Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi Nasıl Olur?

TCK m. 136 nedir?

Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi Nasıl Olur?

“Memnu hakların iadesi” olarak da ifade edilen yasaklanmış hakların geri ve­rilmesi müessesi, süresiz hak yoksunlukları için söz konusu olup; süreli olan hak yoksunlukları için bu müesseseye başvurulmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü, süreli hak yoksunlukları cezanın infazı ya da zamanaşımı sürelerinin dolması ile kendiliğinden ortadan kalkar. Bu halde hak yoksunluklarının ortadan kaldırılması için ayrıca bir yargı kararı alınmasına gerek bulunmamaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda, kural olarak ceza mahkumiyetine bağlı olarak sürekli hak yoksunluğuna ilişkin her hangi bir hükme yer verilmemiştir. Ka­nunun 53. maddesinde hükme bağlanan hak yoksunlukları, kural olarak hapis ceza­sının infazı ile sınırlandırılmıştır. Söz konusu hak yoksunlukları, infazın tamam­lanması ile her hangi bir karara gerek kalmaksızın kendiliğinden ortadan kalkar.

Hapis cezasının infazı, infaz kurumuna girişle başlar, bihakkın tahliye tari­hinde ise infaz tamamlanır. Örneğin 2 yıllık hapis cezasına dair ilamdan dolayı hü­kümlü infaz kurumuna 1.3.2011 tarihinde girmiş ise infaz bu tarihte başlamış sayı­lır. Bihakkın tarihi olan 1.3.2014 tarihinde ise söz konusu infaz tamamlanmış sayı­lır. İşte 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca verilen hak yoksunlukları da ve­rilen örneğe göre 1.3.2014 tarihinde her hangi bir mahkeme kararma gerek kalmak­sızın kendiliğinden kalkar.

Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun dışındaki kanunlar uyarınca verilen ve infazın tamamlanması ile ortadan kalkmayan hak yoksunluklarının ortadan kaldırılması için mahkeme kararı bulunması gerekir. Mahkemece verilen bu karara “yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı” denir.

Açıklanan bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde yasaklanmış hakların geri verilmesini şöyle tarif edilebilir: TCK dışındaki kanunlarla belli bir suç veya ceza mahkûmiyetine bağlı olarak doğrudan veya mahkûmiyetin yasal sonucu olarak öngörülen sürekli hak yoksunluklarının; cezanın infaz edilmesinden ya da infaza hukukî bir nedenle son verilmesi halinde kararın kesinleşmesinden itibaren, belirli bir süre gösterilen iyi hâl sonrasında, mahkûmun talebiyle geleceğe yönelik olarak mahkemece geri verilmesini ifade eder.

Ceza mahkumiyetinden kaynaklanan ve TCK.nun dışındaki kanunlarda hükme bağlanan suçlardan dolayı her türlü hak yoksunlukları, yasaklanmış hakların geri verilmesi müessesesi ile geri verilir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı ile mahkumiyet kararıyla hükme bağlanan, süresiz hak yoksunluklarının, kanunen belirlenen süreler geçtikten soma gelecek için ortadan kaldırılması sağlanır. Böylece kaybettiği haklarını, yeniden kazanmış olur. Ancak yasaklanmış hakların geri verilmesi ile mahkûmiyet ortadan kaldırılmamakta, sadece mahkûmiyetin neden olduğu hak yoksunlukları ortadan kaldırılmaktadır. Bunun sonucu olarak, yasaklanmış hakların geri alınmasına karar verilmiş olsa dahi söz konusu mahkumiyet hükmü, tekerrür, cezanın ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanmasında esas alınır.

Yasaklanan hakların geri verilmesinin hukuki dayanağı, 25.05.2005 tarih ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesidir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi ile ilgili olarak özel kanunlarda hüküm bulunması halinde, genel hüküm niteliğinde olan Adli Sicil Kanunun 13/A maddesi gereğince değil, özel kanunlardaki hükümlere dayalı olarak yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilir. Örneğin 5941 sayılı Çek Kanunu uyarınca verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, aynı Kanunun 6. maddesinin 3. fıkrası gereğince ortadan kaldırılır.

Söz konusu madde hükmüne göre; kişi, mahkûm olduğu adli para cezası tamamen infaz edildikten veya bu cezayı ödemediği için hakkında uygulanıp serbest bırakıldıktan itibaren üç yıl ve her hâlde yasağın  konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasını isteyebilir; mahkemenin vereceği karara itiraz edebilir. 

Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesinin Koşulları

Suçun 5237 sayılı TCK.nun Dışındaki Kanunlarda Hükme Bağlanması

Yasaklanmış hakların geri verilmesine dair kararın verilebilmesi hak yoksunluğunun, 5237 sayılı TCK.nu dışındaki kanunlarda düzenlenen  dolayı hükme bağlanması gerekir. Başka bir ifade ile 5237 sayılı K  maddesi uyarınca verilen hak yoksunluğu nedeniyle yasaklanmış baklamı talep edilemez ve bu hususta bir karar verilemez.

Bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli İm u. lan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluğunun giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi şartlarından birisi de hükmolunan cezanın infaz edilmiş olmasıdır. Mahkumiyet hükmünün tamamen infaz edilmesi gerekir. İnfaz kısmen yapılmış ise, yasaklanmış hakların iadesine karar verilemez.

Süre Şartı

Yasaklanmış hakların geri verilebilmesi için, hak yoksunluğunun 5237 sayılı TC’K.nun dışındaki bir kanun uyarınca verilmesi yeterli olmayıp; söz konusu mahkumiyet kararının  itibaren belirli bir sürenin geçmesi gerekir. Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek su­niyle bulunacak süreden az olamaz (5352 sayılı K. m. 13/A, 2. fıkrası).

5352 sayılı Kanunun 13/A maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi, 5237 sayılı CK.nun 53. maddesinin 5 ve 6. fıkralarını saklı tutmuştur.

5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 5. fıkrası uyarınca; birinci fıkrada sayı- n hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayı­yla hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek :ere, hükmolunan cezanın yarısından bir katma kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet ilinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katma kadar bu hak ve İkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

Aynı Kanunun 6. fıkrası gereğince ise; belli bir meslek veya sanatın ya da ıfik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla iş­len taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak ere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin ge- alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle rürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

İyi Halli Olma Şartı

Yukarda belirtilen üç veya beş yıllık sürenin geçmesi ile doğrudan doğruya saklanmış hakların geri verilmesine karar verilemez. Söz konusu süre boyunca hükümlünün de iyi halli olması şarttır. Başka bir ifade ile kişinin bu süre zarfında ai bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir (5352 sayılı Kanunun 13/A-l-b). i

Yukarda açıklanan üç şartın bir arada gerçekleşmesi halinde, hükümlü bakımından, yetkili ve görevli mahkemeden hak yoksunluğuna ilişkin kararın kaldırıl sim isteme hakkı doğar. Bu hakkın kullanılması ile mahkeme kararı ile mahkûmiyet hükmü ile birlikte ortadan kaldırılan hak yoksunlukları tekrar geri verilir.

Yasaklanmış Hakların İadesine Dair Kararın Verilmesinde Usul

Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi şarttır. Söz konusu karar re’sen veya Cumhuriyet savcısının talebi üzerine verilemez. Aynı şekilde hükümlünün mirasçılarının da yasaklanmış hakların geri verilmesi için talepte bulunamaz.

Talep, hükmü veren mahkemeye veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye hitaben yazılmış dilekçe ile yapılır.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır (5352 sayılı K. m. 13/A -7.fıkra).

Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir. Mahkeme hükümlüye ait adli sicil kaydını celp edecek, hükmün infaz edilip edilmediğini kontrol edecektir.

Dosya üzerinde yapılacak inceleme sonucunda yukarda belirtilen şartların oluştuğu tesbit edilmiş ise; talebin kabulü ile yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilir. Mahkumiyet hükmünün tamamen infaz edilmediği, süre şartının ger­çekleşmediği veya hükümlünün iyi halli olmadığı kanaatine varılması halinde ise talebin reddine karar verilir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir (5352 sayılı Kanunun 13/A-5. fıkra).

5352 sayılı Kanunun 13/A maddesinde kanun yolunun ne olduğu açıkça hük­me bağlanmamıştır. Başka bir ifade ile yasaklanmış hakların geri verilmesine dair karara karşı itiraz, istinaf veya temyiz yollarından hangisine başvurulacağı açıkça belirtilmemiştir.

Kanun yollarının genel nitelikleri gözetildiğinde, yasaklanmış hakların geri verilmesine dair kararların itiraza tabi olduğu sonucuna varılmıştır. Şöyle ki;

5271 sayılı CMK’nın 267. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 223 ve 225. maddeleri gereğince, iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin olarak fiil ve faili hakkında verilen, beraat, ceza ve­rilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararları birer hüküm sayılmıştır.

Bu iki hüküm birlikte yorumlandığında; soruşturma ve kovuşturma aşamasın­da uyuşmazlıkla ilgili olarak verilen ve kesin olmayan kararlar “hâkim kararı, hü­kümden önce verilen ve hükme esas oluşturmayan kararlar ise mahkeme kararı sa­yılır. Hakimlik kararları ise kural olarak itiraza tabidir. Mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilmesi için, kanununda açıkça hüküm bulunması gerekir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı ile yasaklanmış hakların geri ve­rilmesi talebinin reddine dair karar, CMK.nun 223 ve 225. maddelerinde belirtilen kararlardan olmaması nedeniyle, hakimlik kararı sayılırlar. Bu nedenle bu kararlara karşı, CMK.nun 267 ve devam maddelerinde hükme bağlanan itiraz yoluna başvu­rulabilir.

İtiraz yoluna, kararın öğrenilme tarihinden itibaren 7 gün içerisinde başvuru­lur. Başvuru yazılı veya tutanağa geçirilmek şartı ile zabıt katibine sözlü olarak ya­pılır. Kararma itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok 3 gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mer­cie gönderir.

İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir. Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir (5352 sayılı K. m. 13/A -6.fıkra). Ancak daha önce de işa­ret edildiği gibi; yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı ile mahkûmiyet hükmii ortadan kaldırılmaması nedeniyle, mahkumiyet hükmü adlî sicil veya arşiv kaydının silinmesini gerektirmez.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat