Ceza Yargılamasında Duruşmanın Yürüyüşü

Önalım Nedeniyle Tapu İptali Tescil Davasında Vekalet Ücreti

Ceza Yargılamasında Duruşmanın Yürüyüşü

Duruşmada Hazır Bulunacaklar

Yukarıda da belirttiğimiz üzere, Kanun’un 188/1. maddesinde; hâkimlerin, savcının, zabıt kâtibinin ve zorunlu müdafiin duruşmada hazır bulunacağı düzenlenmiştir.

Kanun’un 188/3. maddesine göre ise, “Bir oturumda bitmeyecek davada, herhangi bir ne­denle bulunamayacak üyenin yerine geçmek ve oya katılmak üzere yedek üye bulundurulabilir.”

6545 sayılı Kanun ile sulh ceza mahkemele­ri sulh ceza hâkimliklerine dönüştürüldüğünden, sulh ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalar­da Cumhuriyet savcısının bulunmayacağına iliş­kin hüküm de yürürlükten kaldırılmıştır.

Birden çok Cumhuriyet savcısı ve birden çok avukat aynı zamanda duruşmaya katılabi­lecekleri gibi aralarında işbölümü de yapabilirler (CMK m. 189).

Sanık veya mağdur, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa; mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir (CMK m. 202/1). Engelli olan sanığa veya mağdura, duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar, anlayabilecekleri biçimde anlatılır (CMK m. 202/2). Bu kural soruşturma

evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanık­lar hakkında da uygulanır. Bu evrede tercüman, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır (CMK m. 202/3). Ayrıca sanık (6411 sayılı Kanun’un bir yeniliğidir);

  1. İddianamenin anlatılması,
  2. Esas hakkındaki mütalaanın verilmesi,

üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilir. Bu durumda tercüme hizmetleri, beşinci fıkra uyarınca oluşturulan listeden, sanı­ğın seçeceği tercüman tarafından yerine getirilir. Bu tercümanın giderleri Devlet Hazinesince kar­şılanmaz. Bu imkân, yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik olarak kötüye kulla­nılamaz (CMK m. 202/4).

Sanığın İstinabe Yoluyla Sorguya Çekilmesi

Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile müda­fiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu de­ğildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur (CMK m. 196/2). Sorgu tutanağı duruş­mada okunur (CMK m. 196/3).

Hâkim veya mahkeme zorunlu gördüğü du­rumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulu­nan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmala­ra katılmasına karar verilebilir (CMK m. 196/4). Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruş­ma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir (CMK m. 196/6).

Duruşmanın Başlaması (CMK m. 191)

Sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulun­madığı, çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gel­medikleri saptanarak duruşmaya başlanır. Sa­nık, duruşmaya bağsız olarak alınır. Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın başladığını, iddianamenin kabulü kararını okuyarak açıklar. Daha sonra tanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarılırlar.

Duruşmada, sırasıyla;

  1. Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır,
  2. İddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağı­nı oluşturan eylemler ve deliller ile suçla­manın hukuki nitelendirmesi anlatılır,
  3. Sanığa, yüklenen suç hakkında açıkla­mada bulunmamasının kanunî hakkı ol­duğu ve 147 nci Maddede belirtilen diğer haklan bildirilir,
  4. Sanık açıklamada bulunmaya hazır ol­duğunu bildirdiğinde, usulüne göre sor­gusu yapılır.

Duruşmanın İdaresi ve Düzeni

Duruşma sırasında çeşitli makam ve kişile­rin katılımıyla yapılan işlerin belli bir düzen içeri­sinde yürütülmesi gerekir. İşte bu nedenle yasa koyucu tarafından duruşmanın idaresi ve düzeni­ne ilişkin birçok hüküm konulmuştur.

Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmayı yönetir ve sanığı sorguya çeker; delillerin ikame edilmesini sağlar (CMK m. 192/1). Duruşmada il­gili olanlardan biri duruşmanın yönetimine ilişkin olarak mahkeme başkanı tarafından emrolunan bir tedbirin hukuken kabul edilemeyeceğini öne sürerse mahkeme, bu hususta bir karar verir (CMK m. 192/2).

Duruşmanın düzeni, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından sağlanır (CMK m. 203/1).

Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kulla­nılmasını engellememek koşuluyla salondan çı­karılmasını emreder (CMK m. 203/2). Kişi dışarı çıkarılması sırasında direnç gösterir veya karı­şıklıklara neden olursa yakalanır ve hâkim veya mahkeme tarafından, avukatlar hariç, verilecek bir kararla derhâl dört güne kadar disiplin hapsi­ne konulabilir. Ancak çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz (CMK m. 203/3).

Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlike­ye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma sa­lonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse, otu­rumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanı­ğın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alın­masına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır (CMK m. 204).

Bir kimse, duruşma sırasında bir suç işlerse, mahkeme olayı tespit eder ve bu hususta düzen­leyeceği tutanağı yetkili makama gönderir; gerek görürse failin tutuklanmasına da karar verebilir (CMK m. 205).

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat