HER BİR SANIĞIN EYLEMİNİN MAĞDURENİN RUH SAĞLIĞININ BOZULMASINA ETKİSİ AÇISINDAN İNCELENİP DEĞERLENDİRİLMEK SURETİYLE AYRI AYRI RAPOR ALINMASI GEREKTİĞİ – EKSİK ARAŞTIRMA – HÜKMÜN BOZULDUĞU

T.C YARGITAY
14.Ceza Dairesi
Esas: 2015 / 8845
Karar: 2016 / 15
Karar Tarihi: 11.01.2016

ÖZET: Somut olayda; tüm sanıklar haklarındaki dava dosyaları ile gerekmesi halinde de mağdurenin gönderilerek, her bir sanığın eyleminin mağdurenin ruh sağlığının bozulmasına etkisi açısından incelenip değerlendirilmek suretiyle tıbben nitelendirilerek, 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesi anlamında mağdurenin ruh sağlığının her bir suç yönünden ayrı ayrı bozulup bozulmadığına dair Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor alınıp sonucuna göre, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde nazara alınarak, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken “mağdurenin ruh sağlığının tüm sanıkların eylemlerinin birlikte etkisi ile bozulduğu” şeklindeki raporla yetinilerek eksik araştırma ile sanık hakkında TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

(5237 S. K. m. 103)

Dava ve Karar: İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına,

Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Mağdurenin, dosyanın sanığı dışında bir kısmı basit, bir kısmı da nitelikli olmak üzere yirmi yedi kişinin daha cinsel istismarına maruz kalıp her bir sanık için ayrı ayrı davalar açılmasının ardından tüm dosyalar birleştirildikten sonra (… isimli kişinin dosyası hariç) maruz kaldığı eylemler nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı ve bozulduğunun tespit edilmesi halinde de her bir sanığın eylemleri teker teker irdelenmek suretiyle hangi eylemlerden ötürü bozulduğunun tespit edilmesi istenilerek bütün sanıklar yönünden rapor alındığı, ancak Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.05.2012 tarihli raporunda, mağdurenin ruh sağlığının suça sürüklenen çocuk … dışındaki diğer tüm sanıkların eylemlerinin birlikte etkisiyle bozulduğu bildirildiği halde, her bir sanığın farklı zamanlardaki eylemleri sebebiyle mağdurenin ruh sağlığının her bir suç yönünden ayrı ayrı bozulup bozulmadığı hususlarında açık bir tespite yer verilmediğinin anlaşılması karşısında, hükme esas alınan raporun içerik itibariyle açıklayıcı ve kanaat verici nitelikte bulunmadığı da gözetilerek, öncelikle tüm sanıklar haklarındaki dava dosyaları ile gerekmesi halinde de mağdurenin gönderilerek, her bir sanığın eyleminin mağdurenin ruh sağlığının bozulmasına etkisi açısından incelenip değerlendirilmek suretiyle tıbben nitelendirilerek, 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesi anlamında mağdurenin ruh sağlığının her bir suç yönünden ayrı ayrı bozulup bozulmadığına dair Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor alınıp sonucuna göre, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde nazara alınarak, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken “mağdurenin ruh sağlığının tüm sanıkların eylemlerinin birlikte etkisi ile bozulduğu” şeklindeki raporla yetinilerek eksik araştırma ile sanık hakkında TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 11.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...