Yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücreti hakkında bilinmesi gerekenler

Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Nedir?

Yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücreti hakkında bilinmesi gerekenler

Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu­nun 323 üncü, Avukatlık Kanunu’nun 169 uncu ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1 in­ci maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu dava­nın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücreti­nin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, huku­kun genel kurallarındandır.

Konuya ilişkin 6100 sayılı Yasanın 329 uncu maddesi­nin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır.

Değinilen Yasanın 330 uncu maddesi uyarınca, vekâlet ücretine yönelik hüküm fıkrasının taraf lehine kurulması gerekir. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekâlet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir.

Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf­lar ayrı ayrı vekâlet ücretinden sorumlu tutulacak, vekâlet ücreti kabul edilen mikta­ra göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.

Vekâlet ücretinin, Adalet Bakanlığı tarafından onaylanarak her yıl Aralık ayında Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Ücret Tarifesine göre belir­lenmesi gerekir.

4667 sayılı Yasanın 77 nci maddesiyle değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanunu­nun 164/son maddesinde, tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücre­tinin avukata ait olacağı belirtilmiş, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3 üncü mad­desinde de “Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekâ­let ücreti …” biçiminde anılan yasal hükme paralel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, gerek Avukatlık Yasası gerekse Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan düzenlemeler, hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanununun hükümlerini bertaraf edici nitelikte değil­dir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin ve yargılama giderlerine dahil bulunan vekâlet ücretinin davanın tarafları hakkında kurulması ge­rekir.

Avukatlık Yasasındaki “vekâlet ücreti avukata aittir” biçimindeki düzenleme, hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki “bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez” biçimindeki kural ile de doğrulanmaktadır.

Avukatlık (vekâlet) ücreti, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323/1- ç maddesinde açıkça belirtildiği üzere yargılama giderlerindendir. Bu itibarla, diğer yargılama giderleri gibi müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusu­nu teşkil eden hak ve alacağa sıkı bir surette bağlı feri haklardandır. Feri hakların sonuçlandırılması ve karara bağlanması, asıl hakkın sonuçlandırılmasına ve karar verilmesine bağlı olacaktır.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesine göre, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zo­runludur. Bu nedenle davaların birleştirilmesi durumunda, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekâlet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması gereklidir

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat