CMK m. 135 İletişimin Denetlenmesi Nedir? Nasıl Yapılır?

Zilyetliğin İadesi İstemi ve El Atmanın Önlenmesine İlişkin Dava Dilekçesi Örneği

CMK m. 135 İletişimin Denetlenmesi Nedir? Nasıl Yapılır?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Dördüncü Kısım-Beşinci Bölümünün başlığı “Telekomüni­kasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi” şeklinde belirlenmiş olmakla, klasik posta dışın­daki her türlü iletişim, elektronik posta, faks vs. de dahil olmak üzere 135. madde kapsamında değerlendirilmelidir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. mad­desinde düzenlenmiş olan bu koruma tedbirine başvurabilmek için her şeyden önce, maddede katalog şeklinde belirtilen bir suç nedeniyle ya­pılan soruşturma veya yürütülen kovuşturma söz konusu olmalıdır. Başka bir ifadeyle, bu koruma tedbiri bakımından da katalog sistemi geçerli ol­makla, katalogda sayılan suçlar haricinde dinle­me, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendi­rilmesi engellenmek istenmiştir (CMK m. 135/7). Ancak mobil telefonların yerinin tespiti bakımın

dan böyle bir sınırlama mevcut değildir. Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için, mobil telefo­nun yeri, hâkim veya gecikmesinde sakınca bu­lunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararına istinaden tespit edilebilecek, bu hususa ilişkin olarak verilen kararda, mobil telefon numarası ve tespit işleminin süresi belirtilecek, tespit işlemi en çok iki ay için yapılabilecek, bu süre, bir ay daha uzatılabilecektir (CMK m. 135/5).

7258 sayılı Kanun’un 1. fıkrasın­da sayılan suçlar ile TCK’nın 228. maddesinde düzenlenen “Ku­mar oynanması için yer ve imkan sağlama” suçu ile 2313 sayılı Ka­nun’un 23. maddesi için de bu im­kanın getirilmiş olduğuna dikkat edilmelidir.

Diğer bir şart ise suç işlendiğine ilişkin so­mut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeple­rinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması şeklinde Kanun’da ifade edilmiştir. Burada altı çizilmesi gereken husus, 6526 sayılı Yasa değişikliğinden önce salt “kuv­vetli şüphe”nin kendisi yeterli kabul edilmekte iken, bu Yasa değişikliği ile “somut delillere da­yanan” kuvvetli şüphe aranır hâle gelmiştir.

Şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespit edilmesi, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendi­rilmesi ancak hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kara­rıyla mümkün olabilecektir. Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Süre­nin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tara­fından derhâl kaldırılır.

Öte yandan 6526 sayılı Yasa değişikliği ile bu koruma tedbiri bakımından bir de şekli koşul ortaya konulmuş ve talepte bulunulurken hak­kında bu madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyor­sa kullanıcısını gösterir belge veya raporun da eklenmesi gerektiği yasa koyucu tarafından ifade edilmiştir (CMK m. 135/2).

Şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespit edilmesi, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendi­rilmesine ilişkin kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, ileti­şim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belirtilir. Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu süre, bir ay daha uzatılabilir. Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesin­de işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, mahkeme yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve top­lam üç ayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir (CMK m. 135/4).

Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebile­cek kişilerle arasındaki iletişimi ise kayda alına­maz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu duru­mun anlaşılması hâlinde, alınan kayıtların derhâl yok edilmesi gerekir (CMK m. 135/2). Dikkat edi­leceği üzere, bu düzenleme ile birlikte, yalnızca kayda alma yasaklanmakta, tespit ve dinleme engellenmemektedir.

Öte yandan, Kanun’un 136. maddesinde de şüpheli veya sanığa yüklenen suç dolayısıyla müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında 135. madde hükümlerinin uygulanamayacağı ifade edilmiştir. Burada her ne kadar mobil telefon ifade edilme­miş ise de tanıklıktan çekinebilecek kişiler ara­sında, Kanun’un 46. maddesi uyarınca, müdafi de bulunduğundan, yukarıda belirttiğimiz 135/2. hükmünden müdafi de yararlanabilecek, başka bir ifadeyle, müdafiin de şüpheli veya sanıkla olan iletişimi kayda alınamayacaktır.

135. maddeye 6572 sayılı Yasa ile Ara- lık-2014’te eklenen 6. fıkra ile şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine başvurulmasına ilişkin olarak ise ayrı bir usul benimsenmiştir. Buna göre, bu kararı vermeye yetkili olan soruşturma evresinde hâkim (sulh ceza hâkimi), kovuşturma evresinde mahke­medir. Kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracı­nın türü, telefon numarası veya iletişim bağlantı­sını tespite imkân veren kodu ve tedbirin süresi belirtilir.

Kararın İcrası

135 inci maddeye göre verilecek karar gere­ğince Cumhuriyet savcısı veya görevlendireceği adlî kolluk görevlisi, telekomünikasyon hizmeti veren kurum ve kuruluşların yetkililerinden ile­tişimin tespiti, dinlenmesi veya kayda alınması işlemlerinin yapılmasını ve bu amaçla cihazla­rın yerleştirilmesini yazılı olarak istediğinde, bu istem derhâl yerine getirilir; yerine getirilmemesi hâlinde zor kullanılabilir. İşlemin başladığı ve bi­tirildiği tarih ve saat ile işlemi yapanın kimliği bir tutanakla saptanır (CMK m. 137/1).

135 inci maddeye göre verilen karar gere­ğince tutulan kayıtlar, Cumhuriyet Savcılığınca görevlendirilen kişiler tarafından çözülerek metin hâline getirilir. Yabancı dildeki kayıtlar, tercüman aracılığı ile Türkçe’ye çevrilir (CMK m. 137/2).

İletişim İçeriklerinin Yok Edilmesi

135 inci maddeye göre verilen kararın uygu­lanması sırasında şüpheli hakkında kovuşturma­ya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da aynı maddenin birinci fıkrasına göre hâkim onayının alınamaması halinde, bunun uygulanmasına Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl son verilir. Bu durumda, yapılan tespit veya dinlemeye iliş­kin kayıtlar Cumhuriyet savcısının denetimi altın­da en geç on gün içinde yok edilerek, durum bir tutanakla tespit edilir (CMK m. 137/3).

Bildirim

Tespit ve dinlemeye ilişkin kayıtların yok edilmesi halinde soruşturma evresinin bitiminden itibaren, en geç onbeş gün içinde, Cumhuriyet Başsavcılığı, tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında ilgilisine yazılı olarak bilgi verir (CMK m. 137/4).

Tesadüfen Elde Edilen Delil (CMK m. 138/2)

Yukarıda arama veya elkoyma koruma ted­birlerinin uygulanması sırasında tesadüfen delil elde edilmesi durumunu incelemiştik. Kanun’un 138/2. maddesi hükmüne göre ise telekomüni­kasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenme­si sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan bi­rinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınacak ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildiri­lecektir.

Leave a Reply

Call Now Button
WhatsApp chat