Adli Suç ve Cezalar Memuriyete Engel mi?

Devlet Memurları Kanunu’nun 48. Maddesinde hangi suçların memuriyete alınmaya engel olduğu şu şekilde düzenlenmiştir: “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.”

Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde; kişinin, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz” denmektedir. Yani bu şu manaya geliyor Türk Ceza Kanunu’nun 53/1 maddesinde sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dışındaki suçlardan mahkum olanların mahkumiyetinin sona ermesinden sonramemur olmalarına engel bulunmamaktadır. Ancak, şunu da belirtmek gerekir ki idarelerin geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır.

Memur Olarak Çalışanlar Açısından Değerlendirme

Bu olayı zaten memur olanlar açısından değerlendirirsek de Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A–5 numaralı alt bendine göre taksirli suçlardan dolayı alınan cezanın miktarı ve nevi ne olursa olsun memuriyete engel değildir. Yani, taksirli suçlardan dolayı bir yıldan fazla bir hapis cezası alınmış olsa dahi memur olunabilmektedir. Aynı şekilde böyle bir suç işleyen memur da cezasını çektikten sonra memuriyetine geri dönebilecektir. Zira Devlet Memurları Kanunu 48/A–5 nolu alt bentte kasten işlenen suçtan bahsedildiğinden taksirle işlenen suçlar memuriyete engel olmamaktadır.

Taksirli bir suçtan dolayı hüküm giymiş olan kişi hakkında, cezaevinde bulunduğu sürede, Devlet Memurları Kanunu 137. maddeye göre işlem tesis dilerek, infazın bittiği tarihten sonra göreve dönebilmesi sağlanır.

Hapis Cezalarının Adli Para Cezasına Çevrilmesinin Memuriyete Etkisi

İşlenen suçtan dolayı hükmedilen bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaların adli para cezasına çevrilmesi durumunda memuriyete engel bir durum ortaya çıkmayacaktır. Zira yeni Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 5. fıkrası uygulamada asıl mahkûmiyetin, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbir olduğunu ve Devlet Memurları Kanunu’nda da adli para cezalarının ya da tedbirlerin memuriyete engel haller arasında sayılmadığı görülmektedir. Bu nedenle bir yılın üzerindeki hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi durumunda memur olma ehliyeti ortadan kalkmamaktadır. Ancak Devlet Memurları Kanunu 48/A–5’te sayılan suçlar bakımından hükümlü olmamak kavramı kullanıldığından, bu suçlar bakımından verilen cezaların adli para cezası ya da tedbire çevrilmiş olması memur olma ehliyetini muhafazaya yetmeyecektir. Bir başka ifadeyle, sayılan suçlar bakımından verilmiş olan cezaların adli para cezası ya da tedbire çevrilmiş olması memur olmak bakımından önem arz etmemekte ve memur olabilme ehliyetini kaybettirmektedir. Maddede sayılan suçlar açısından cezaların süresi değil, işlenen suçun ağırlığı ön planda tutulmuştur. Bu suçlardan bir gün bile hapis cezası alınsa ya da herhangi bir para cezası alınsa memuriyete engeldir. Bu suçlar: devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık.

Memnu Hakların İadesi

Her ne kadar 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin A-5 bendinde “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile” ve “affa uğramış olsa bile” ibareleri bulunsa da, hem 1 yıl ve daha fazla hüküm giymiş olanlar hem de maddede belirtilen suçları işleyenler, Adli Sicil Kanununun 13/a maddesinde belirtildiği şekilde memnu hakların iadesi kararı almaları halinde, memur olarak atanmalarına engel bir durum bulunmamaktadır. Burada, şu husus önemlidir. Örneğin memur, rüşvet suçundan dolayı hüküm giymiş ve infaz sonrasındaki 3 yıllık süreyi de geçirerek memnu hakların iadesi kararı almış olsa dahi, memuriyete geri dönüşünde idarenin takdir hakkı bulunmaktadır. Bu kişi bir kamu kurumuna, 657 sayılı kanunun 92. maddesi uyarınca geri dönüş amacıyla başvurduğunda, idarenin, memnu hakların iadesi kararı aldığı gerekçesiyle bu kişiyi alma zorunluluğu bulunmamaktadır. Burada, tüm istifa sonrası dönüşlerde olduğu gibi takdir hakkı bulunmaktadır. Ancak, KPSS atamalarında durum böyle değildir. Kişi memnu hakların iadesi kararı var ise, yerleştiğinde atama işleminin tamamlanması gerekmektedir. Zira burada, istifa sonrası dönüşe imkan veren 657/92. maddedeki türden bir takdir hakkı bulunmamaktadır.

Türk Ceza Kanunu 53. Madde

(1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasî hakları kullanmaktan,

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır.

(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.

(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...