Kaza Tespit Tutanağı İle Bilirkişi Raporu Arasında Çelişki Olması

Spor Salonuna Giriş Çıkışta Üyelerin Parmak İzinin İşlenmesi Yasal mı?

Spor salonu hizmeti sunan iki ayrı şirketin (veri sorumlula­rı), üyelerinin giriş-çıkış kontrolünde el-avuç okutma sistemine geçilmesi, kaydı tutulan üyelere ait vesikalık fotoğraf, son ziya­ret saati gibi bilgilerin herkesin görebileceği bir TV ekranında yansıtılması gibi biyometrik verileri de içeren bazı özel nitelikli kişisel verileri işlemesi ve bu bilgilerin güvenli şekilde muhafa­za edildiğinden şüphe duyulması üzerine ilgili kişilerce Kuruma intikal ettirilen muhtelif ihbar ve şikayetlerin incelenmesi neti­cesinde yapılan değerlendirmede:

1- 6698 sayılı Kanunun “Özel nitelikli kişisel verilerin iş­lenme şartları” başlıklı 6’ncı maddesinde kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriy­le ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerinin özel nitelik­li kişisel veri olarak belirlendiği, özel nitelikli kişisel veriler arasında yer alan biyometrik veri tanımına ise Kanunda yer ve­rilmemekle birlikte, 25.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren Avru­pa Genel Veri Koruma Tüzüğünde (GDPR) biyometrik verinin; “yüz görüntüleri veya daktiloskopik veriler gibi bir gerçek kişi­nin özgün bir şekilde teşhis edilmesini sağlayan veya teyit eden fiziksel, fizyolojik veya davranışsal özelliklerine ilişkin olarak spesifik teknik işlemeden kaynaklanan kişisel veriler” olarak tanımlandığı,

GDPR’ın Recital bölümünün 51’inci maddesinde de biyometrik verilerle ilgili açıklamalara yer verildiği ve fotoğrafla­rın işlenmesinin doğrudan biyometrik veri olarak nitelendiriİçme­yeceği, yalnızca gerçek bir kişinin benzersiz bir şekilde tanım­lanmasına veya doğrulanmasına izin veren belirli bir teknik yön­temle işlendiğinde, bu verilerin biyometrik verilerin tanımı kap­samında kabul edileceği açıklamalarına yer verildiği, dolayısıyla bir verinin biyometrik veri kapsamında değerlendirilebilmesi için o verinin sadece o kişiyi tanımlayabilme ya da doğrulayabilme özelliğine sahip olmasının kriter alındığının değerlendirildiği,

Danıştay 15. Dairenin 2014/4562 Esas sayılı kararında ise biyometrik yöntemlerin, ölçülebilir fizyolojik ve bireysel özel­likleri aracılığıyla gerçekleştirilen ve otomatik şekilde doğalla­nabilen kimlik denetleme tekniklerini ifade ettiği belirtilerek, bu yöntemler arasında parmak izi tanıma, avuç içi tarama, el geo­metrisi tanıma, iris tanıma, yüz tanıma, retina tanıma, DNA tanıma gibi yöntemlerin bulunduğunun ifade edildiği

Hususlarından hareketle bir spor tesisine giriş esnasında el ve parmak izinin taranması suretiyle kişilerin kimlik doğrulama­sının yapılması hususunda adı geçen veri sorumlusunun özel nitelikli kişisel veri niteliğindeki biyometrik veri işleme faaliye­tinde bulunduğunun değerlendirildiği,

2- a) Kanunun “Genel İlkeler” başlıklı 4’üncü maddesinde de, kişisel verilerin ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda ön­görülen usul ve esaslara uygun olarak işleneceği hükme bağlan­dıktan sonra, kişisel verilerin ancak hukuka ve dürüstlük kural­larına uygun şekilde, belirli, açık ve meşru amaçlar kapsamında, doğru ve gerektiğinde güncel olma şartıyla, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma ve ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme ilkelerine uygun işlenebileceği,

Bu ilkelerden, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçü­lü olma ilkesinin, işlenen verilerin belirlenen amaçların gerçek­leştirilebilmesine elverişli olması, amacın gerçekleştirilmesiyle ilgili olmayan veya ihtiyaç duyulmayan kişisel verilerin işlen­mesinden kaçınılmasını gerektirdiği, sonradan ortaya çıkması muhtemel ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olarak veri işlen­mesi yoluna gidilmemesi gerektiği,

Ölçülülük ilkesinin ise, veri işleme faaliyeti ile gerçekleşti­rilmesi istenen amaç arasında makul bir dengenin kurulması, diğer bir ifadeyle veri işlemenin amacı gerçekleştirecek ölçüde olması anlamına geldiği, bu kapsamda, kişisel veri işleme faali­yetinin gerçekleşmesi için gerekli olmayan kişisel verilerin top­lanmaması ve/veya işlenmemesi gerektiği, veri sorumlusunun amacı çerçevesinde ölçülülük ilkesine uygun olarak ilgili kişi­den minimum düzeyde bilgi talep etmesi, bunun dışındaki amaç için gerekli olmayan veri işlemeden kaçınması gerektiği, kişisel verilerin işlenmesinin ilgili kişinin iznine bağlı olarak gerçekleş­tirilse ve belirli bir amaca bağlı olsa bile açık rızanın, aşırı mik­tarda veri toplanmasını meşrulaştırmayacağı, buna göre kişisel verilerin yalnızca belirli amaçlar için ve gerektiği kadar toplan­ması, amacın gerektirdiği yerlerde kullanılması ve amaç için gerekli olandan uzun süre tutulmaması gerektiği,

Nitekim Danıştay’ın 2017/816 Esas sayılı kararında, davalı idarenin toptancı hali biriminde görev yapan personelin mesai takibinin sağlanması amacıyla başlatılan yüz tarama sistemi uygulamasına son verilmesi talebinin ilgili İdare Mahkemesinde reddedilmesi işleminin iptali istemiyle açılan davada, davalı idarenin tüm birimlerinin mesai takibinde anılan yöntemin kul­lanılmadığı, uygulamanın gerçekleştirildiği birimin konumu ve vardiyalı çalışma sistemi sebebiyle personelin kontrol ve dene­timinde güçlük yaşanması karşısında bahse konu uygulamaya geçildiği, yüz tanıma sisteminde personelin yüz görüntüsünün sayısal kodlara çevrilerek karşılaştırma yapmak suretiyle çalıştı­ğı göz önünde bulundurulduğunda yapılan uygulamanın veri kaydetme olarak nitelendirilenıeyeceği gerekçesiyle hukuka aykırı bulunmadığı sonucuna varılan davaya konu işlemin iptali istemiyle açılan davanın İdare Mahkemesince reddi yönündeki kararı hukuka uygun bulunmadığı,

Yine Danıştay’ın 2014/2242 Esas sayılı, 2014/4562 Esas sayılı kararlarında da “parmak izi ya da yüz tarama sistemi” gibi biyometrik yöntemlerin, kamusal alan da olsa “özel hayatın gizliliği” ilkesi kapsamında bulunduğu ve toplanan verilerin ileride başka bir şekilde kullanılamayacağına dair bir güvence­nin mevcut olmadığı göz önünde tutularak hukuka aykırı bir işlem olarak değerlendirildiği,

Benzer şekilde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 4 Ara­lık 2008 tarihli S. ve Marper / Birleşik Krallık kararında kişilere ait parmak izi, hücre örneği ve DNA profillerinin saklanması­nın, başvurucuların özel yaşamının gizliliği hakkına yönelik orantısız, aşırı bir müdahale olduğu ve demokratik bir toplumda gerekli bir müdahale olarak kabul edilemeyeceğini vurgulayarak uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8’inci mad­desini ihlal ettiğine hükmettiği,

Öte yandan, Article 29 Working Party tarafından hazırlanan WP193 sayılı “Opinion 3/2012 on Developments in Biometric Technologies” başlıklı dokümanda, yer alan örnekte bir fitness kulübüne ya da spor salonuna sadece üyelerin girişini ve ilgili hizmetlere erişimini sağlamak için tüm müşterilerin ve persone­lin parmak izinin depolanarak işlenmesi, kulübe erişimi kolay­laştırma ve abonelikleri yönetme ihtiyacı ile orantısız olarak değerlendirildiği ve böyle bir uygulama yerine, basit bir kontrol listesi ya da RFID etiketlerinin kullanımı ya da biyometrik veri­lerin işlenmesini gerektirmeyen bir manyetik bantlı kart gibi farklı önlemler kullanılarak da aynı ihtiyaçların karşılanabilece­ği ifadelerine yer verildiği

Dikkate alındığında spor salonuna giriş için veri sorumluları tarafından uygulanan “el ve parmak izi taraması” sisteminin, hizmetten faydalanmak için zorunlu ve tek yol olarak üyelere sunulmasının, kişisel verilerin işlenmesinde ölçülülük ilkesi ışığında ilgili kişilerden minimum düzeyde veri talep etme ilkesi ile uyumlu olarak değerlendirilmediği,

ğünü etki altında bırakıyorsa, bu durumda rızanın özgürce veril­diğini söylemenin mümkün bulunmadığı,

Dikkate alındığında bahse konu somut olayda, üyelere su­nulan online üyelik sözleşmesinde, özel nitelikli kişisel veri olan avuç içi izinin alınmasına onay verilmesinin sözleşmenin ku­rulması için zorunlu bir şart olarak sunulduğu ve kurala uyul­maması halinde firmaya fesih hakkı tanınmış olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde üyelerin kulüplere girişlerde avuç içi izi bilgilerinin alınmasına rıza göstermemeleri halinde söz konusu hizmetten yararlanamayacakları dikkate alındığında, üyeler tarafından verilen açık rızaların özgür iradeye dayalı ol­duğunu söylemenin mümkün bulunmadığı bu kapsamda veri sorumlusu tarafından hizmetin sunulmasının açık rıza şartına bağlandığının değerlendirildiği

Bu itibarla ilgili veri sorumluları hakkında,

Spor kulübünde giriş çıkış kontrolünün yapılabilmesi ve ku­lüp hizmetlerinden faydalanmak isteyen kişilere ilişkin giriş kontrolünün alternatif yollar ile sağlanması mümkün iken kişile­rin biyometrik veri niteliğindeki avuç içi izi verisinin alınması­nın 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 4’üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma” ilkesi ile bağdaşmadığı, öte yandan özel nitelikli kişisel verilerin Kanun kapsamında ancak ilgili kişilerin açık rızasına ya da Kanunun 6’ncı maddesinin (3) numaralı fıkrasında sayılan şartlar çerçevesinde işlenebileceği, bu kapsamda adı geçen veri sorumlusu tarafından avuç içi izi verisinin işlenmesi için kişilerden açık rızalarının alınması yo­luna gidildiği ancak açık rıza verilmemesi durumunda kulüp hizmetlerinden yararlanamadıkları dikkate alındığında üyeler­den alınan açık rızanın Kanunun 12’nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle Kanunun 18’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi kapsamın­da idari para cezası uygulanmasına,

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 21/12/2017 tarih ve 2017/62 sayılı “Banko, Gişe, Masa Gibi Hizmet Alanlarında Kişi­sel Verilerin Korunması”na ilişkin Karan çerçevesinde üyelere ait kişisel bilgilerin üçüncü kişiler tarafından görülmesini önleyecek gerekli teknik ve idari tedbirleri almadığı kanaatine vanlan veri sorumlusu hakkında Kanunun 18’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi kapsamında idari para cezası uygulanmasına,

Spor Kulübünde giriş çıkış kontrolünün ve kulüp içerisin­deki güvenliğin temini noktasında kulüp hizmetlerinden fayda­lanmak isteyen kişilere ilişkin giriş kontrollerinin biyometrik verileri işlemenin haricinde alternatif yollar ile sağlanması, biyometrik veri ile giriş çıkış işlemleri yapılmasının ve biyometrik veri işlemenin ivedilikle durdurulması hususunda veri sorumlularının talimatlandırılmasına;

Veri sorumluları tarafından bugüne kadar işlenen ve muha­faza edilen el, parmak ve avuç izi ile ilgili verilerin Kanunun 7’nci maddesi ile Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümle­rine uygun olarak ivedilikle yok edilmesi, eğer ilgili özel nitelik­li verilerin üçüncü kişilere aktarılması söz konusu ise, yok et­meye yönelik işlemlerin bu verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere ivedilikle bildirilmesinin sağlanması hususunda veri sorumlula­rının talimatlandırılmasına

Karar verilmiştir.

CategoryGenel
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat