CMK m. 123 El koyma Nedir? El koyma İşlemi Nasıl Yapılır?

Çekten Cayma Talep Dilekçesi

CMK m. 123 El koyma Nedir? El koyma İşlemi Nasıl Yapılır?

Bir koruma tedbiri olarak el koyma, rıza bu­lunmayan hâllerde zorla bir şeyi alma yetkisini, zilyedin, ileride delil olabilecek ya da müsadere edilebilecek bir malvarlığı değerinin üzerindeki tasarruf yetkisinin, rızası olmamasına rağmen, kaldırılmasını ifade eder. Kişi, bu tür değerleri rızasıyla teslim ederse, bunlar koruma altına alı­nır. Bu türden eşyaları yanında bulunduran kişi rızasıyla teslim etmezse, bunlara el konulur; yani bunlar zilyedinden zorla alınır. Buna ilişkin dü­zenlemeler şu şekildedir:

CMK m. 123/1’e göre, “İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsade­resinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır.’’ Ancak yanında bulundu­ran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya el konulabilir (CMK m. 123/2). Ayrıca ispat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerlerini yanında bulunduran kişi, istem üze­rine bu şeyi göstermek ve teslim etmekle yü­kümlüdür (CMK m. 124/1). Kaçınma hâlinde ise bu şeyin zilyedi hakkında disiplin hapsine ilişkin hükümler uygulanır. Şüpheli veya sanık ya da tanıklıktan çekinebilecekler hakkında ise bu hü­küm uygulanmaz (CMK m. 124/2).

ARAMA KARARI OLMADAN DA EL­KOYMA İŞLEMİ YAPILABİLECEĞİ GİBİ ARAMA NETİCESİNDE BULU­NAN HER EŞYAYA MUTLAKA ELKO- NULMASI GEREKTİĞİ GİBİ SONU­CA DA VARILMAMALIDIR!

Devlet Sırrı Niteliğindeki Belgeler ve El Konulamayacak Belgeler

CMK m. 125/1’e göre de “Bir suç olgusuna ilişkin bilgileri içeren belgeler, Devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz.” Dolayısıyla devlet sırrı niteliğindeki belgelere de el konula­bilir.

Devlet sırrı niteliğindeki bilgileri içeren bel­geler, ancak mahkeme hâkimi veya heyeti tara­fından incelenebilir. Bu belgelerde yer alan ve sadece yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan bilgiler, hâkim veya mahkeme baş­kanı tarafından tutanağa kaydettirilir (CMK m. 125/2).

Ancak yukarıda yer alan hükümler, yalnızca hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha faz­la olan suçlarla ilgili olarak uygulanır (CMK m. 125/3).

CMK m. 126’da da şüpheli veya sanık ile (CMK m. 45, 46’ya göre) tanıklıktan çekinebile­cek kimseler arasındaki mektuplara ve belgelere el konulamayacağı düzenlenmiştir. Ancak bunun için bu mektup ve belgelerin tanıklıktan çekinme hakkına sahip kimselerin yanlarında bulunma­sı aranmıştır. Başka kimselerin elinde bulunan mektup ve belgelere el konulabilecektir.

Ayrıca Anayasa’nın 30. maddesine göre de “Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz. ”

El Koyma Kararını Verme Yetkisi

Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, el koyma işlemini gerçekleştirebilir (CMK m. 127/1). Kural, el koyma kararını soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminin vermesidir. Kovuşturma ev­resinde ise bu karar olaya bakan mahkeme tara­fından verilir. Ayrıca el koyma kararı ister hâkim/ mahkeme isterse de Cumhuriyet savcısı veya kolluk amiri tarafından verilsin, bu kararın mutla­ka yazılı olması gerekir.

Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan iti­baren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar (CMK m. 127/3). Ayrıca zilyetliğinde bulunan eşya veya diğer mal­varlığı değerlerine elkonulan kimse de hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini iste­yebilecektir (CMK m. 127/4).

El Koyma Kararının İcrası

El koyma işleminden sonra bir tutanak tutu­lur ve kolluk görevlisinin açık kimliği bu tutanağa geçirilir (CMK m. 127/2).

Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağ­dura gecikmeksizin bildirilir (CMK m. 127/5). Bildirimin, el koyma kararının infazından sonra yapılması gerekir. Çünkü kanun el koyma kara­rının değil, el koyma işleminin bildirilmesinden bahsetmektedir.

Askerî mahallerde yapılacak elkoyma işle­mi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tara­fından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca bu­lunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı em­riyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir.

Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuştur­ma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anla­şılması halinde, re’sen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir (CMK m. 131/1).

Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma hükümlerine göre, elkonulan eşya veya diğer malvarlığı değerleri, suçtan zarar gören mağdu­ra ait olması ve bunlara delil olarak artık ihtiyaç bulunmaması halinde, sahibine iade edilir (CMK m. 131/2).

Arama veya elkoyma koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında, yapılmakta olan soruş­turma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabile­cek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir (CMK m. 138/1).

El Konulan Eşyanın Muhafazası veya Elden Çıkarılması (CMK m. 132)

Elkonulan eşya, zarara uğraması veya de­ğerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme teh­likesinin varlığı halinde, hükmün kesinleşmesin­den önce elden çıkarılabilir.

Elden çıkarma kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde mahkeme tarafın­dan verilir.

Karar verilmeden önce eşyanın sahibi olan şüpheli, sanık veya ilgili diğer kişiler dinlenir; el­den çıkarma kararı, kendilerine bildirilir.

Elkonulan eşyanın değerinin muhafazası ve zarar görmemesi için gerekli tedbirler alınır.

Elkonulan eşya, soruşturma evresinde Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından, bakım ve gözetimiyle ilgili tedbirleri almak ve istendiğinde derhâl iade edil­mek koşuluyla, muhafaza edilmek üzere, şüphe­liye, sanığa veya diğer bir kişiye teslim edilebilir. Bu bırakma, teminat gösterilmesi koşuluna da bağlanabilir.

Elkonulan eşya, delil olarak saklanmasına gerek kalmaması halinde, rayiç değerinin derhâl ödenmesi karşılığında, ilgiliye teslim edilebilir. Bu durumda müsadere kararının konusunu, ödenen rayiç değer oluşturur.

Özel El Koyma Hâlleri

Taşınmazlara, Hak ve Alacaklara El Koyma

Taşınmazlara, hak ve alacaklara el konula­bilmesi için öncelikle, Ceza Muhakemesi Kanu- nu’nun 128/1. maddesi hükmüne göre, soruştur­ma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delil­lere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunmalıdır.

Öte yandan, bu hüküm mucibince el koy­ma kararı verilebilmesi için el konulan malvarlığı değerinin mülkiyetinin mutlaka şüpheli veva sanığa ait olması gerekirse de bunların zil­yetliğinin mutlaka şüpheli veva sanıkta olma­sı gerekmez. Zira hükmün devamında; “somut olarak belirlenen bu taşınmaz, hak, alacak ve di­ğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, elkoyma işlemi yapılabilir.” denmek suretiy­le bu husus açıkça vurgulanmıştır.

Taşınmaz, hak ve alacaklardan anlamamız gereken ise;

  1. Taşınmazlar,
  2. Kara, deniz veya hava ulaşım araçları,
  3. Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesap,
  4. Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklar,
  5. Kıymetli evrak,
  6. Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık payla­rı,
  7. Kiralık kasa mevcutları,
  8. Diğer malvarlığı değerleri

şeklinde 128. maddede belirlenmiştir.

Taşınmaza elkonulması kararı, tapu kütüğü­ne şerh verilmek suretiyle icra edilir.

Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkın­da verilen elkoyma kararı, bu araçların kayıtlı bu­lunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur.

Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba elkonulması kararı, teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili banka veya malî kuruma ayrıca tebliğ edilir. El­koyma kararı alındıktan sonra, hesaplar üzerin­de yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik iş­lemler geçersizdir.

Şirketteki ortaklık paylarına elkoyma kararı, ilgili şirket yönetimine ve şirketin kayıtlı bulundu­ğu ticaret sicili müdürlüğüne teknik iletişim araç­larıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili şirkete ve ticaret sicili müdürlüğüne ayrıca tebliğ edilir.

Hak ve alacaklara elkoyma kararı, ilgili ger­çek veya tüzel kişiye teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili gerçek veya tüzel kişiye ayrıca tebliğ edilir.

Ayrıca 128. maddeye göre el koyma kara­rının verilebilmesi için Kanun’da katalog sistem esası kabul edilmiş ve hangi suçlar bakımından el koyma kararının verilebileceği tahdidi olarak sayılmıştır. Burada önemli olan husus ise,

6763 sayılı Kanun ile söz konu­su suçlar arasına tefeciliğin da­hil edilmesi ve ayrıca bu madde hükümlerine göre elkoymaya ve onuncu fıkra uyarınca kayyım atanmasına ancak hâkimin karar verebileceği ile bu madde uya­rınca elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi gerektiğinde bu malvarlığı değerlerinin yöneti­mi amacıyla kayyım atanabilece­ği, bu durumda 133 üncü madde hükümlerinin kıyasen uygulana­cağıdır.

Bu madde kapsamında elkoyma kararı alı­nabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenle­me ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Bu rapor en geç üç ay içinde hazırlanır. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre talep üzerine iki ay daha uza­tılabilir (CMK m. 128/1).

6763 sayılı Kanun ile yapılan de­ğişiklikle gerek bu madde hüküm­lerine göre elkoymaya gerek kay­yım atanmasına ancak hâkimin karar verebileceği belirtilmiştir.

Öte yandan, genel el koymadan farklı ola­rak, taşınmaz, hak ve alacaklara yalnızca mah­keme tarafından karar verilebileceğine, Cumhu­riyet savcısı veya kolluğa bu yetkinin verilmemiş olduğuna da dikkat edilmelidir.

Postada El Koyma (CMK m. 129)

Suçun delillerini oluşturduğundan şüphe edilen ve gerçeğin ortaya çıkarılması için so­ruşturma ve kovuşturmada adliyenin eli altında olması zorunlu sayılıp, posta hizmeti veren her türlü resmî veya özel kuruluşta bulunan gönde­rilere, hâkimin veya gecikmesinde sakınca bulu­nan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararı ile el konulabilir. Dikkate değer ki burada kolluğa her­hangi bir yetki verilmemiştir. Ayrıca Cumhuriyet savcısının, kararını hâkim onayına sunması ya da hâkimin, kararını açıklaması gereken bir sü­reden de bahsedilmemektedir.

Postadan maksat yalnızca resmi kuruluşla­rın gönderileri olmayıp, özel kargo şirketleri veya otobüslerle yapılan taşımalar da bu anlamda gönderi olarak kabul edilmektedir.

Hâkim kararının veya Cumhuriyet savcısının emrinin kendilerine bildirilmesi üzerine elkoyma işlemini yerine getiren kolluk memurları, birinci fıkrada belirtilen gönderilerin içinde bulunduğu zarfları veya paketleri açamazlar. Elkonulan gön­deriler, ilgili posta görevlilerinin huzuru ile mühür altına alınıp derhâl elkoyma kararını veya emrini veren hâkim veya Cumhuriyet savcısına teslim edilir.

Soruşturma ve kovuşturmanın amacına za­rar vermek olasılığı bulunmadıkça, alınmış ted­birler ilgililere bildirilir

Açılmamasına veya açılıp da içeriği bakı­mından adliyenin eli altında tutulmasına gerek bulunmadığına karar verilen gönderiler, hemen ilgililerine teslim olunur

Avukat Bürolarında El Koyma (CMK m. 130)

Tıpkı arama koruma tedbirinde olduğu gibi el koyma için de yasa koyucu avukat büroları bakımından ayrık hükümler sevk etmiştir. Buna göre;

Arama sonucu elkonulmasına karar veri­len şeyler bakımından bürosunda arama yapı­lan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, bunların avukat ile müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda, bu şey ayrı bir zarf veya paket içe­risine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve bu konuda gerekli kararı vermesi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminden, kovuşturma ev­resinde hâkim veya mahkemeden istenir. Yetkili hâkim elkonulan şeyin avukatla müvekkili arasın­daki meslekî ilişkiye ait olduğunu saptadığında, elkonulan şey derhâl avukata iade edilir ve ya­pılan işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır. Dolayısıyla avukat bürolarında bulunan avukat ile müvekkili arasındaki mesleki ilişkiye ait olan eşyaların el konulamayacak türden eşyalar oldu­ğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu fıkrada öngörü­len kararlar, yirmidört saat içinde verilir.

Postada elkoyma durumunda bürosunda arama yapılan avukat veya baro başkanı veya onu temsil eden avukatın karşı koyması üzerine ikinci fıkrada belirtilen usuller uygulanır.

Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini (Şirkete El Koyma) (CMK m. 133)

Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde iş­lenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe se­beplerinin varlığı (1) ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması (2) halinde; so­ruşturma ve kovuşturma sürecinde, hâkim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili ola­rak kayyım atayabilir. Atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kay­yımın onayına bağlı kılındığı veya yönetim orga­nının yetkilerinin tümüyle ya da ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin kayyıma verildiği açıkça belirtilir. Kayyım tayinine ilişkin karar, ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun vasıtalarla ilan olunur.

Yukarıdaki hükümden de anlaşılacağı üze­re, bu koruma tedbirine hem kovuşturma hem soruşturma sürecinde yalnızca hâkim veya mahkeme kararıyla başvurulabilmektedir. Ancak tıpkı taşınmaz, hak ve alacaklara el konulmasın­da olduğu gibi burada Cumhuriyet savcısı veya kolluğa bu yetkinin verilmediğine özellikle dikkat edilmelidir.

Şirket yönetimine kayyım atanmasındaki te­mel amaç, şirket yönetimlerine el koyma hâllerin­de ortaya çıkan şirketlerin önemli değer kayıpla­rının önüne geçmektir.

Şirket yönetimi için kayyım atanması, el koy­manın özel bir türü olup, şirket yönetimine kay­yım atanması suretiyle şirketin malvarlığı dene­tim altında tutulmaktadır.

Öte yandan, bu hüküm mucibince şirkete kayyım tayin edilebilmesi için de 133. maddede sayılan suçlardan birinin şirketin faaliyeti çerçe­vesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe bulunmalıdır. Eş söyleyişle, bu maddede de yasa koyucu katalog sistemini kabul etmiştir.

Hâkim veya mahkemenin kayyım hakkında takdir etmiş bulunduğu ücret, şirket bütçesinden karşılanır. Ancak, soruşturma veya kovuşturma konusu suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadı­ğı veya beraat kararının verilmesi halinde; ücret olarak şirket bütçesinden ödenen paranın tama­mı, kanunî faiziyle birlikte Devlet Hâzinesinden karşılanır. Öte yandan, bu madde uyarınca ata­nan kayyımların görevleriyle ilgili iş ve işlemle­rinden dolayı tazminat davaları Devlet aleyhine açılır ve Devlet de 1 yıl içinde rücu eder.

Bilgisayarlarda, Bilgisayar Prog­ramlarında ve Kütüklerinde Arama, Kopyalama ve El Koyma (CMKm. 134)

Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebep­lerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cum­huriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisa­yar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar veri­lir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen karar­lar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çö­zümü yapılan metinler derhâl imha edilir.

Yeni düzenleme ile belli koşul­larda Cumhuriyet savcısına da bu yetkinin verildiğine dikkat edil­melidir.

Yukarıdaki hükümde özellikle dikkat edilme­si gereken, belirtilen koruma tedbirine başvurulabilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığının aranacak olma­sıdır. Zira anılan düzenleme 6526 sayılı Yasa değişikliği ile mevzuata dahil olmuştur.

Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgi­sayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ula­şılamaması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün ya­pılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edi­lir.

Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. Bu yedekten bir kopya çıka­rılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.

Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alı­nan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tuta­nağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat