerekti­ği sonucuna varırsa hâkimden koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmesini ta­lep eder. (5395 sayılı K. m. 9) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tara­fından, kendisine intikal eden olaylarda gerekli önlemler derhâl alınarak çocuk, resmî veya özel kuruluşlara yerleştirilir (5395 sayılı K. m. 10).

Koruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar verilmesi durumu hariç olmak üzere, su­ça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla, korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında duruşma yapılmaksızın tedbir kararı verilir. Ancak, hâkim zaruret gördüğü hâllerde duruşma yapabilir. Tedbir kararının verilmesinden önce yeterli idrak gücüne sahip olan çocuğun görüşü alınır, ilgililer dinlenebilir, çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmesi istenebilir (5395 sayılı K. m. 13). Çocuk hâkimi tarafından alman tedbir kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. İtiraz, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun itiraza ilişkin hü­kümlerine göre en yakın çocuk mahkemesine yapılır (5395 sayılı K. m. 14).

Yukarıda açıklanan hususları ayrıntılı bir şekilde hükme bağlayan Çocuk Ko­ruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu Ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uy­gulanması Hakkında Yönetmeliğin 6, 7, 8, 10 ve 11. maddeleri birlikte gözetildi­ğinde korucuyu ve destekleyici tedbir kararı verilirken dikkate edilecek hususlar şunlardır:

  • Adlî ve İdarî merciler, kolluk görevlileri, köy ve mahalle muhtarları, bele­diye zabıta memurları, sağlık ve eğitim kuruluşları, diğer kamu kurum ve kuruluş­larının görevlileri, sivil toplum kuruluşları ile bir çocuğun korunma ihtiyacı oldu­ğundan haberdar olanlar, durumu il ve ilçelerdeki sosyal hizmetler müdürlüklerine bildirmekle yükümlüdür.
  • Çocuk veya çocuğun bakımından sorumlu kimseler, çocuğun korunma altı­na alınması amacıyla il ve ilçelerdeki sosyal hizmetler müdürlüklerine başvurabilir.
  • İl ve ilçe sosyal hizmet müdürlükleri, korunma ihtiyacı olan çocuklar hak­kında basın ve yayın organları ile benzeri iletişim araçlarında çıkan haberleri ve her türlü duyumu ihbar kabul ederek ayrıca bir resmî duyuru gelmesini beklemeden ha­rekete geçerek bunları araştırmakla yükümlüdür.
  • İl ve ilçe sosyal hizmet müdürlükleri, çevrelerinde korunma ihtiyacı olan Kurum hizmetinden yararlanamayan çocukları tespit etmek ve gerekli tedbirleri almak amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde bulunur.
  • Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu kendisine bildirilen olaylar ve yükümlülükleri ile ilgili olarak gerekli incelemeyi derhâl yapar. İnceleme ve müteakip işlemler, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlü­ğünün çocuklara ilişkin mevzuatına göre yürütülür.
  • Yapılan inceleme sonucu, müracaatçının gereksinim ve aciliyet durumu göz önünde bulundurularak, Kurumun vermiş olduğu hizmet modellerinden yarar­landırılabilir ya da ilgili kurumlara yönlendirilebilir.
  • Koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alınması gereken hâllerde, il veya il­çe sosyal hizmetler müdürlüğünce çocuk hakkında Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 21 inci maddesine uygun olarak hazırlanacak sosyal inceleme raporu, talep yazısı ekinde mahkemeye veya çocuk hakimine sunulur.
  • Derhal korunma altına alınmasını gerektiren bir durumun varlığı halinde çocuk, sağlık kontrolü yapıldıktan sonra Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakım ve gözetim altına alınır.
  • Acil korunma kararının alınması için Kurum tarafından çocuğun Kuruma çeldiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde çocuk hâkimine müracaat edilir. Hakim tarafından, üç gün içinde talep hakkında karar verilir. Hâkim, çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerektiğinde kişisel ilişkinin tesisine karar verebilir.
  • Acil korunma kararı alınıncaya kadar geçen sürede çocuk; sosyal hizmetler il müdürünün oluruna istinaden Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu­nun hizmet modellerinden yararlandırılır.
  • Acil korunma kararı en fazla otuz günlük süre ile sınırlı olmak üzere verilebilir. Bu süre içinde Kurumca çocuk hakkında sosyal inceleme yapılır. Kurum, yaptığı inceleme sonucunda, tedbir kararı alınmasının gerekmediği sonucuna varır­sa bu yöndeki görüşünü ve sağlayacağı hizmetleri hâkime bildirir. Çocuğun, ailesi­ne teslim edilip edilmeyeceğine veya uygun görülen başkaca bir tedbire hâkim ta­rafından karar verilir.
  • Kurum, çocuk hakkında tedbir kararı alınması gerektiği sonucuna varırsa hâkimden koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmesini talep eder.
  • Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı kimse­lerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınır.
  • Çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu mahkeme kurulup göreve başlayıncaya kadar hakkında kovuşturma başlatılmış olanlar hariç, korunma ihtiya­cı olan çocuklar hakkında tedbir kararları, aile mahkemeleri kurulan yerler bakı­mından bu mahkemeler, kurulu bulunmayan yerler bakımından asliye hukuk mah­kemelerince alınır.
  • Hakkında kovuşturma başlatılmış olan çocuklar için koruyucu ve destek­leyici tedbir kararı kovuşturmanın yapıldığı mahkemece alınır.
  • Soruşturma sırasında, suça sürüklenen çocuk hakkında koruyucu ve des­tekleyici tedbir talebinde bulunulup da mahkeme veya çocuk hâkiminden tedbir ka­rarı alınmış ise kararın bir sureti soruşturma dosyası içine konularak kovuşturma makamlarının bilgisine sunulur.
  • Fiili işlediği sırada oniki yaşından küçük çocuklar ile onbeş yaşını dol­durmamış sağır ve dilsizler hakkında mahkemece, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrası ile 33 üncü maddesi uya­rınca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
  • Fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulu­nan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde mahkemece, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 33 üncü maddesi uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
  • Çocuk hakimi veya mahkemece, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında verilecek tedbir kararlarının usulüne, Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır.
  • Çocuk hâkimi veya mahkemece, koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmeden önce yeterli idrak gücü bulunan çocuğun yazılı veya sözlü olarak görü­şü alınır. Gerektiğinde koruyucu ve destekleyici tedbir kararını istemeye yetkili olan çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse ile Sos­yal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu temsilcileri de dinlenebilir.
  • Görevli (soruşturma aşamasında aile mahkemesi, kovuşturma aşama­sında ise yargılamayı yapan) mahkeme, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında ko­ruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması gereken hâllerde de duruşma yaparak karar vermeye yetkilidir.
  • Aile mahkemeleri, bakmakta oldukları davalar ile ilgili koruyucu ve des­tekleyici tedbir kararı verebilir.
  • Tedbir kararı verilmeden önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırıla­bilir. Ancak, fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bu­lunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının tak­diri bakımından sosyal inceleme yaptırılması zorunludur.
  • Mahkeme veya çocuk hâkimi bir veya birden fazla tedbire karar verebilir. Tedbir kararı verilirken, Kanunun 4 üncü maddesinde öngörülen; kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak görülmesi, kararların verilmesinde ve uygu­lanmasında toplumsal sorumluluğun paylaşılmasının sağlanması temel ilkesinden hareketle çocuğu öncelikle aile içinde destekleyen danışmanlık, eğitim ve sağlık tedbirlerinin alınması esası gözetilir. Ancak; çocuğun teslim edileceği veli, vasi, kanunî temsilcisi veya bakımını üstlenen kimselerin sosyal, ekonomik ve kültürel durumu ile yörenin örf ve âdetleri dikkate alınarak, çocuğun yaşama, gelişme, ko­runma ve katılım hakları ile yarar ve esenliğinin tehlikeye düşebileceğinin tespiti hâlinde; diğer tedbirler yanında kurumda bakım veya barınma tedbiri kararı alın­ması öncelikle değerlendirilir.
  • Tedbir kararında; tedbirin türü ile tedbiri uygulayacak kişi, kurum veya kuruluş adları gösterilir. Gerektiğinde kararda tedbirin süresi de belirtilir.
  • Tedbir kararları verilirken, tedbirin belirli bir yerde uygulanması sonucu­nu doğuracak şekilde hizmet sunumu bakımından idarenin takdir alanını kısıtlaya­cak veya hizmet modellerini ve sınırlarını daraltabilecek uygulamalara sebebiyet verilmemesine özen gösterilir.
  • Çocuk hâkimi veya mahkeme, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verdiği çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir.
  • Hâkim veya mahkeme; denetim görevlileri, çocuğun velisi, vasisi, bakım ve gözetimini üstlenen kimselerin, tedbir kararını yerine getiren kişi ve kuruluşun temsilcisi ile Cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya re’sen çocuğa uygulanan tedbirin sonuçlarını inceleyerek, süresini uzatabilir veya değiştirebilir.
  • Hâkim veva mahkeme, koruvucu ve desteklevici tedbir kararının değiştirilmesi veya süresinin uzatılması yönünde bir karar vermeden önce tedbir kararını uygulayan kişi, kurum veya kuruluştan tedbirin uygulanması hakkında gerekçeli bir rapor isteyebilir.
  • Hâkim, çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak koruyucu ve destek­leyici tedbirin kaldırılmasına karar verebilir. Bu karar acele hâllerde, çocuğun bu­lunduğu yer hâkimi tarafından da verilebilir. Ancak bu durumda karar, önceki kara­rı alan hâkim veya mahkemeye bildirilir.
  • Tedbir kararının kaldırılmasını, denetim görevlileri, çocuğun velisi, vasisi, bakım ve gözetimini üstlenen kimseler, tedbir kararını yerine getiren kişi ve kuru­luşun temsilcileri ile Cumhuriyet savcısı talep edebilir.
  • Tedbirin uygulanması, onsekiz yaşın doldurulmasıyla ayrıca bir karara ge­rek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Ancak hâkim, eğitim ve öğrenimine de­vam edebilmesi için ve çocuğun rızası alınmak suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir.

Yukarıda belirtilen esaslara uygun şekilde hükmedilen koruyucu ve destekle­yici tedbirlerin nereye gönderileceği ve nasıl yerine getirileceği hususu ileride ince­leme konusu yapılacağından tekrardan kaçınmak amacıyla o kısma atıf yapmakla yetiniyorum.

Yaş Küçüklüğü Nedeniyle Özellik Arzeden Diğer Durumlar:

Çocuklar hakkında uygulanacak kurallar, ceza hukuku, yargılama hukuku ve infaz hukukuna ilişkin olmak üzere bir takım özellikler taşır. Bu hükümler şunlar­dır :

a- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası zorunlu olarak seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerekir (5237 sayılı K. m. 50/3).

b- Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişman­lık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluş­ması şartıyla fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış sanıkların işlediği suç­tan dolayı verilen üç yıl veya daha az süreyle hapis cezası ertelenebilir (5237 sayılı K. m. 50/1-2).

c- Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında 53. maddenin 1. fıkrasında hükme bağlanan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma tedbirleri uygulanmaz (5237 sayılı K. m. 53/4).

d- Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suç­lar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanamaz (5237 sayılı K. m. 58/5).

e- Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuış olup da onbeş yaşını doldur­mamış olanlar hakkında 66.maddenin 1. fıkrasında belirtilen sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (5237 sayılı K. m. 66/2).

f- Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuış olup da onbeş yaşını doldur­mamış olanlar hakkında 68.maddenin 1. fıkrasında belirtilen sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilemez. (5237 sayılı K. m. 68/2 )

g- Şüpheli veya sanık onsekiz yaşından küçük olması halinde istemi aranmak­sızın bir müdafii atanır (5271 sayılı K. m. 150/2).

h- Sanık, onsekiz yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır; hüküm de kapalı duruşmada açıklanır (5271 sayılı K. m. 185).

i- Çocuklar haklarındaki cezalar çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında infaz edilir (5275 sayılı K. m. 11). Çocuk hükümler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ayrıca ve açıkça düzenlenmiş (5275 sayılı K. m. 46) ve verilen disiplin ce­zalarının infazıda aynı Kanunun 48/5. maddesinde hükme bağlanmıştır.

k- Çocuklar hakkında verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ce­zalar hapse çevrilemez. Bu halde para cezasının tahsili amacıyla ilam mal memur­luğuna gönderilir. Bu makamca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adli para cezası tahsil edilir (5275 sayılı K. m. 106/4- H).

I- Koşullu salıverme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onsekiz yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır ve onsekiz yaşından küçük olan hükümlüler, denetim süresinde eğitimlerine, gerek­tiğinde barınma imkanı da bulunan bir kurumda devam ederler (5275 sayılı K. m. 107/5-8)

m- Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır. (5395 sayılı K. m. 15)

n- Gözaltına alman çocuklar, kolluğun çocuk biriminde tutulur. (5395 sayılı K. m. 16)

o- Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlenmesi halinde soruşturma ve ko­vuşturma ayrı yürütülür. (5395 sayılı K. m. 17)

p- Çocuklar zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılmaksızın nakledilir. (5395 sayılı K.m. 18)

r- Şartların bulunması halinde fiil için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı üç aydan fazla ve iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektirir ise, Cumhuriyet savcısı tarafından deliller toplandıktan sonra şüpheli hakkında açılacak kamu davası; beş yıl süreyle ertelenebilir. (5395 sayılı K. m. 19)

s- Suça sürüklenen çocuklar hakkında soruşturma veya kovuşturma evrele­rinde adlî kontrol tedbirine karar verilebilir. (5395 sayılı Kanunun 20) Ancak onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez (5395 sayılı K. m. 21).

ş- Çocuk, velisi, vasisi, mahkemece görevlendirilmiş sosyal çalışma görevlisi, çocuğun bakımını üstlenen aile ve kurumda bakılıyorsa kurumun temsilcisi duruş­mada hazır bulunabilir.Mahkeme veya hâkim, çocuğun sorgusu veya çocuk hak­kındaki diğer işlemler sırasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurabilir. Duruşmalarda hazır bulunan çocuk, yararı gerektirdiği takdirde duruşma sa­lonundan çıkarılabileceği gibi sorgusu yapılmış çocuğun duruşmada hazır bulundulmasına da gerek görülmeyebilir (5395 sayılı K. 22).

t- Şartların bulunması halinde çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza, en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir (5395 sayılı K. m. 23).