MAHKEME KARARININ DAVALIYA USULSÜZ TEBLİĞ EDİLDİĞİ VE HENÜZ KESİNLEŞMEDİĞİ – DAVALININ DİLEKÇESİ TEMYİZ DİLEKÇESİ OLARAK NİTELENDİRİLİP DOSYANIN TEMYİZ İNCELEMESİ İÇİN YARGITAYA GÖNDERİLMESİ GEREĞİ

T.C YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 17353
Karar: 2016 / 10390
Karar Tarihi: 26.05.2016

ÖZET: Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Kanun yolu denetimi açık ve henüz kesinleşmemiş olan kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi istenemez. Çünkü, kanun yolu açık ve kesinleşmemiş olan hükümdeki ağır yargılama hatalarının, kanun yolu denetiminde giderilmesi olanağı mevcuttur. Bu bakımdan, yargılamanın iadesi yolu, kesinleşmiş olan hükümlere karşı başvurulan istisnai ve olağanüstü bir yoldur…. 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin kararı davalı anneye usulsüz olarak tebliğ edilmiş olması ve anne davadan 03.08.2012 tarihinde haberdar olduğunu bildirdiğinden henüz kesinleşmemiştir. Davalı annenin bu dilekçesi temyiz dilekçesi olarak nitelendirilip, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

(7201 S. K. m. 35) (6100 S. K. m. 374)

Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı baba tarafından davalının yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ve kendisinin velayetinin değiştirilmesi talebinin reddi yönünden; davalı anne tarafından velayetin tedbiren babaya verilmesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 21.03.2016 günü duruşmalı temyiz eden davacı … ile vekili Av. … ve karşı taraf temyiz eden davalı … ile vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davalı anne, davacı baba tarafından, aleyhine velayetin değiştirilmesi davası açıldığını, bu davada, davacı babanın soyismini ve adresini hatalı bildirdiğini, mernis kayıtlarından …. ilinde yaşadığı açıkça belli olduğu halde, hiçbir ilgisi bulunmayan… İli’ndeki bir adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ yapılıp, yokluğunda yargılama yapılarak, velayetin değiştirilmesi davasının kabulüne karar verildiğini,… 2. Asliye Hııkuk (Aile) Mahkemesi’nin 05.06.2012 tarih 2011/1129 esas ve 2012/309 karar sayılı bu kararının 24.07.2012 tarihinde kesinleştirildiğini ileri sürmek suretiyle, yargılamanın iadesine ve davalı baba tarafından açılan velayetin değiştirilmesi davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan delillerden; davalı baba tarafından 07.12.2011 tarihinde müşterek çocuk …’ın annede olan velayetinin değiştirilmesi için dava açıldığı, dava dilekçesinin davacı babanın bildirdiği ….” adresine tebliği için çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine, “…….:…” adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, davalı annenin yokluğunda yargılama yapılıp, davanın kabulüne karar verildiği, gerekçeli kararın da “…. …. adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği kararın 24.07.2012 tarihinde usulsüz olarak kesinleştirildiği anlaşılmaktadır.
Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir (HMK. m. 374/1). Kanun yolu denetimi açık ve henüz kesinleşmemiş olan kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi istenemez. Çünkü, kanun yolu açık ve kesinleşmemiş olan hükümdeki ağır yargılama hatalarının, kanun yolu denetiminde giderilmesi olanağı mevcuttur. Bu bakımdan, yargılamanın iadesi yolu, kesinleşmiş olan hükümlere karşı başvurulan istisnai ve olağanüstü bir yoldur…. 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 05.06.2012 tarih 2011/1129 esas ve 2012/309 karar sayılı kararı davalı anneye usulsüz olarak tebliğ edilmiş olması ve anne davadan 03.08.2012 tarihinde haberdar olduğunu bildirdiğinden henüz kesinleşmemiştir. Davalı annenin bu dilekçesi temyiz dilekçesi olarak nitelendirilip, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 1350.00 TL. vekalet ücretinin…. ‘den alınıp …’e verilmesine temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile, karar verildi.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat