Adli Para Cezası Hakkında Önemli Bilgiler

Adli Para Cezası Hakkında Önemli Bilgiler

Adli Para Cezası Nedir?

Para cezası suçlunun mal varlığına yönelik bir yaptırım olup işlenen suçun karşılığı olarak yasada öngörülen sınırlar arasında belirlenerek, hükümlüden alınan bir miktar paranın devlet hazine ödenmesi şeklinde tanımlanabilir. TCK m.52/1’de para cezası, hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesi şeklinde tanımlanmıştır.

Para cezasının, ekonomik durumları birbirinden farklı kişilerde değişik etki yapması sebebiyle eşitlik ilkesine aykırı olduğu, suçla ilgili olmayan kişileri de etkileyebildiği, suçlunun ıslahına yaramadığı, devleti suçluluktan yarar sağlama eğilimine sürüklediği gibi gerekçelerle eleştirilmesi yanında, bölünebilmesi ve geri alınabilmesinin daha kolay olması nedeniyle özgürlüğü bağlayıcı cezaya göre bireyselleştirmeye daha yatkın olduğu da söylenmelidir. Ayrıca çağdaş ceza hukukunda para cezası, bu olumsuz yanları bertaraf edilerek uygulanmaya çalışılmaktadır.

Para Cezasına İlişkin Sistemler

Para cezalarının belirlenmesinde iki sistem vardır: Klasik sistem ve gün para cezası. 765 s. TCK tarafından da kabul edilen klasik sisteme göre hâkim yasanın saptadığı sınırlar çerçevesinde belirlediği meblağı para cezası olarak hükmeder. Bu sistem farklı şekillerde uygulanır:

  • Maktu para cezası: Para cezası, sabit bir miktar olarak belirlenir. Hâkimin, işlenen suç, fail ve onun mali durumunu göz önünde bulundurarak bir meblağ belirlemesi mümkün değildir.
  • Alt ve üst sınırları belirlenmiş para cezası: Yasa koyucu para cezasının alt ve üst sınırlarını belirlemiş olup hâkime bu sınırlar içinde para cezasını belirleme yetkisi tanımıştır.
  • Nisbi para cezası: Bu usulde ne üst sınır ne de hâkimin takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Suçtan doğan zarar veya elde edilen yarar ya da katları para cezasının belirlenmesinde esas alınır.

Gün para cezası sisteminde ise önce suçlunun kusuru ve cezanın amaçları göz önünde bulundurularak bir gündelik sayı belirlenir. Buna birim gün sayısı da denebilir. Bu, suçlunun kaç gün para cezası ödeyeceğinin saptanmasıdır. Bundan sonra suçlunun mali durumu göz önüne alınarak, bir günlük ortalama gelirinden onu yoksulluğa düşürmeyecek bir miktarı günlük olarak belirlenir. Gündelik sayı ile günlük çarpılarak, ödenmesi gereken para cezası miktarına ulaşılır. Böylece para cezasının belirlenmesinde zengin-fakir arasındaki eşitsizlik giderilmeye ve para cezası meblağının suçunun ekonomik durumuna en uygun bir şekilde belirlenebilmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.

TCK’da Para Cezası

5237 sayılı TCK para cezası yaptırımını adli para cezası olarak belirlemiştir. Bu terimin seçilmesinin gerekçesi, idari nitelikteki para cezasından farkının ortaya konulması şeklinde açıklanmaktadır. Buna göre adli para cezası yasada yazılı usule göre belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesi şeklinde tanımlanabilir (TCK 52/1; CGTİHK m. 106/1). O hâlde adli para cezasının saptanmasında gün para cezası sisteminin kabul edildiği söylenmelidir. Böylece 5237 s. TCK’nın 765 s. TCK’da benimsenen klasik sisteme son verdiği söylenmelidir.

Ancak bu sistem aynı suçu işleyen kişilerin ekonomik durumlarının farklı olması nedeniyle farklı cezalar ile cezalandırılmasını sonuçlayacağından TCK m. 3’te yer alan eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığı da söylenebilir. Ancak gün para cezasının ortaya çıkışında belirleyici olan ve klasik sisteme nazaran avantajlarını da ortaya koyan amaçların gözden uzak tutulmaması gerekir. Gerçekten gün para cezasının ortaya çıkışındaki temel amaçlar, zengin-fakir suçlu arasındaki eşitsizliği ortadan kaldırmak ve ekonomik açıdan paranın sürekli değer yitirdiği ülkelerde cezanın etkinliğini devamlı kılmaktır. Yine hâkimin kararında gün birimini ve gün birimine karşılık gelen parasal miktarı gerekçesiyle ayrı ayrı göstermek zorunluluğu (TCK m.54/2), para cezasının tayininde değerlendirme sürecini açık ve net bir şekilde ortaya koymakta ve kontrol imkânı sağlanarak keyfilik önlenmektedir.

TCK adli para cezasının ne şekilde saptanacağını da düzenlemiş bulunmaktadır. Buna göre adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanır.

Bununla birlikte, suç tipinde adli para cezası ile hapis cezası seçimlik olarak düzenlendiğinde, takdiri açıdan hapis cezasının alt ve üst sınırı gözetilerek gün biriminin belirlenmesi yerinde olacaktır. Böylece para cezasının ödenememesi hâlinde uygulanacak tazyik hapsinin süresi bakımından dengesiz ve adaletsiz sonuçların ortaya çıkması önlenmiş olur. Nitekim 6.12.2006 ve 5560 sayılı Kanun’la 5237 sayılı TCK m.61’e f.9 eklenmiş ve “Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” düzenlemesi getirilmiştir. Örneğin, hakaret suçunun cezası hapis cezası ya da adli para cezası olarak hükmedilebilir (TCK m.125). Buna göre hâkim adli para cezasına hükmedecekse gün birimin altı sınırı üç aydan az, üst sınırı da iki yıldan fazla olamaz.

Yine hükümde gün birimin sadece üst sınırı gösterilmiş ise alt sınır beş gün; alt sınır gösterilmiş üst sınır gösterilmemiş ise üst sınır yedi yüz otuz gün olacaktır. Yeni TCK’nın Alman Ceza Kanunu’ndaki gün para cezası sistemini benimsediği söylenmelidir.

O hâlde birinci aşamada 5 günden az, Kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde 730 günden fazla olmamak üzere birim gün sayısı belirlenir; ikinci aşamada ise suçlunun ekonomik ve kişisel durumu göz önünde tutularak bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar bulunur. Bu miktar en az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olabilir (TCK m.52/2).

Nihayet üçüncü aşamada belirlenen bu iki rakam birbiriyle çarpılır.

Öte yandan adli para cezası için bir Türk lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez (TCK m. 61/6).

Hâkim kararında, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarı ayrı ayrı göstermek zorundadır (TCK m.52/3).

Adli Para Cezasının İnfazı

Adli para cezası iki şekilde infaz edilir:

Hâkim, ya adli para cezasının tamamının ödenmesi için mehil verir (ödemeyi erteler) ya da adli para cezasının taksitler hâlinde ödenmesine karar verir.

Gerçekten hâkim, kişiye, ekonomik ve şahsi hâllerini göz önünde bulundurarak adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebilir. Görüldüğü üzere hâkimin para cezasının ödenmesini erteleyebilmesi mümkündür.

Bununla birlikte hâkimin adli para cezasının belirli taksitler hâlinde ödenmesine karar verebilmesi de mümkündür. Bu durumda taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir (TCK m. 52/4).

Öte yandan para cezası Cumhuriyet savcısı tarafından da takside bağlanabilir: Buna göre hükümde, adli para cezası takside bağlanmamış ise bir aylık süre içinde adli para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksitin süresinde ödenmemesi hâlinde verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır (CGTİHK m.106/6).

Bu durumda para cezasının savcılık tarafından takside bağlanmasının koşulları şu şekilde sıralanabilir:

  • Mahkemece adli para cezasının ödenmesinde taksit veya mehil öngörülmemiş bulunmalıdır.
  • Hükümlü savcılıktan bu yönde bir talepte bulunmuş olmalıdır.
  • Hükümlü bir aylık süre içinde para cezasının üçte birini ödemiş olmalıdır.
  • Ödeme birer ay ara ile iki eşit taksitte olmalıdır.

Adli para cezasını içeren ve kesinleşen ilam Cumhuriyet Başsavcılığına verilir (CGTİHK m.106/2). Birden fazla kişinin birlikte suç işlemeleri veya bir kişinin birden fazla suç işlemesi hâlinde hükmolunacak para cezalarının her biri için Cumhuriyet Başsavcılığına ayrı ilam gönderilir. Bundaki amacın cezaların miktarı farklı olabileceğinden, yanlışlık yapılmasını önlemek olduğu ifade edilmektedir.

Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adli para cezasının ödenmesi için hükümlüye bir ödeme emri tebliğ eder (CGTİHK m.106/2; İnfaz Tüzüğü m.56/2). Çağrı kâğıdı, hükümde gösterilen adrese tebliğ edilir. Hükümlü, adres değişikliklerini mahkemeye veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür. Aksi hâlde hükümde gösterilen adreste yapılan tebligat geçerlidir (CGTİHK m.20/3). Ancak kurumda bulunan ve kanun hükümlerine göre vasi atanması zorunlu olan hükümlülere yapılacak tebligat, vasilerine yapılır (İnfaz Tüzüğü m.56/2). Şayet mahkeme tarafından adli para cezasının ödenmesi için mehil verilmişse ödeme emri bu mehil dikkate alınarak gönderilmelidir.

Hükümlü, ödeme emrinde belirtilen miktarı ödemelidir.

Adli Para Cezasının Ödenmemesi

Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir.(18/6/2014-6545/81 ile değişik CGTİHK m.106/3). Adli para cezasının hapse çevrilerek kamuya yararlı bir işte çalıştırma tedbirine dönüştürüleceği mahkeme ilamında yazılı olmasa bile söz konusu hüküm Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır (CGTİHK m.106/5).

Süresinde ödenmeyen para cezasına gecikme zammı uygulanamaz.

Adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez (CGTİHK m.106/7).

Bunun için hükümlünün mükerrer olması gerekmez. Tek bir ilamda birden fazla adli para cezasına hükmedilen hâllerde de birden fazla hüküm var sayılır.

Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer (18/6/2014-6545/81 md. ile değişik CGTİHK m.106/8).

Öte yandan, 5237 sayılı yeni TCK dışındaki yasalarda yer alan adli para cezaları gün sistem ile belirlenmediğinden, bunların ödenmemesi hâlinde hapis cezasına çevirme bir gün yüz Türk lirası hesabı ile gerçekleştirilir (CGTİHK geç.m.1; İnfaz Tüzüğü m.56/11).

Adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanamaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adli para cezasıdır (CGTİHK m.106/9).

Öte yandan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilmesi hâlinde söz konusu hapis cezasının koşulları mevcutsa özel infaz usullerine göre infaz edilebilip edilemeyeceği tartışmalıdır. CGTİHK m.106/9’da adli para cezasından çevrilen hapsin ertelenemeyeceği ve bunun infazında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanamayacağı ifade edilmiş ise de özel infaz usullerine ilişkin bir yasak getirilmemiştir. Kanımızca kanunda açıkça yasaklanmadığına göre koşulları mevcutsa söz konusu hapis cezasının özel infaz usullerine göre infazı mümkündür. Yargıtayın bu konudaki kararları çelişkilidir.

Bununla birlikte çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde bu ceza hapse çevrilemez (m.106/4). Bu takdirde adli para cezasının tahsili için ilam, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adli para cezası tahsil edilir (m.106/11).

Nihayet infaz edilen hapsin süresi, adli para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa geri kalan adli para cezasının tahsili için ilam, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Kalan adli para cezası bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilir (CGTİHK m.106/11).

Çevirme Yasağı

Çocuklar hakkında verilen adli para cezası ile kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde bu cezalar hapse çevrilemez. Bu takdirde para cezasının tahsili için ilam, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre kalan adli para cezası tahsil edilir (CGTİHK m.106/4; İnfaz Tüzüğü m.56/3, 10).