Sanığın Kendisine Görevi Gereği Verilen Kullanıcı Kodu Ve Şifre İle Sorgulama Yapması Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçunu Oluşturmaz

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu ve Cezası

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu ve Cezası

MADDE 262.- (1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde göre­vi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Açıklama

Bir kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesinin suç olarak tanımlandığı YTCK’nun 262.maddesi hükmü, 765 sayılı ETCK’nun “resmi memuriyetin gaspı” suçunu düzenleyen 252.maddesinin 1. ve 2.fıkralarının karşılığı olarak düzenlenmiş ve unsurlarında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Suçla Korunan Hukuksal Değer

Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçuyla korunmak istenilen hukuksal ya­rar; kamu otoritesinin disiplininin ve itibarının sağlanması, vatandaşın kamu idare­sine karşı duyduğu güvenin sarsılmasının önlenmesidir. Bir kamu görevi ancak  yetkili makamlarca kanun ve nizama uygun olarak o göreve getirilenler tarafından yerine getirilebilir. Bir kimsenin, kamu görevlisi olmamasına rağmen, kanuna aykırı olarak bir kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs etmesi veya bir kamu görevlisi­nin o görevi terk emri kendisine bildirilmesine rağmen görevini sürdürmesi, kamu idaresine ilişkin disiplinin bozulması ve kamu idaresinin saygınlığının yitirilmesine yol açar.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Suçun Faili

Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs etme seçimlik hareketinin faili bir kamu görevlisi olabileceği gibi (örneğin bir mü­başirin hâkimin görevini yapmaya teşebbüs etmesi) herhangi bir resmi sıfatı olma­yan bir kimse de olabilir. Terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sür­dürme seçimlik hareketinin faili ise kamu görevlisidir.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Suçun Maddi Unsuru

Suçun maddi unsuru, “bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak ye­rine getirmeye teşebbüs etmek” veya “terk emri kendisine bildirildiği halde görevi sürdürmek”tir.

Bir kamu görevini kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye te­şebbüs etmek

Suçun maddi unsurunu oluşturan birinci seçimlik hareket “bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs etmek”tir.

“Teşebbüs suçu” niteliğindeki bu suçun oluşması için sıfat ve yetkisi olmayan failin, bir kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs etmesi yeterlidir. Kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs etmekten maksat, o görevle ilgili herhangi bir faaliyetin, işlemin yapılmasıdır. Kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs etmeden sadece o göreve ait resmi elbisenin giyilmesi, alamet veya işaretin kullanılması, failin kendini kamu görevlisi (örneğin polis memuru) olarak tanıtması bu suçu oluşturmaz. Özel işaret ve kıyafetlerin usulsüz kullanılması YTCK’nun 264.maddesinde bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır. Diğer yandan 262.maddede tanımlanan suçun oluşması bakımından kanun ve nizama aykırı olarak kamu görevini yerine getirme veya buna teşebbüs fiili sonucunda failin bir çıkar elde edip etmemesi, fiilin herhangi bir zarara neden olup olmaması, bu fiilin aleni olup olmaması önem taşımaz.

Failin, kanun ve nizam hükümlerine göre suça konu olan kamu görevini icraya yetkili olmaması gerekir. Bu itibarla, sıfat ve yetkisi bulunmadığı halde başka bir kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs eden kamu görevlisi de somut olayın özelliklerine göre bu suçun faili olabilir. Yerine getirilmeye teşebbüs edilen kamu görevi, bir askeri komutanlık ise özel hüküm-genel hüküm ilişkisi nedeniyle 262. madde değil, özel hüküm niteliğindeki 317.madde hükmü uygulanır. Yetkisi olma­dığı halde failin resmi sıfat takınarak hırsızlık yapması halinde eylem bir bütün halinde 142/2-f bendine uyan nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur.

Terk emri kendisine bildirildiği halde görevi sürdürmek

Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçunu oluşturan ikinci seçimlik hareket “terk emri kendisine bildirildiği halde görevi sürdürmek”tir. Suçun oluşa­bilmesi için terk emrinin kamu görevlisi olan faile resmen ve yazılı olarak tebliğ edilmesi gerekir. Terk emrinin sebebi (görevden uzaklaştırma, memurluktan çıkar­ma), süreli veya geçici olması önemli değildir. Önemli olan görevinden alınan kamu görevlisinin kanun ve nizama aykırı olarak bu görevi sürdürmesidir. Görevi sürdürmenin söz konusu olabilmesi için failin o görevin verdiği yetkilerden birini kullanmaya devam etmesi gerekir.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Suçun Manevi Unsuru

Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçunun manevi unsuru açısından genel kast yeterlidir, failin suçu hangi saikle işlediğinin önemi yoktur. Failin bile­rek ve isteyerek kanuna ve nizama aykırı olarak kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs etmesi veya terk emri kendisine bildirilmiş olmasına rağmen göreve ilişkin yetkileri kullanmayı sürdürmesi gerekir.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Suça Etki Eden Nedenler

Bu suça ilişkin cezanın artırılmasını veya daha az ceza verilmesini gerektiren herhangi bir özel hüküm öngörülmemiştir.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Teşebbüs

Suçu oluşturan her iki seçimlik hareket bakımından, bu suça teşeb­büs mümkün değildir. Zira, kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs etmek suçun oluşması için yeterli sayılmıştır ve bu seçimlik hareket bakımından bir “teşebbüs suçu” söz konusudur. Terk emri kendisine bil­dirmesine rağmen görevi sürdürme seçimlik hareketi ile işlenen suç o göreve ilişkin herhangi bir yetkinin kullanılması ile oluştuğundan, niteliği itibariyle teşebbüse elverişli değildir.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu İştirak

Bu suça iştirakin her şekli mümkündür.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu İçtima

Özel bir içtima hükmü öngörülmediğinden, suçların içtimaına ilişkin sorunların genel hükümler (42-44.md.) çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçunun işlenmesi sırasında başka bir suçun işlen­mesi durumunda, bu suçlardan birinin diğerinin unsurunu ya da ağırlaştırıcı nede­nini oluşturduğu hallerde (örneğin YTCK’nun 142/2-f) bileşik suç hükümleri (42.md.) uygulanır, aksi takdirde (örneğin kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suretiyle dolandırıcılık suçu işlenmişse) her iki suçtan dolayı gerçek içtima kuralla­rına göre cezaya hükmolunur. Fiilin zincirleme suç (43.md.) biçiminde işlenmesi mümkündür.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Kovuşturma

Suçun soruşturma ve kovuşturması genel hükümlere göre re’sen yapılır. Suçun faili kamu görevlisi olsa bile bu suç görev nedeniyle işlenen bir suç niteliğinde olmadığından 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Görevli Mahkeme

5235 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca, bu suç dolayı­sıyla açılan davaya bakma görevi sulh ceza mahkemesine aittir.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Suçun Yaptırımı

Üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.

TCK m 262 Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu Dava Zamanaşımı

YTCK’nun 66/1-e bendi uyarınca bu suçun dava zamana­şımı süresi sekiz yıldır.