BABALIK DAVASI

GENEL AÇIKLAMA

Önceki Medeni Kanunumuz donerninde öğretide en çok tartışılan Medeni Hukuk konularının başında babalık davaları gelmekteydi. Kişi­sel babalık (Tam babalık, tüm. sonuçlarıyla babalık),mali sonuçlu babalık ayrımı yıllarca sonuçları birbirinden çok farklı iki tür babalık kararlarının verilmesine neden oldu. Önceki kanunumuzun sistematiği ve yapı­sından kaynaklanan ve çocukların bir kısmı aleyhine sonuç doğuran bu durumu düzeltmek için bazı maddelerin iptali amacıyla Anayasa Mah­kemesine gidildi, Yargıtay İçtihatlarının Birleştirilmesine dair karar çıktı. lire tüm bu gelişmelerinde ışığında yeni Medeni Kanunumuzda ikili babalık davası ayrımına son verilerek tek bir babalık hükmü kabul edildi.

Yeni kanunumuzda babalık hükmünün oldukça kısa ve yalın dü­zenlendiğini, dava açıldığında Cumhuriyet Savası ve Hazineye’de davanın ihbar edilmesi yükümlülüğünün getirildiğini görmekteyiz.

BABALIK KARİNESİ

Soybağının reddi davasında olduğu gibi babalık davasında da, ta­rafların ispat yüklerini belirlemek açısından çok önemli olan bir karineyi kanunumuzda yer verilmiştir. Buna göre davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzseksininci gün arasında ana ile cinsel İlişkide bulunmuş olması, onun babalığına karine oluşturur.

Bu sürenin dışında olsa bile, fiili gebe kalma döneminde, davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tesbit edilirse aynı karine geçerli olacaktır. Bu karinenin geçerliliğini kaybetmesi için:

1) Davalının, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya,

2) Üçüncü bir kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu kanıtlaması gerekir, (md. 302)

Yapılan tıbbi inceleme sonucu baba olduğu iddia olunan kişinin %99,73 oranından daha az ihtimalle baba olacağı belirlenmiş ise, DNA tiplemesi yapılması imkanı araştırılmalıdır.

Babalık Davası’nın Tarafları

Çocuk ile baba arasında soybağınm mahkeme kararıyla belirlenme­sini amaçlayan babalık davasını:

  • Ana,
  • Çocuk açabilir.

Dava, baba olduğu iddia edilen kişiye karşı, bu kişi ölmüşse miras­çılarına karşı açılır.

Dava açıldığında, Aile Mahkemesi hakiminin davayı Cumhuriyet Savcısı ve Hazineye «ihbar» etme yükümlülüğü getirilmiştir. Aynı şekilde dava ana tarafından açılmışsa davanın kayyıma, kayyım tarafın­dan açılmışsa anaya ihbarı zorunludur, (md. 301) Cumhuriyet Savcısı ve Hazine’nin doğrudan babalık davası açamayacağı, davanın ihbarı üzerine isterlerse müdahil olabilecekleri unutulmamalıdır. Şayet müdahil olmazlarsa Cumhuriyet Savcısı ve Hazine’nin kararı temyiz haklarının bulunmadnğı Yargıtay kararlarında açıklanmaktadır.

Uygulamada sıklıkla görülen ve Yargıtay kararlarında bozma nede­ni kabul edilen yanlışlardan biri çocuğa kayyım olarak ananın atanması­dır. Evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun velayeti kural olarak anaya ait ise de (T. M. K. md. 337), babalık davasında ana ile çocuk arasında her zaman bir yarar çatışması bulunduğundan kanun koyucu çocuğa kay­yım tayinini (md. 426/2), ana tarafından açılmışsa kayyıma ihbarını zo­runlu görmüştür, (md. 301/3). Bu nedenle çocuğa ananın dışında bir ki­şinin kayyım tayin edilmesinin sağlanması, davaya katılıp gösterdiği takdirde onun da kanıtlarının toplanması gerekir. Yine aynı şekilde ana ile çocuğa atanacak kayyımın davada aynı vekille temsili de doğru ol­mayıp, vekille temsil olunmak istiyorlarsa ayrı ayrı vekillerce temsil olu­nabilecekleri de unutulmamalıdır.

Babalık Davası’nda Hak Düşürücü Süreler

Ana, babalık davasını, doğumdan önce hamilelik döneminde açabileceği gibi doğumdan başlayarak bir yıl içinde de açabilir.

Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, kayyımlık kararının Liginden itibaren bir yıl içinde açılması gerekir. Bir yıllık süre, çocuğa im atanmamışsa, ergin olduğu tarihten itibaren başlayacaktır.

Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa (örneğin çoçuk nüfusta başka bir erkeğin çocuğu olarak kayıtlıysa) babalık davası açılabilmesi için önce bu soybağı İlişkisinin ortadan kaldırılması gerekecektir. Örneğin çocuk, evlilik içi doğum nedenine dayalı olarak başka bir erkeğin nüfusuna kayıt edilmişse “Soybağının Reddi Davası sonradan evlenme yoluyla nüfusa yazılmışsa “İtiraz ve iptal davası” tanıma işlemine dayanılarak nüfusa kaydı yapılmışsa Tanımanın iptali davası açılacak, bu davanın olumlu sonuçlanıp çocuğun başka erkekle soybağı ilişkisi ortadan kalktıktan sonra ancak babalık davası dinlenebilecektir.

Babalık davasrmn bir yıllık hakdüşürücü sürede açılmaması haklı bir sebebe dayanıyorsa, bu sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir aylık ek süre içinde açılabilir, (md. 303)

MALİ HAKLAR, GEÇİCİ ÖNLEMLER

Babalık davasını açan ana, bu dava ile birlikte veya ayrı olarak: Doğum giderlerini doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini, gebelik giderlerini de davalıdan (baba veya mirasçılarından) isleyebilir.

Çocuğun ölü doğmuş olması halinde bile, bu giderlere hükmedilebilirf(md.304)

Babalık davası sonuçlanmadan önce, çocuk için nafaka istenir ve babalık olasılığı güçlü bulunursa, bakım, çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafaka karar verebilir, (md. 332)

Ana, babalık davası ile birlikte manevi tazminat isteyebilir mi? Yeni Kanunumuzda bu konuda açık hüküm bulunmamaktadır. Ancak kişilik haklarına saldırı gerçekleşmişse (örneğin cinsel ilişkinin zorla gerçekleştirilmesi gibi) genel hükümlere dayanarak (Borçlar Kanunu) manevi tazminat istemesine engel bulunmamaktadır.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat