Vesayetin Sona Ermesinin Sonuçları Nedir?

VESAYETİN SONA ERMESİNİN SONUÇLARI

Kesin hesap ve mal varlığının teslimi

TÜRK MEDENİ YASASI MADDE 489.- Görevi sona eren vasi, yöne­timle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermekle yükümlü olduğu gibi; mal varlığını vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni va­siye teslim edilmek üzere hazır bulundurmak zorundadır.

Rapor ve hesabın incelenmesi

MADDE 490.- Son rapor ve kesin hesap belli zamanlarda verilen rapor ve hesaplar gibi vesayet makamı tarafından incelenir ve onaylanır.

Vasinin görevine son verilmesi

MADDE 491.- Son rapor ve kesin hesap onaylandıktan ve malvarlığı ve­sayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edildikten sonra, vesayet makamı vasinin görevinin sona erdiğine karar verir.

Vesayet makamı, son rapor ve kesin hesabın onaylanması veya reddi ko­nusundaki kararı ile birlikte kesin hesabı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye, tazminat davası açma hakları bulunduğunu da belirtmek su­retiyle tebliğ eder. Bu tebliğde vasinin görevine son verildiği de belirtilir.

Sorumluluk davasında zamanaşımı

Olağan zamanaşımı

MADDE 492.- Sorumlu vasi veya kayyıma karşı açılacak tazminat da­vası kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamana­şımına uğrar.

Tazmin ettirilemeyen zararlar için Devlete karşı açılacak tazminat dava­sının zamanaşımı süresi, zararın vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin etti­rilemeyeceğinin anlaşılmasından başlayarak bir yıldır.

Vesayet dairelerinde görevli olanların sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı Devlete karşı açılacak davaların zamanaşımı genel hükümlere tabidir.

Devletin rücu davası, rücu hakkının doğumunun üzerinden bir yıl geç­mekle zamanaşımına uğrar.

Olağanüstü zamanaşımı

MADDE 493.- Olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce za­rar gören tarafından bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulamayan bir hesap yanlışlığına veya bir sorumluluk sebebine dayanan tazminat davası, hesap yanlışlığının veya sorumluluk sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılabilir.

Vesayetten doğan tazminat davaları, her halde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Vesayet altındaki kişinin alacağı

MADDE 494.- Vesayet altındaki kişinin vasi veya Devlete karşı alacak­ları imtiyazlı alacaktır.

Açıklama

Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Medeni Yasanın 433. maddesi ile başla­yan bölümün başlığı “Vesayetin hitamı üzerine terettüp eden hükümler” idi. 4721 sayılı yeni kabul edilen Türk Medeni Yasasında bu kısım “Vesayetin sona erme­sinin sonuçlan” olarak değiştirilmiştir. Ve 489. madde ile başlayan bölümde sona ermenin sonuçlarına ait kurallar öngörülmüştür. Bu kurallar genel olarak eski yasadaki kuralların daha anlaşılır sade bir dil ile tekrarlanmasından ibarettir.

Yasaya göre, görevi sona eren vasi;

  1. Vesayetin yönetimi ile ilgili son raporunu,
  2. Kesin hesap kayıtlarını, vesayet makamına verecek,
  3. Vesayet altındaki kişiye ait mallan hazır edecektir. (Vesayet altındaki
    kişiye, veya mirasçılarına, yahut yeni vasiye teslim edilmek üzere)

Son rapor ve kesin hesap vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesince in­celenecek, onaylanacak, mal varlığı da, vesayet altındaki kişiye, bu kişi ölmüşse mirasçılarına, yahut yeni vasi atanmışsa ona teslim edilecektir. Bu durum ta­mamlandıktan sonra vasinin görevinin sona erdiği karan verilecektir. Vasinin son raporu, kesin hesap bilançosunun onaylanma veya reddi kararı birlikte

  1. Vesayet altındaki kişiye,
  2. Vesayet altındaki kişi ölmüşse, mirasçılanna,
  3. Yeni vasi atanmışsa; ona,

tebliğ olunacaktır. Tebligata ayrıca tazminat davası açma haklarının bu­lunduğu bildirimi de eklenecektir. Bundan başka bu bildirimde vasinin görevine son verildiği de gösterilecektir.

Sorumlu vasi veya kayyım hakkında açılacak tazminat davaları kesin he­sabın tebliği gününden itibaren (1) yıl içinde açılmalıdır. Keza, tazmin ettirile-meyen zararlar için Devlete açılacak tazminat davası da, zarann vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşıldığı günden itibaren (1) yıl içinde açılmalıdır.

Devletin rücu davası ise yine rücu hakkının doğduğu günden itibarın (1) yıl içinde açılmalıdır. Bu sürenin geçmesi ile davalar zamanaşımına uğrayacaktır.

Vesayet dairelerindeki görevliler hakkındaki davalarda da genel hükümlere ait zamanaşımı işleyecektir.

Vesayetten doğan tazminat davaları her halde, kesin hesabın tebliğ günün­den 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır. Vasi yahut Devlete karşı ala­caklar vesayet altındaki kişinin imtiyazlı alacaklarıdır.

Vesayetin Sona Ermesi Kesin Hesap ve Mal Varlığının Teslimi

Vasinin görevi sona erdiğinde;

  1. Yönetimiyle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet dairesi olan Sulh Hukuk Mahkemesine,
  2. Mal varlığını vesayet altındaki kişiye, bu kişi ölmüşse mirasçılarına,
  3. Yeni vasi tayin edilmişse, mal varlığını bu yeni vasiye, vermek ve teslim edilmek üzere hazır bulunduracaktır. Bu husus onun için zorunluluktur.
  1. Son rapor ve kesin hesap Sulh Hukuk Mahkemesince incelenecek ve onaylanacaktır.
  2. Bundan başka, son rapor ve kesin hesap uygun bulunup Sulh Hukuk Mahkemesince onaylandıktan sonra mal varlığı da vesayet altındaki kişiye, mi­rasçılarına yahut yeni atanan vasiye teslim edilip, bu mahkemece vasinin görevi­nin sona erdiği karara bağlanacaktır.
  3. Ayrıca, Sulh Hukuk Mahkemesi, son rapor ve kesin hesabın onaylan­ması veya reddi konusundaki kararı ile kesin hesabı birlikte, vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye tebliğ edecektir. Bu tebligatta tazminat davası açma haklarının bulunduğu hususları da gösterilecek ve vasinin görevine son verildiği de bu tebligata yazılacaktır.

Sorumluluk Davasında Olağan Zamanaşımı

  1. Sorumlu vasi veya kayyıma karşı açılacak tazminat (ödence) davaları, kesin hesabın tebliğ edildiği günden itibaren (1) yıl içinde açılmalıdır. Bu süre geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır.
  2. Tazmin ettirilemeyen zararlar için Devlete karşı açılacak tazminat da­vaları, zararın vasi, kayyım ve yasal danışmana ödeltirilemeyeceğinin anlaşıldığı günden itibaren yine (1) yıl içinde açılmalıdır. Bu süre geçmekle bu davalar da zamanaşımına uğrayacaktır.
  3. Vesayet dairelerinde yani Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemele­rinde görevli olanların neden oldukları zararlardan Devlete karşı açılacak dava­larda zamanaşımı genel kurallara bağlı olacaktır.
  4. Devletin zararı yapan görevlilere rücu davası ise, rücu hakkının doğum gününden itibaren (1) yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır.

Sorumluluk Davasında Olağanüstü Zamanaşımı

  1. Yukarıda açıklanan olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce, zarara uğrayan tarafından bilinmesi yahut anlaşılması öğrenilmesi mümkün olmayan bir hesap yanlışlığı veya bir sorumluluk nedenine dayanan tazminat davaları, bu hesap yanlışlığının veya sorumluluk nedeninin Öğrenilmesi günün­den itibaren (1) yıl içinde açılabilecektir. Bu hal Yasanın 493. maddesinde olağa­nüstü zamanaşımı olarak öngörülmüştür.
  2. Vesayet nedeniyle açılacak tazminat davaları, her halde, kesin hesabın tebliği gününden itibaren (10) yıl içinde açılmalıdır. Bu süre geçtikten sonra bu tür davalar zamanaşımına uğrayacaktır.
Vesayet Altındaki Kişinin Alacası

Kendisine vasi tayin edilen kişinin gerek vasiden gerekse, Devletten ala­cakları yani vasiye ve Devlete karşı alacakları imtiyazı alacaklardır.

Tazminat Davalarında Görevli Mahkeme

Vasi veya devlete karşı açılacak tazminat davaları dava değerine göre, Sulh Hukuk veya Asliye Hukuk mahkemelerinde görülecektir.

5.910 YTL veya daha az değerli davalar Sulh Hukuk, 5.910 YTL’den fazla değerli davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecektir.

Ancak bu değer 2007 yılı için geçerlidir. 2008 ve devam edecek sonraki yıllarda uygulanacak parasal değer, 26.9.2004 günlü 5236 sayılı Yasanın 19’uncu maddesiyle eklenen Ek Madde 4’de göre her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Yasasının mükerrer 298’inci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacaktır. Ek madde 4’te bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (on YTL.) aşma­yan kısımlarının dikkate alınmayacağı ve bu uygulama nedeniyle mahkemelerce görevsizlik kararı verilemeyeceği hususları da düzenlenmiştir.

Yetkili Mahkeme

Bu tür davalarda, yetkili mahkeme, vasinin, vesayet altındaki kişinin yerle­şim yeri mahkemesidir. Devlet tarafından açılacak rücu davasında ise, davalıların yerleşim yeri mahkemesi yetkili olacaktır. Burada genel kurallar göz önünde tutulacaktır.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

2017-08-09T09:56:34+00:00 4 Mart 2016|

Leave A Comment