Tarafar, gerek arabulucuya başvururken gerekse süreç boyunca eşit haklara sahiptirler. Kendisini diğer  tarafa  tam olarak eşit hissetmeyen veya böyle muamele görmeyen bir tarafın anlaşmasından değil, mecburen bir sonuca katlanmasından söz edilebilir. Uyuşmazlık çözüm sürecinde eşit haklara sahip olma, silahların eşitliği ilkesi olarak da ifade edilen, tarafarın eşit hak ve imkânlara sahip olmasını gerektiren ve bir uyuşmazlık hangi yolla çözülürse çözülsün gözetilmesi gereken bir ilkedir. Bu ilke, yargı organları önünde uyuşmazlıklar  çözülürken, adil  yargılanma  ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir.

Benzer bir durum, arabuluculuk yoluyla uyuşmazlığın çözümünde de söz konusudur. Tarafardan birinin dışlanması  veya ona daha az  söz hakkı  verilmesi hâlinde,  gerçek bir uzlaşmadan veya anlaşmadan söz edilemez. Devlet yargısı önünde eşit olan tarafarın, iradî olarak başlatıp yürüttükleri arabuluculuk sürecinde eşit olmamaları düşünülemez.