Sanığın Kendisine Görevi Gereği Verilen Kullanıcı Kodu Ve Şifre İle Sorgulama Yapması Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçunu Oluşturmaz

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu ve Cezası

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu ve Cezası

MADDE 243.- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.

  • Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yan oranına kadar indirilir.
  • Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı ay­dan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Açıklama

243.maddede, 765 sayılı ETCK’da yer almayan “bilişim sistemine girme” suçu düzenlenmiştir. Böylece, verilerin ele geçirilmesi şartı aranmaksızın bilişim sistemi­ne hukuka aykırı olarak girilmesi ve bu suretle bilişim sisteminin güvenliğinin ihlal edilmesi suç haline getirilmiştir. ETCK’nun 525a/l.maddesinde “verilerin ele geçi­rilmesi” suçu düzenlenmiş, bilişim sisteminin güvenliğinin kırılarak sisteme huku­ka aykırı olarak girilmesi ve orada kalınması eylemleri ise suç olarak tanımlanma- mıştı. Veriler ele geçirilmeksizin verilere yetkisiz erişim eylemlerini suç tipi haline getiren 243.madde hükmü, özellikle bilişim korsanlarına karşı etkili olabilecek son derece yerinde ve çağdaş bir düzenlemedir.

Bu suç tipiyle, Avrupa Siber Suç Sözleşmesi’nin “Kanunsuz Erişim” başlıklı 2.maddesindeki “Her bir taraf devlet bir bilgisayar sisteminin tamamı veya herhan­gi bir bölümüne haksız ve kasıtlı olarak erişilmesini suç kapsamına almak için ge­rekli kanuni düzenlemeyi yapmalı, gerekli önlemleri almalıdır.” düzenlemesinde öngörülen yükümlülük yerine getirilmiş olmaktadır. Karşılaştırmalı hukukta bu suç tipine Alman Ceza Kanunu’nun 202a, Fransa CK’nun 323/1., Danimarka CK’nun 193. ve 263., Norveç CK’nun 145/2., İtalyan CK’nun 616/2., 617., 618, Hollanda CK’nun 98., 98a, 98b, 98c ve 273., Lüksembourg CK’nun 309., İrlanda CK’nun 5/1. maddelerinde yer verilmiştir.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Suçla Korunan Hukuksal Değer

Bu suç tipi ile korunmak istenilen hukuksal yarar, bilişim sisteminin güvenliği­nin sağlanmasıdır. Bunun yanı sıra, bilişim sistemini kullananların çıkarlarının (özel hayatın gizliliğinin) zedelenmemesi de korunan hukuksal yararlar arasındadır.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Suçun Faili Ve Mağduru

Bu suçun faili, hukuka aykırı olarak bilişim sistemine giren ve orada kalmayıp devam eden herhangi bir kimse olabilir.

Suçun mağduru ise, bu suçun işlenmesi suretiyle bilişim sisteminin güvenliği ih­lal edilerek çıkarı zarara uğratılan kişidir.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Suçun Maddi Unsuru

243.maddenin 1.fıkrasındaki suçun maddi konusunu, bütününe veya bir kısmı­na hukuka aykırı olarak girilen ve orada kalmaya devam edilen “bilişim sistemi” oluşturmaktadır. “Bilişim”, her alandaki üretilmiş (bilgisayar mantığına uygun olarak formel hale getirilmiş) bilgileri içeren verilerin bilişim temelli olarak ve oto­matik şekilde işlenmesi, saklanması, tasnif edilmesi, terkibi ve iletilmesi ile ilgili bilim dalıdır. “Bilişim Sistemi” ise, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunlan otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemlerden oluşan alandır.

Suçun maddi unsuru, hukuka aykırı olarak bilişim sisteminin tamamına veya bir kısmına girmek ve orada bir müddet kalmaya devam etmektir. Adalet Komisyo­nunda kabul edilen madde metnindeki “giren veya orada kalmaya devam eden” şeklindeki düzenlemede “girme” ve “sistemde kalmaya devam etme” fiilleri bu suçun seçimlik hareketleri olarak öngörülmüştü. Ancak, TBMM Genel Kurulunda metindeki “veya” sözcüğü “ve” şeklinde değiştirilmiştir. Bu itibarla, her ne kadar madde başlığı “bilişim sistemine girme” olarak kalmış ve madde gerekçesinde de “girme veya orada kalmayıp devam etme” fiillerinin birer seçimlik hareket olarak bu suçun maddi unsurunu oluşturacağı ifade edilmiş ise de, kanaatimizce TBMM Genel Kurulunda “veya” sözcüğünün “ve” olarak değiştirilmesi nedeniyle bu suçta seçimlik hareket yoktur. Suçun maddi unsurunun oluşabilmesi için, bilişim sistemi­ne hukuka aykırı olarak girilmesi yeterli olmayıp, ayrıca sisteminde kalmaya devam edilmesi de gerekmektedir.

Bir bilişim sistemine “girmek”ten maksat, bilişim sisteminin oluşturduğu elekt­ronik yapıdaki soyut sanal aleme (alana) girilmesidir. Bilgisayarın kasasının açılıp içine fiziken girilmesi veya bilişim sisteminin bulunduğu odaya girilmesi bu suçu oluşturmaz. Girme fiili ağ üzerinden gerçekleştirilebileceği gibi doğrudan bir bili­şim sistemi ile fiziki temasa geçerek kullanmak suretiyle girmek şeklinde de işlen­miş olabilir. Fiil, bilişim sisteminin bütününe girmek şeklinde işlenebileceği gibi bir kısmına, örneğin ana sisteme bağlı olan ve o doğrultuda işlem yapabilen yedek depolama aygıtı, CD veya DVD okuyucu aletleri veya ATM makineleri gibi donamm parçalarına girilmesi suretiyle de işlenebilir. Burada failin bir bilişim sistemi­ne yetkisiz erişimi söz konusudur. Bilişim sistemine girmenin yöntemi bakımından bir sınırlama getirilmediğinden, herhangi bir hareketle bilişim sistemine dışarıdan girme, sızma hareketinin gerçekleştirilmesi ve orada kalmaya devam edilmesi ile suç oluşmaktadır. Keza failin bu fiilleri hangi amaçla yaptığı da suçun oluşumu bakımından önem taşımaz. Zira, suçun oluşması için belirli bir sonucun meydana gelmesi de aranmamıştır. Sözgelimi failin, bilişim sistemindeki bilgileri öğrenmek, sistemi tahrip etmek; erişimi engellemek; verileri silmek, bozmak, zarara uğratmak; sistemde iken hareket, tehdit içeren sözler yazmak ve benzeri amaçlarla hareket etmesi halinde bile bu neticelerden bağımsız olarak sisteme girme ve orada kalmaya devam etme fiili 243/l.fıkradaki suçu oluşturacaktır. Bu bakımdan failin hukuka aykırı olarak girdiği ve bir müddet kalmaya devam ettiği sistemden herhangi bir veriyi ele geçirmeden ve sistemde bulunan verilerden hiçbir şey öğrenmeden sis­temden çıkması, amacının zarar vermek değil de örneğin kendi firmasının reklamı­nı yapmak, becerisini göstermek olması durumlarında da suç oluşur. Bu özelliğin­den dolayı suç bir “tehlike suçu” niteliğindedir. Zira, failin bilişim sistemine girme­si ve orada kalmaya devam etmesi, sistemin içindeki kişisel verilere nüfuz etmesi ve öğrenmesi bakımından ciddi ve yakın tehlike oluşturmaktadır. Bu nedenle yasa koyucu, 243/1.fıkradaki suç tanımında, verilerin gizliliğinin ihlal edilmesini yani bilişim sistemindeki bilgilerin öğrenilmesi şartını aramamış, sistemine ve içindeki verilere zarar verme, özel verilerin gizliliğini ihlal etme ihtimali suçun oluşumu bakımından yeterli sayılmıştır. Nitekim, 243/3.fıkrada bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği verilerin yok olması veya değişmesi, bu suçun netice sebebiyle ağırlaşmış hali olarak ayrıca düzenlenmiştir.

Bu suçun oluşması için failin icrai bir hareketle bilişim sisteminin tamamına ya da bir kısmına hukuka aykırı olarak girmesinin yanı sıra sistemde kalmaya devam etmesi de arandığından, suç bir “kesintisiz (mütemadi) suç” niteliğindedir. Tema­dinin kesilmesi, failin kendi isteği ile sistemden çıkması veya sistemde bulunduğu sırada yakalanması gibi biçimlerle gerçekleşebilir. “Orada kalmaya devam eden” ibaresi kalmanın bir müddet temadi etmesi anlamına gelmektedir. Suça konu her bilişim sisteminin özelliği ve güvenlik yapısı ve özellikle orada kalmaya devam etmeyi fark etme yaklaşımı aynı olmadığından bu suç bakımından sistemde kalma­ya devam etme süresinin önceden belirlenmesi mümkün değildir. Bu sürenin yeterli olup olmadığı her somut olayda hâkim tarafından araştırılıp değerlendirilmelidir. Eğer yeterli süre koşulu sağlanmışsa suç gerçekleşmiş olacaktır.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Suçun Manevi Unsuru

Suçun manevi unsuru bakımından genel kast gerekli ve yeterlidir. Failin, huku­ka aykırı olarak bilişim sistemine bilerek ve isteyerek girmesi ve orada kalmaya devam etmesi gerekir. Özel bir kast aranmadığından, failin, mağdura zarar vermek veya fiilinden yarar elde etmek ya da sistemden bir şey elde etmek amacına yönel­miş veya bu tür sonuçlara ulaşmış olması düşüncesinin suçun oluşumuna etkisi yoktur. Suçun kasten gerçekleştirilmiş olması arandığı için bu suç tipinin taksirle işlenmesi mümkün değildir.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Suçun Hukuka Aykırılık Unsuru

Bilişim sistemine girme suçunun oluşabilmesi için sisteme girme ve orada kal­maya devam etme fiilinin “hukuka aykırı” olarak gerçekleşmesi gerekir. Mağdurun hukuken geçerli rızası (YTCK 26/2.md.) ya da kanunun hükmü veya amirin emrinin yerine getirilmesi (YTCK 24.md.) hallerinde, örneğin CMK’nun 134., 135.maddeleri uyarınca hâkim kararıyla bu fiillerin işlenmesi halinde suç oluşmaz ve eylem huku­ka uygun sayılır. Bilişim sisteminin sahibinin başlangıçta rızası bulunsa bile girdik­ten sonra rızanın kalkmasına karşın bilişim sistemi içinde kalmaya devam edilmesi halinde de suç oluşur. Kural olarak, bir kimsenin (izinsiz girişlere karşı güvenlik önlemi almış olsun veya olmasın) bilişim sistemine başka birisinin, haberi olmaksı­zın girmesinde rızası olmadığı kabul edilir. Sisteme hukuka uygun olarak örneğin sahibi ya da zilyedinin rızasıyla girdiğini savunan failin bunu ispat etmesi gerekir. Diğer yandan, failin eyleminin hukuka aykırılığını bilerek işlediğinin ispatlanma­sı manevi unsurla ilgilidir. Ancak, bir bilişim sistemine girebilecek kadar teknik bir bilgisi olan bir kişinin yaptığının hukuka aykırı olduğunun farkında olmaması düşünülemez.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Teşebbüs

Bu suça teşebbüs mümkündür. Ancak bu suça teşebbüsten söz edi­lebilmesi için bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girildikten sonra orada kalmaya başlanılmış, ancak “kalmaya devam etme” sayıla­cak kadar yeterli bir süre geçmeden sistemden çıkılmış olması veya başka engel bir sebeple örneğin, elektriğin kesilmesi ya da sistemin kuHamasi tarafından kapatıl­ması gibi nedenlerle sistemde kalmaya devam edilememiş olması gerekir. Sadece sisteme girmeye çalışılması, örneğin güvenlik sisteminin çözülmeye çalışılması ya da anlık olarak bilişim sistemine girilip çıkılması durumlarında suça teşebbüs söz konusu olmaz.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu İştirak

Bu suçta iştirak açısından bir özellik söz konusu değildir. Suça iştira­kin her hali (YTCK 37-39.md.) mümkündür.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu İçtima

Bu suçla ilgili olarak özel bir içtima kuralı getirilmediğinden suçların içtimai bakımından genel kurallar (YTCK 42-44.md.) uygulanacaktır. Bu suçun kısa aralıklarla aynı suç işleme kastıyla işlenmesi halinde zincirleme suç (43.md.) söz konusu olur. Failin elde etmek istediği amaca yönelik eylemlerini gerçekleştirebil­mesi için öncelikle hukuka aykırı olarak bilişim sistemine girmesinin zorunlu oldu­ğu durumlard<ı bu suç geçit suçu özelliği taşıdığından, örneğin “sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu (244.md.), banka veya kredi kartları­nın kötüye kullanılması (245.md.) veya bilişim sistemi aracılığıyla hırsızlık (142.md.), dolandırıcılık (158.md.)” suçlarının fail tarafından öncelikle bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmesi durumunda faile yalnızca gerçek­leştirdiği ikinci eylemin cezası verilir. Ancak, bu suçların bir bilişim sistemine hu­kuka uygun şekilde girildikten sonra gerçekleştirilmesi söz konusu ise, bu durumda gerçek içtima kuralları uyarınca fail her iki suçtan dolayı cezalandırılacaktır.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Cezayı Hafifletici Neden

243.maddenin 2.fıkrasmda bu suç açısından hafifletici bir neden öngörülmüştür. Buna göre, 1.fıkrada tanımlanan hukuka aykırı olarak bilişim sistemine girme ve orada kalmaya devam etme eylemlerinin, “bedeli karşılığı yararlanılabilen sistem­ler” hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yan oranına kadar indirilecektir.

“Bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler” kavramından neyin anlaşılması ge­rektiği maddede ve gerekçesinde açıklanmıştır. Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yarar­lanma fiili YTCK’nun 163.maddesinde ayrı bir suç olarak tanımlandığından, oto­matlar 243/2.fıkra kapsamına girmektedir. Bedeli karşılığı yararlanılabilen sistem kavramı ile kastedilen, bilişim sisteminin kullanıldığı mekan değil, bizzat bu sistem içerisindeki elektronik yapıda sunulan ücretli hizmetler olduğundan, bu nedenle, internet kafedeki bilgisayarın (internetin) ücretsiz kullanılması veya belli süreli internet bağlantı servisinin sağlanması 243.maddenin ikinci fıkrası kapsamına gir­mez. Karşılık anlamına gelen “bedel” kapsamında yalnızca paranın değil, kimi zaman başka şeylerin de girebileceği gözetilmelidir. Örneğin, internet ortamında abonelerine hizmet sunan bir site tarafından, makale gönderilmesi ya da siteye en az beş kişinin abone edilmesinin sağlanması bedel olarak kabul edilmişse, bu siteye yönelik “sisteme girme ve orada kalmaya devam etme” suçunda 243/2.fıkra hükmü uyarınca indirim yapılması gerekir.

Bedeli karşılığı yararlanılabilen sistem kavramının, herkesin girmesinin müm­kün olmadığı, ancak belli süreler için öngörülen bedel ödendiği takdirde, genellikle müşteriye verilen şifre ile girilebilen sistemler olarak anlaşılması gerekir. Örneğin, internet ortamındaki ücreti karşılığında, abonelerinin kullanımına açık elektronik arşiv merkezleri, elektronik gazeteler, elektronik kütüphaneler ya da tümüyle şifreli kullanıma açık benzer nitelikteki vveb siteleri ile bir kuruluş tarafından belli bir siste­min (örneğin, anlaşmayla cep telefonlarına bilişim sistemi üzerinden reklam için me­saj yollanması gibi) bedel karşılığı sunulması bu kapsamda değerlendirilebilir.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Suçun Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Hali

243.maddenin 3.fıkrasında, bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali düzen­lenmiştir. Buna göre, birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi nedeniyle sistemin içerdiği bilgilerin (verilerin) yok olması veya değişmesi halinde fail, suçun temel şekline (243/1.fıkraya) nazaran daha ağır ceza (altı aydan iki yıla kadar hapis) ile cezalandırılacaktır.

Burada söz edilen “veri” terimi, sistem içindeki bütün soyut unsurları kapsa­maktadır. Bu hükmün uygulanabilmesi için, failin verileri yok etmek veya değiş­tirmek kastıyla hareket etmemiş olması gerekmektedir. Burada sonuç failin taksirli hareketiyle gerçekleşmektedir. Eğer sistemin içindeki veriler kasten yok edilmiş veya değiştirilmiş ise bu durumda 243/3.fıkra hükmü değil, bu durumu bağımsız bir suç tipi olarak düzenleyen 244/2.fıkra hükmünün uygulanması gerekir.

243/3.fıkranın uygulanabilmesi için sistemdeki verilerin yok olması veya değiş­mesi şeklindeki seçimlik sonuçlardan birinin olması yeterlidir. Ancak, suçun temel şeklinin maddi unsuru olarak “sisteme girme ve orada kalmaya devam etme” ey­lemi arandığından, yalnızca sisteme anlık olarak girip çıkma eylemi nedeniyle sis­temdeki bir verinin yok olması veya değişmesi durumunda, eylem suç oluşturma­dığından taksirle meydana gelen bu sonuçlar nedeniyle failin 243/3.fıkra hükmüne göre sorumlu tutulması mümkün değildir.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Kovuşturma

Maddede tanımlanan suçların soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılır.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Görevli Mahkeme

5235 sayılı Kanunun lO.maddesi uyarınca maddede ta­nımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalara bakma görevi sulh ceza mahkemesine aittir.

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Suçun Yaptırımı

Maddenin 1.fıkrasındaki suçun yaptırımı, bir aydan (49/l.md.) bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. İkinci fıkra uyarınca, bu fiilin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranına kadar indirilecektir. Üçüncü fıkrada tanımlanan suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halinde ise faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunacaktır. Bu suçların işlenmesinden tüzel kişilerin hukuka aykırı yarar sağlaması halinde bunlara YTCK’nun 6O.maddesinde öngörülen güvenlik tedbirleri uygulanır (246.md.).

TCK m 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Dava Zamanaşımı

YTCK’nun 66/1-e bendi uyarınca bu suçların dava zama­naşımı süresi sekiz yıldır.