Boşanma davalarında telefon dinlemesi yapılabilir mi?

Boşanma davaları uzun bir süreçtir. Ve bu süreçte taraflar delil sunma ve tanık dinletme hakları vardır. Mahkemeden boşanma davalarında, hukuk davalarında, cep telefon ile yapılan görüşmelerin, ses kayıtlarının, veya metin kayıtların dökümünü Aile mahkemeleri tarafından bu taleplerini reddedilecektir. Ayrıca operatörün ses kayıtlarının, mesaj kayıtlarının 3. Kişi ile paylaşmasında suçtur, kurum yöneticileri cezalandırılabilir ve operatör hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına neden olabilir.

Telefon dinlenmelerinin ve bu şekilde olan talepler Aile hukuku kapsamında kabul edilemez ise de, bu bilgileri belirli şartalar halinde ceza hukuku kapsamında mümkün olabilir.

Kendim bu kayıtları elde edebilir miyim?

Boşanma davalarında yalnızca belirli belgeler talep edilebilir: aranan numara, aranan tarih ve saat veya mesaj gönderilen numara, tarih ve saati. Bu bilgileri sadece mahkeme kararı ile istenilebilir.  Şahsen karşı tarafın GSM dökümlerini talep ederseniz şirketten olumlu bir cevap alamazsınız. Yani hiçbir şekilde Aile Mahkemesi konuşmaların içeriğini bilemez. Verilen dökümler sayesinde kişinin ne kadar süre konuştuğunu, olağan dışı saatlerde ve süreleri normalin çok yukarısında olduğunu belgeler, ve bu durum ispatlarımızı kolaylaştırır ve diğer delil ve tanıklarımızı destekler.

Fakat Mahkeme kararı ile olmayan ses, video kayıtları ve mesajlar delil olarak sunulabilir. Ancak bu kayıtların delil olarak kabul edilmesi için nasıl elde edildiğine bağlıdır.

Ne şekilde kayıtları elde edersem kabul edilemez?

HMK 189/2m. “Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz”.

Bir kişi iddiasını ispat etmek adına USULE VE YASAYA uygun her türlü delile başvurabilir. Usule ve yasaya uygun olarak elde edilen deliler, ses, video, mesaj vb. dava dosyasına sunulabilir. Usule ve yasaya uygun ne anlama gelir? Bir delilin usule ve yasaya uygun şekilde elde edilmesi, casus yazılımlar, hukuksuz dinlemeler, tehdit altında veya baskı altında alınması gibi hallerin bulunmaması gerekir. Hukuki sınırlar içerisinde elde edilen ses kaydı, video kaydı ve benzeri kayıtlar boşanma davalarında delil olarak kullanılabilir.

Bir delilin yaratılması hukuka aykırıdır ve delil olarak dosyaya sunulması mümkün değildir. Yani örneğin bir ses kaydının veya video kaydının başka bir video ya eklenmesi veya bazı bölümlerinin çıkarılması, esasın değiştirilmesi delil olarak kullanılamaz.

Ayrıca bir konuşma, ses kaydı veya video tarafların bilgisi dışında elde edilmiştir, bu nedenle delil olarak kullanılması mümkün değildir. Örneği boşanma davasında tarafların biri, diğerinden gizli müşterek konuta dinleme cihazı veya gizli kamera yerleştirmiş ise, kayıtlar delil vasfı bulunmamaktadır. Konuşmaların ev içerisinde veya dışında olmasının önemi yoktur. Önemli olan tek şey kayıt edilen kişilerin rızasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/16117, K. 2011/16745, T. 24.10.2011.

Hukuka ve yasaya uygunsuz şekilde edindiğimiz kayıtlar sonucunda ne olur?

Öncelikle Türk hukuk sistemine göre aykırı elde edilen deliler yargıç tarafından hükme esas alınamaz. HMK 189/2m. uyarınca Mahkeme tarafından karar verilirken hukuka aykırı deliler bir hususun ispatında dikkate alınamaz.

Rızası olmayan kişilerin konuşmalarının dinlenmesi ve kayda alınması, eğer davaya veya üçüncü kişilere verilirse suçtur. TCK 133/2m. gereği konuşmaların kaydedilmesi suçu nedeniyle hapis cezasına hükmedilebilir.

Ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal suçudur. Herkesin özel bir hayatı vardır, ve bu özel hayatın korunması gerekir.

Sonuç olarak hukuka uygun elde edilen ses, fotoğraf, mesaj ve video Aile davalarında delil değerine sahiptir.

Bu makale Stj. Av. Ayşe KART tarafından kaleme alınmıştır.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat