Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Nedir?

Vekalet ücreti alacağına ilişkin Yargıtay kararları

Özet: Avukatın hizmet ilişkisi ile çalıştığı anlaşılmakla vekalet ücreti aradaki sözleşmeye göre değerlendirilmelidir.

…Mahkemece davacının talebi uygun şekilde davacı avukatın çalıştığı dönemde girdiği davalar nedeniyle temsil ettiği taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının hizmet akdine bağlı olarak avukat olarak görev yaptığı ve serbest avukatlık faaliyetinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Avukat olan davacı ile davalı arasındaki ilişki hizmet akdine dayalıdır. Bu hizmet akdinde davacının ücretinin ne olacağı açıkça belirlenmiş olup davacının girdiği davalarda işveren lehine tahakkuk edecek vekalet ücretinden pay alacağına dair açık bir sözleşme hükmü olmadığı gibi, sözleşmenin eki niteliğinde bir belge ya da yönetmelikte bulunmamaktadır.
Avukatlık Kanunun 164/son maddesi avukat-müvekkil ilişkisinde değerlendirilecek bir hüküm olup hizmet akdi ile çalışan ve işçi sıfatını taşıyan avukat açısından bağlayıcı değildir. Bu itibarla işçi sıfatındaki avukatın yaptığı görev sonucu işveren lehine oluşacak vekalet ücretinin kime ait olduğu hususunun Avukatlık Kanununa göre değil taraflar arasındaki iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir. Açıklanan bu sebeplerle davacının davasının reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2010/29072 E. 2012/38681 K. 20.11.2012

…Davacı işçi, hizmet süresi içerisinde avukat sıfatıyla davalılar adına takip etliği dava ve takipler nedeniyle hak ettiği vekâlet ücretinin ödenmesini talep etmiştir. Davalı ise, hizmet akdi ile istihdam edilen davacının vekâlet ücretlerine hak kazanmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalar ve takipler neticesinde hükmedilen avukatlık ücretlerinin tümüyle avukata ait olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, avukat işçinin vekâlet ücretine hak kazanabilmesi taraflar arasında akdedilen yazılı sözleşmede bu hususun kararlaştırılması şartına bağlıdır. Dolayısıyla taraflar arasında yazılı hizmet sözleşmesi ile vekâlet ücreti alacağı kararlaştırılmadığından talebin reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
9. HD. 2011/52396 E. 2014/5013 K. 18.02.2014

…Mahkemece davacının talebi uygun şekilde davacı avukatın çalıştığı dönemde girdiği davalar nedeniyle temsil etliği taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının hizmet akdine bağlı olarak avukat olarak görev yaptığı ve serbest avukatlık faaliyetinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Avukat olan davacı ile davalı arasındaki ilişki hizmet akdine dayalıdır. Bu hizmet akdinde davacının ücretinin ne olacağı açıkça belirlenmiş olup davacının girdiği davalarda işveren lehine tahakkuk edecek vekalet ücretinden pay alacağına dair açık bir sözleşme hükmü olmadığı gibi, sözleşmenin eki niteliğinde bir belge ya da yönetmelikte bulunmamaktadır.
Avukatlık Kanunun 164/son maddesi avukat-müvckkil ilişkisinde değerlendirilecek bir hüküm olup hizmet akdi ile çalışan ve işçi sıfatını taşıyan avukat açısından bağlayıcı değildir. Bu itibarla işçi sıfatındaki avukatın yaptığı görev sonucu işveren lehine oluşacak vekalet ücretinin kime ait olduğu hususunun Avukatlık Kanununa göre değil taraflar arasındaki iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir. Açıklanan bu sebeplerle davacının davasının reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2011/54318 E. 2014/15635 K. 14.05.2014

Özet: İş sözleşmesi ile çalıştığından karşı vekalet ücretinin avukata ait olacağı da kararlaştırıldığından hesaplama yapılmalıdır.
… Somut olayda, davacının 25.11.1996 ila 31.03.2004 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde avukat olarak görev yaptığı, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirketçe 26.02.2004 tarihli bildirimle, 31.03.2004 tarihinden itibaren feshedildiği anlaşılmaktadır. Kadıköy İş Mahkemesi’nin 28.01.2005 tarih ve 2004/467 esas-2005/19 karar sayılı kararıyla, taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesine dayandığı kabul edilerek, davacının kıdem tazminatına hak kazandığına hükmedilmiş, anılan karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 14.12.2005 tarih ve 2005/12621 esas-2005/39510 karar sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Hal böyleyken, taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesine dayandığı tartışma dışıdır. Dosyaya sunulan sözleşmelerden, davacıya aylık sabit ücret yanında, takip ettiği dava ve icra takiplerinde, şirket yararına hükmolunan karşı vekalet ücretinden tevzi edilecek pay oranında ödeme yapılması kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığa konu karşı vekalet ücreti alacağı bakımından, talebe konu dava ve icra takibi dosyaları incelenerek hazırlanan bilirkişi rapor ve ek raporunda, şirket hukuk müşavirliği yönetmeliği hükümleri uyarınca, tahsil edilen karşı vekalet ücretinin % 40 oranına tekabül eden kısmının davacıya ait olduğu, % 25 oranındaki kısmının ise davacı da dahil olmak üzere avukatlar arasında dağıtılması gerektiği, şirket bünyesinde çalışan avukat sayısı bilinmediğinden % 25’lik orandan davacının hissesine düşen miktarın tespit edilemediği gerekçesiyle, tahsilatı yapılan dosyalarda, karşı vekalet ücretinin % 40 oranındaki kısmının davacıya ait olduğu mütalaa edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacı vekilince sunulan 18.04.2008 havale tarihli itiraz dilekçesinde, ek bilirkişi raporuna karşı itirazlar bildirilmiş, bilirkişi rapor ve ek raporu tespitleri üzerinden iddiası doğrultusunda alternatif hesap yapılmıştır. Mahkemece, davacı vekilinin yapmış olduğu hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, bilirkişi rapor ve ek raporu ile davacı vekilinin yaptığı hesaplama arasında önemli farklar bulunduğu halde, davacı vekilinin yaptığı hesaplamanın üstün tutulmasına ilişkin belirtilen gerekçe dosya içeriğine uygun düşmemektedir.

Öncelikle bilirkişi rapor ve ek raporunda incelenen dosyalarla sınırlı olmak üzere, davacı tarafça takip edilip sonuçlandırılan dosyalardan davalı şirket lehine hükmolunan ve şirketçe tahsil edilen karşı vekalet ücretleri tespit edilmelidir.

Karşı vekalet ücretinin % 25’lik oram kadar havuzda toplanan kısmından, davacının payına düşen kısma ilişkin ücret alacağının hesaplanması için, davalı şirkette ilgili dönemde çalışan avukat sayısı belirlenmelidir.

Netice itibariyle, davacı tarafça takip edilip sonuçlandırılan ve davalı şirketçe tahsil edilen karşı vekalet ücretlerinin % 40 oranındaki kısmı ve bunun haricinde, avukatlar arasında dağıtılmak üzere havuzda toplanan % 25 lik kısımdan avukat sayısı nazara alınarak davacıya düşecek pay, ek bilirkişi raporu alınarak belirlenmelidir.

Taraflar arasındaki sözleşmelerde, davacı tarafından yürütülmekte iken, davacıdan alınarak başka bir avukatın görevlendirildiği dosyalarda veya davacıyla birlikte başka bir avukatın daha görevlendirildiği dosyalarda, vekalet ücretinin orantılı dağıtılacağı belirlenmiş olmakla; davacının baştan sona takip etmediği veya başka bir avukatla birlikte takip ettiği dosyalar açısından, tahsil edilen karşı vekalet ücretinin % 40 lık kısmından davacıya özgülenecek oran, davacının dosyadaki emeğine uygun olacak şekilde hak ve nesafet kuralları gözetilerek takdir edilmelidir.

Bu dosyalarda da yine havuzda toplanan % 25 lik kısım açısından, yukarıda belirtildiği şekilde davacıya düşecek pay tüm avukat sayısı nazara alınarak belirlenmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
22. HD. 2012/13529 E. 2013/2689 K. 12.02.2013

Uyuşmazlığa konu ücret alacağı beş yıllık zamanaşımına tabidir. Alacağın niteliği gereği, zamanaşımı süresinin başlangıcı, davalı şirketin karşı vekalet ücretini muhatabından tahsil etme tarihidir. Bu husus yapılacak hesaplamada nazara alınarak, davalının zamanaşımı savunması karşısında, talebe konu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı da değerlendirilmelidir. Yazılı şekilde bu yönde bir değerlendirme yapılmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
22. HD. 2012/13529 E. 2013/2689 K. 12.02.2013

CategoryGenel
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat