Belgede Davacı İmzası Bulunmamakla Birlikte Davalı Yüklenici Tarafından Davacının Vasisi Olduğu Ödeyeceği Miktarın Bedel Olarak Kabul Edildiği

T.C YARGITAY
15.Hukuk Dairesi
Esas: 2016/ 2165
Karar: 2017 / 4018
Karar Tarihi: 20.11.2017

ÖZET: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacak ile ilgili yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olup davanın . tarihli belge kapsamında çözümlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belgede davacı imzası bulunmamakla birlikte davalı yüklenici tarafından davacının vasisi olduğu …’nin ödeyeceği miktarın . TL olarak kabul edildiği, davacının da takipteki . TL’yi düşerek davayı . TL üzerinden açtığı dikkate alındığında davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozulması gerekmiştir.

(6098 S. K. m. 470)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacak ile ilgili yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı davasında davalı tarafından vasisi bulunduğu … aleyhine …. İcra Müdürlüğü’nün 2011/164 Esas sayılı dosyasında 5.000,00 TL’lik belgeye istinaden 35.000,00 TL’lik icra takibi başlatıldığını, takibin kendilerinin haberi olmadan kesinleştirildiğini, davalıya borçlarının bulunmadığını, takibe konu belgedeki imzanın da kısıtlıya ait olmadığını belirterek davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı savunmasında davacının vasisi olduğu … ile ….köyünde bir takım inşaatların yapılması konusunda 20.000,00 TL ücret karşılığında anlaştıklarını, işin yapılması üzerine ücretin davacı tarafından ödendiğini, daha sonra talep üzerine yapılan ilave işlerle birlikte yaptığı tüm imalâtın bedelinin toplam 65.000,00 TL olduğunu, kendisine 30.000,00 TL ödenip bakiye 35.000,00 TL’nin ödenmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, mahkemece her ne kadar kısıtlı …’nin icra takibine konu belge düzenleme tarihinde fiil ehliyetine sahip olmasa da davacı ile davalı arasında inşaat yapım işlerine ilişkin sözleşme düzenlendiği ve sözleşmeye istinaden davalı tarafından yüklenilen işlerin yerine getirildiği, bilirkişi raporuna göre yapılan imalâtın bedelinin 63.371,32 TL olduğu, ödenen 30.000,00 TL’nin düşümü ile bakiye kalan 33.371,32 TL davacının davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 1.628,68 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Hükmün Bozulması

Dosya kapsamından davalı tarafından 13.10.2009 tarihli belgenin dayanak yapılarak davacı aleyhine 35.000,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibine geçildiği, bu belgede kısıtlı  …’nin imzasının bulunmadığı, söz konusu belgede cami yanında ve mezarlık yanında yapılacak işlerin sayıldığı, kalan bedel olarak gösterilen 10.000,00 TL’nin iş tesliminde alınacağı, bu bedelin 5.000,00 TL’sinin kısıtlı …tarafından 5.000,00 TL’sinin de    dava dışı ….tarafından ödeneceğinin açıklandığı anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında davalı, davacının talebi ile bu belgede yazılan imalâtlar dışında imalât yaptığını iddia etmiş, ancak davacı bunu kabul etmemiş, sonuçta davacı bu iddiasını miktar itibariyle tanıkla da ispatı mümkün olmadığından yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bu nedenle davanın 13.10.2009 tarihli belge kapsamında çözümlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belgede davacı imzası bulunmamakla birlikte davalı yüklenici tarafından davacının vasisi olduğu  …’nin ödeyeceği miktarın 5.000,00 TL olarak kabul edildiği, davacınında takipteki 5.000,00 TL’yi düşerek davayı 30.000,00 TL üzerinden açtığı dikkate alındığında davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne  karar verilmesi doğru olmamış bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda nedenlerle kararının temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 20.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat