SÜRESİNDE BİLDİRİLMEYEN TANIK DELİLİNİN ETKİSİ

Fazla çalışmaya ilişkin yasal düzenlemeler

SÜRESİNDE BİLDİRİLMEYEN TANIK DELİLİNİN ETKİSİ

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/20781
K. 2017/13327
T. 27.11.2017

DAVA DİLEKÇESİNDE DAYANILMAYAN BİR DELİLİN BİLDİRİLMESİ ( Ön İnceleme Aşamasında Verilen Süre Sonuç Doğurmayacağı ve Davacı Kadının Süresinde Bildirmediği Tanıklarının Beyanları Kusur Belirlemesinde Dikkate Alınamayacağı – Bu Durumda Mahkemece Davacı Yanca Usulüne Uygun Şekilde Süresinde İleri Sürülmeyen Delilleri ve Tanık Beyanları Esas Alınarak Davalı Erkeğe Kusur Yüklenilmesinin Doğru Olmadığı )

* SÜRESİNDE BİLDİRİLMEYEN TANIK DELİLİNİN ETKİSİ ( Davacı Dava Dilekçesinde Nüfus Kaydından Başka Herhangi Bir Delile Dayanmadığından Dayanılmayan Delilin Bildirilmesi İçin Ön İnceleme Aşamasında Verilen Sürenin Sonuç Doğurmayacağı ve Davacının Süresinde Bildirmediği Tanıklarının Beyanları Kusur Belirlemesinde Dikkate Alınamayacağı – Bu Durumda Mahkemece Davacı Yanca Usulüne Uygun Şekilde Süresinde İleri Sürülmeyen Delilleri ve Tanık Beyanları Esas Alınarak Davalı Erkeğe Kusur Yüklenilemeyeceği )

6100/m.119/1-f,121,129/2

HGK. 20/04/2016 tarih 2014/2-695 b. ve 2016/522 K. sayılı kararı

ÖZET : Davacı kadın, dava dilekçesinde nüfus kaydından başka herhangi bir delile dayanmadığından, dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön inceleme aşamasında verilen süre sonuç doğurmaz ve davacı kadının süresinde bildirmediği tanıklarının beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Bu durumda mahkemece, davacı yanca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen delilleri ve tanık beyanları esas alınarak davalı erkeğe kusur yüklenilmesî doğru olmamıştır.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacı kadın, dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/1 -(f) hükmü uyarınca, gerek yazılı gerekse basit yargılama usulünde, iddia edilen her bîr vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin dava dilekçesinde belirtilmesi, ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 121 ve 129/2. madde hükmü uyarınca hem dava dilekçesinde hem de cevap dilekçesinde gösterilen ve tarafın elinde bulunan belgelerin dilekçeye eklenerek mahkemeye sunulması, başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur. Davacı kadın, dava dilekçesinde nüfus kaydından başka herhangi bir delile dayanmadığından, dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön inceleme aşamasında verilen süre sonuç doğurmaz ve davacı kadının süresinde bildirmediği tanıklarının beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamaz (HGK. 20/04/2016 tarih 2014/2-695 b. ve 2016/522 K. sayılı kararı). Bu durumda mahkemece, davacı yanca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen delilleri ve tanık beyanları esas alınarak davalı erkeğe kusur yüklenilmesî doğru olmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, yukarıda açıklanan sebeple davalı tarafa yüklenecek kusurlu bir davranış ispatlanamadığı halde, davalı erkeğin tamamen kusurlu kabul olunarak davacı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

[/column]

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat