Tarafarın üzerinde serbestçe tasarruf edebildikleri her özel hukuk uyuşmazlığı için arabuluculuğa gidilebilir  (madde 1/2). Bunu,  tarafarın sulh olabildikleri özel hukuk uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişlidir, şeklinde de ifade edebiliriz. Arabuluculuğa elverişli uyuşmazlıklar, yabancılık unsuru da taşıyabilir. Kanun’a tabi bir arabuluculuk uygulaması için, yine Kanun’da yazan özelliklere sahip bir uyuşmazlığın konu edilmesi gerekir. Ancak bunun yanında tarafarın amacının uyuşmazlığı çözmek olması, sürecin başarısı açısından önemlidir. Tarafarın müzakere yeteneğine sahip olmaması veya aralarında iletişim kurabilmeleri için yardım gerekmesi hâlinde, yine arabuluculuk yöntemi değerlendirilmelidir. Bununla beraber arabuluculuk doğru zamanda uygulanırsa başarılı olan bir yaklaşımdır. Örneğin, yeni gerçekleşmiş bir çatışma durumunun hemen ardından gelen taraflar için arabuluculuk muhtemelen uygun olmayabilir. Bu nedenle zamanlama önemlidir.

Arabuluculuğa elverişli uyuşmazlıklar, özel hukukun neredeyse tamamında görülmektedir. Bunlar içinde en önemlileri şöyledir:

Ticari Uyuşmazlıklar

Çek ve bonodan, rekabet yasağından, fkrî mülkiyetten, komisyon sözleşmesinden,  yayım sözleşmesinden,  rehin karşılığı ödünçten kaynaklanan ve banka ve fnans kurumları ile yaşanan uyuşmazlıklar ticaridir; arabuluculuğa elverişlidir. Bu uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurulması, ekonomik olduğu gibi ticari  ilişkilerin korunmasını ve gizliliği sağlar.

İşçi-İşveren Uyuşmazlıkları

İş ve çalışma ilişkisinden veya iş akdinin feshinden kaynaklanan işe iade istemleri, ücret alacağı, fazla mesai ücreti alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacağı  ile  ihbar ve kıdem tazminatı alacakları, arabuluculuk uygulaması açısından elverişlidir. Bu sayede ve mümkün olan hâllerde,  iş  ilişkisi korunabilir veya kısa sürede az maliyetle bir çözüme ulaşılabilir.

Tüketici Uyuşmazlıkları

Kredi kartı, tüketici kredileri, bankacılık sözleşmeleri, ayıplı mal ve ayıplı hizmet, peşin ve  taksitle satım, sigorta, ulaşım, kargo sözleşmeleri, abonelik, özel eğitim ve özel kurs, devre tatil, devre mülk, paket tur ve özel hastane işlemlerinden doğan pek çok uyuşmazlık tüketici uyuşmazlıkları içine girer ve arabuluculuğa elverişlidir.

Bu alanlarda varılacak dostane çözümler, arabuluculuğun diğer  faydaları yanında, mal veya hizmet sağlayıcısının ticari itibarının korunmasına yardımcı olur.

Kira Uyuşmazlıkları

Kira bedelinin ödenmemesi, kira bedelini  tespit ve  tahliye, en sık karşılaşılan  kira  uyuşmazlıklarıdır.  Bu  uyuşmazlıklarda  arabuluculuğa  başvurulması, dava açılmasına, icra takibi yapılmasına, eşya haczine ve kiracının cebrî icra ile tahliyesine gerek bırakmadan uyuşmazlığın çözülmesine fırsat tanıyabilir.

Ortaklığın Giderilmesi Uyuşmazlıkları

El birliği ile sahip olunan mallardaki ortaklığın giderilmesi, tarafarın çok sayıda olması veya iletişim eksikliği nedeniyle genellikle anlaşma sağlanamadığından, sıklıkla karşılaşılan ve dava yoluna başvurulan uyuşmazlıklardır.

Bu davalarda, dava sonunda ortaklığa konu mallar icra yoluyla açık artırmada satılarak bedeli ortaklar arasında paylaştırılır. Dava ve satış masrafarı, satış bedelinin önemli bir tutarının harcanmasına neden olur. Özellikle miras ortaklığında, aile bireylerinin aile yadigârı olarak  gördüğü malların  satılması, maddi  kayıplar  yanında manevi  kayıplara da neden olabilir. Arabuluculuk yöntemi, bu uyuşmazlıkların tarafarın isteklerine uygun bir şekilde çözümünde katkı sağlar.

Aile Uyuşmazlıkları

Nişanın bozulması  sonucunda hediyelerin  iadesi  ve maddi  tazminat istemleri, evliliğin devamı boyunca malların yönetimi, evliliğin devamı boyunca mallar üzerinde tasarruf, evliliğin sona ermesi hâlinde mal paylaşımı, evliliğin sona ermesi hâlinde tazminat ve nafaka, aile hukukuna ait arabuluculuğa elverişli alanlar arasında yer alır. Aile uyuşmazlıkları, birbirine bağlı  ve süreklilik arz eden  ilişkiler  içinde bulunacak kişilerin taraf olduğu uyuşmazlıklardır. Bu tip uyuşmazlıklar, üzüntü verici ve sıkıntıları artırıcı şartlarda ortaya çıkar. Bu uyuşmazlıklar sonucunda ayrılık ve boşanma, çocukların velayeti konuları gibi ailenin bütün üyelerini etkiler  (Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Aile Arabuluculuğu Hakkındaki R (98) 1 Sayılı Tavsiye Kararı madde 5). Boşanmanın kendisi ve velayet arabuluculuğa elverişli değildir. Elbette tarafar velayet konusunda hemfikir oldukları hususları hâkime iletebilirler. Bu durumda hâkim boşanma kararı ile birlikte çocuğun  çıkarlarını  da  düşünüp  velayet  konusunda  bir  karar  verecektir.  Eğer  çatışma çocuğu etkileyen bir boyuttaysa çocuğun yüksek yararına öncelik verilir.

Hukuk uyuşmazlıklarının her biri açısından arabuluculuk, değişik özellikler gösterebilse de arabuluculuğa  ilişkin değerler ve hedefer ortaktır. Bununla birlikte, özellikle hukuki arabuluculuk, ticari arabuluculuk ve aile arabuluculuğu düşünüldüğünde, arabulucunun rolü ve yöntemin işlevi bakımından ciddi farkların bulunduğu gözlenir. Özellikle “aile arabuluculuğu” eğitim ve kuralları itibariyle ayrıca incelenmeye muhtaçtır. Aile uyuşmazlıklarının doğası ve içeriği farklıdır. Ticari ve hukuki arabuluculuklarda uyuşmazlık konusu ve tarafar özellikle borçlar hukuku ve ticaret hukuku hükümlerine göre şekillenirken, aile arabuluculuğu aile hukuku alanında doğan uyuşmazlıklarda ve bu kapsamda yer alan kişiler arasında gerçekleşir.

Arabulucu, tarafardan birinin süreci veya sürecin sonunda varılan anlaşmanın sonuçlarını anlamadığı düşüncesinde ise öncelikle sürecin ve anlaşmanın sonuçlarının anlaşılması için tarafsızlığını zedelemeden açıklamalar yapabilir. Ayrıca gerekli görürse, o tarafa hukuki yardım almasını tavsiye edebilir.