UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ SUÇU – GİZLİ SORUŞTURMACI

Bedensel Zarar Maddi Manevi Tazminat Dava Dilekçesi

UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ SUÇU – GİZLİ SORUŞTURMACI

T.C.
YARGITAY
20. CEZA DAİRESİ
E. 2015/8822
K. 2017/7023
T. 14.12.2017

* UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ SUÇU Zincirleme Suç – Gizli Soruşturmacının Sanıkların Aracılığı İle Diğer Sanıktan Suç Konusu Uyuşturucu Maddeyi Satın Alması Üzerine Sanıkların Suçunun Belirlendiği ve Bu Suçun Delilinin Elde Edildiği/Birkaç Gün Sonrasında Sanığın Yanında Bulunan Sanığa Uyuşturucu Madde Satmasını Teşviki İle Sanığın Aracılığı İle Dava Dışı Şahıstan Tekrar Uyuşturucu Madde Satın Almasının Gereksiz Olduğu/Görevleri Kapsamında Olmadığı )

* GİZLİ SORUŞTURMACI ( Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu – Gizli Soruşturmacının Sanıkların Aracılığı İle Diğer Sanıktan Suç Konusu Uyuşturucu Maddeyi Satın Alması Üzerine Sanıkların Suçunun Belirlenmiş ve Bu Suçun Delilinin Elde Edilmiş Olduğu/Akabinde Sanığın Aracılığı İle Dava Dışı Şahıstan Tekrar Uyuşturucu Madde Satın Almasının Görevleri Kapsamında Olmadığı )

* ZİNCİRLEME SUÇ ( Gizli Soruşturmacı Tarafından Aynı Faillerden Birden Çok Kez Uyuşturucu Madde Satın Alınmasının Ayrıca Suç Oluşturmayacağı ve Gerçek Anlamda Bir Alım-Satım Söz Konusu Olmadığından Sanıklar Hakkında Zincirleme Suç Hükümlerini Düzenleyen TCK’nın 43. Maddesinin Uygulama Koşullarının Oluşmadığı )

* YARDIM ETME ( Sanıkların Gizli Soruşturmacıları Satıcı İle Buluşturarak Uyuşturucu Madde Alışverişinin Gerçekleşmesine Yardımcı Oldukları ve Haklarında TCK’nın 39. Maddesinin Uygulanması Gerektiği Gözetilmeden Md. 188 ve 43 Uyarınca Hüküm Kurulmak Suretiyle Fazla Ceza Tayininin Bozmayı Gerektirdiği )

5237/m.39, 43, 188

ÖZET : Dava, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna ilişkindir.

Gizli soruşturmacının sanıkların aracılığı ile diğer sanıktan suç konusu uyuşturucu maddeyi satın alması üzerine, sanıkların suçu belirlenmiş ve bu suçun delili elde edilmiştir. Buna rağmen, gizli soruşturmacıların, birkaç gün sonrasında, sanığın yanında bulunan sanığa uyuşturucu madde satması yönünde “ver abi” şeklindeki teşviki ile sanıktan; akabinde de sanığın aracılığı ile dava dışı şahıstan tekrar uyuşturucu madde satın alması gereksiz olduğu gibi görevleri kapsamında da değildir.

Bu sebeplerle gizli soruşturmacı tarafından aynı faillerden birden çok kez uyuşturucu madde satın alınmasının ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir alım-satım söz konusu olmadığından sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nın 43. maddesinin uygulama koşulları oluşmamıştır.

Ayrıca sanıkların, gizli soruşturmacıları satıcı ile buluşturarak uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleşmesine yardımcı oldukları ve haklarında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 188/3. maddesi; diğer sanıklar hakkında ise TCK’nın 188/3, 39/2-c maddeleri yerine, yazılı şekilde TCK’nın 188/3, 43/1. maddeleri uyarınca hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi isabetsizdir.

DAVA : Dosya İncelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

KARAR : Sanıklar hakkında, CMK’nın 140. maddesine göre usulüne uygun şekilde alınmış teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığından, yapılan ses ve görüntü kayıtları hukuka aykırı elde edilmiş delil niteliğinde olmasına rağmen dosya kapsamında yer alan olay tutanaklarının içerikleri ile sanıkların suçlamaları kabul etmeleri nedeniyle, söz konusu ses ve görüntü kayıtlarının hükme esas alınması sonuca etkili görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;

1-)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28/04/2015 tarih, 2014/462 esas, 2015/135 karar ve 2014/848 esas, 2015/136 karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; somut olayda, gizli soruşturmacının 15/11/2011 tarihinde sanıkların aracılığı ile diğer sanıktan suç konusu uyuşturucu maddeyi satın alması üzerine, sanıkların suçu belirlenmiş ve bu suçun delili elde edilmiştir. Buna rağmen, gizli soruşturmacıların, 18/11/2011 tarihinde sanığın, yanında bulunan sanığa uyuşturucu madde satması yönünde “ver abi” şeklindeki teşviki ile sanıktan; 19/11/2011 tarihinde sanığın aracılığı ile dava dışı kişiden tekrar uyuşturucu madde satın alması gereksiz olduğu gibi görevleri kapsamında da değildir. Öte yandan, gizli soruşturmacıların asıl görevi ”uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak” değil, ”suçu ve failini belirlemek, suçla ilgili delilleri elde etmekten ibarettir.” Bu sebeplerle gizli soruşturmacı tarafından aynı faillerden birden çok kez uyuşturucu madde satın alınmasının ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir ”alım – satım” söz konusu olmadığından sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nın 43. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı; ayrıca sanıkların, 15/11/2011 tarihli olayda gizli soruşturmacıları, satıcı durumundaki sanık ile buluşturarak uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleşmesine yardımcı oldukları ve haklarında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 188/3. maddesi; sanıklar hakkında ise TCK’nın 188/3, 39/2-c maddeleri yerine, yazılı şekilde TCK’nın 188/3, 43/1. maddeleri uyarınca hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2-)Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 14.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

[/column]

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat