Terör Örgütü Üyeliğinden Ceza Alan Açık Cezaevine Çıkabilir mi?

YARGITAY 16. Ceza Dairesi
Esas No : 2015/5216
Karar No: 2015/4297

TALEP:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2015 tarih ve 2015/243498 sayılı yazısı ile,
Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2012 tarihli ve 2006/16 esas, 2012/519 sayılı kararı (İstanbul Kapatılan 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2012 tarihli ve 2006/313 esas, 2012/105 sayılı kararı) ile 10 ay hapis cezasına hükümlü A…’nin, işbu cezasının Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infazı sırasında, açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinde bulunması üzerine, hükümlünün suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan mahkum olduğu, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 5/1. maddesinde yer alan “Terör suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hariç olmak üzere” hükmü gereğince, talebin uygun görülmediğine ilişkin anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.04.2015 tarihli ve 2015/1387 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin kabulüne dair Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 16.04.2015 tarihli ve 2015/1066 esas, 2015/1080 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2015 tarihli ve 2015/558 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, Bursa 1. İnfaz Hakimliğince hükümlünün yalnızca suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan hükümlü olduğu, bu itibarla Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 8/1-ç maddesinde düzenlenen “örgütlü suçlardan hükümlü olma” düzenlemesinin dışında kaldığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiş ise de, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.02.2012 tarihli ve 2011/12507 esas, 2012/1273 karar, KYB-2011/233630 sayılı kararı gereğince suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçunun da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar içerisinde değerlendirilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 29.06.2015 gün ve 94660652-105-16-7914-2015-E. 13143/42750 sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Dairemize gönderilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

OLAY

Hükümlü A… İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 20.06.2012 tarih 2006/313 esas 2012/105 karar sayılı ilamı ile suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 5237 sayılı TCK 220/2 ve 62/1 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.10.2014 tarih ve 2014/4036-12444 sayılı ilamı ile hüküm onanarak kesinleşmiştir. Hükümlü Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 16.04.2015 tarih ve 2015/1066-1080 sayılı kararı ile açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına karar vermiş olup, bu karara karşı yapılan itiraz Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2015 tarih ve 2015/558 değişik iş sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmiştir.

KANUN YARARINA BOZMAYA İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI:
Örgüt üyesi olmak suçundan mahkum olan hükümlünün denetimli serbestlik tedbirlerinden istifade edecek şekilde açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

HUKUKİ NİTELENDİRME

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanuna 05.04.2012 tarih ve 6291 sayılı Kanunun 1. maddesi ile eklenen 105/A maddesi esas alınarak yapılmaktadır. Hükümlülerin dış dünya ile uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlantılarını sürdürmeleri ve güçlendirmeleri bu düzenlemeyle amaçlanmıştır.

Hükümlülerin cezalarının infazını denetimli serbestlik tedbirleri ile infaz edilebilmesi için;
1-Açık Ceza İnfaz Kurumunda cezasının son 6 ayını geçirmesi,

2-Çocuk Eğitim Evinde toplam cezalarının 1/5 ini tamamlaması,

3-Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılma şartları oluşmasına rağmen iradesi dışındaki nedenlerle açık cezaevine sevk edilemeyen veya bu nedenlerle kapalı kuruma gönderilenlerin açık cezaevine ayrılma tarihinden itibaren 6 ay geçmiş olması halinde
Koşullu salıverme tarihine 1 yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin talepleri halinde cezaevi idaresi tarafından hükümlü hakkında düzenlenen raporda gözönünde bulundurularak infaz hakimliğince karar verilebilir.
24.01.2013 tarih 6411 sayılı Kanun ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 4. maddesi gereğince 105/A maddesindeki 6 aylık süre 31.12.2015 tarihine kadar aranmayacaktır.

Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere denetimli serbestlik tedbirleri uygulanarak cezanın infazı için açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkına sahip olunması veya çocuk eğitimevinde cezanın 1/5 ini infaz edilmiş olması koşulları bulunmaktadır.
02.09.2012 tarihli 28399 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği ile yine bu yönetmelikte değişiklik yapan 22.08.2015 tarihli 29453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik hükümleri
gözönünde bulundurulduğunda; açık cezaevine doğrudan alınacak hükümlüler yönetmeliğin 5. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, terör suçları ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar kapsam dışı tutulmuştur. Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler hakkında yapılan düzenlemede ise ilgili yönetmeliğin 6/2-c maddesinde; 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanunu, 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun 14. maddesi veya 5237 sayılı TCK’nın 221. maddesinin uygulanmış olması, diğer taraftan aynı maddenin ç bendinde belirtildiği üzere terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararı ile tespit edilenlerin bu haktan yararlanacağı düzenlenmiştir. Yönetmelikte açık kuruma ayrılamayacak hükümlüler 8. maddenin ç bendinde de terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, 6. maddenin 2. fıkrasının c ve ç bendi dışında kalanlar olarak sayılmıştır. Görüldüğü üzere terör ve örgütlü suçlardan mahkum olan kişilerin yönetmelikteki yukarıdaki istisnalar dışında açık ceza infaz kurumuna ayrılma imkanı bulunmamaktadır.

Hükümlü hakkında Bursa Açık Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.04.2015 tarih 2015/1387 sayılı iyi hal ve değerlendirme raporunda, hükümlünün örgüt üyesi olduğu belirlenmek suretiyle, mensup olduğu örgütten ayrıldığına dair herhangi bir tespit yapılmamıştır.

Hükümlü hakkında ayrıca 4959 sayılı Kanun, 4422 sayılı Kanunun 14. maddesi ve 5237 sayılı Kanunun 221. maddesindeki pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.

Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 16.04.2015 ve 22.04.2015 tarihli kararlarında; suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçunun örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan olmadığı, bu kapsamda kabul edilse bile suç tarihinde 17.06.2005 tarihli yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğu, bu yönetmelikte suç tipine göre bir ayrım yapılmadığından hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılması için yasal engel bulunmadığı değerlendirilmesiyle karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanların yönetmelikte belirtilen istisnalar dışında açık cezaevine ayrılma imkanları bulunmamaktadır. Örgüt üyeliği suçu örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan kabul edilmesi gerektiği, zira örgüt faaliyeti kapsamında suç işleyenlerin TCK 220/6. maddesi gereğince örgüt üyesi olarak kabul edilmeleri gerekeceği, diğer taraftan 5237 sayılı TCK 7/2-3. maddesi gereğince, sonradan yürürlüğe giren kanun lehe ise uygulanıp infaz edilmekle birlikte infaz rejimlerine ilişkin hükümlerin derhal uygulanma prensibi benimsenmiştir. Bu durumun istisnası hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrüre ilişkin olanlardır. Cezanın açık ceza infaz kurumunda çekilmesi veya denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması şartla tahliyeye ilişkin olmadığından Açık Cezaevine Ayrılma Koşullarını Belirleyen Yönetmelik hükümlerinin derhal uygulanması gerektiğinden Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin kabulü yasaya uygun görülmemiştir. Bu nedenle Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin itiraza konu kararının kaldırılması yerine itirazın reddinde isabet görülmediğinden Kanun Yararına Bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2015 tarih 2015/243498 sayılı Kanun Yararına Bozma talebinin, 5271 sayılı CMK 309. maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Hükümlü A… hakkındaki Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2015 tarih ve 2015/558 D. İş sayılı kararının BOZULMASINA,
3-Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılma hakkı bulunmayan hükümlünün cezasının infazının 5275 sayılı Kanun gereğince yapılması için infaz dosyasının Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...