SANIĞIN KASTEN YARALAMA SUÇUNDAN MAKUL BİR TEMEL CEZA BELİRLENEREK CEZALANDIRILMASI GEREKTİĞİ – EN ÜST HADDEN 3 YIL HAPİS CEZASI BELİRLENMEK SURETİYLE FAZLA CEZA TAYİNİNİN İSABETSİZLİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

T.C YARGITAY
1.Ceza Dairesi
Esas: 2016 / 900
Karar: 2016 / 2113
Karar Tarihi: 25.04.2016

ÖZET: Sanığın kasten yaralama suçundan makul bir temel ceza belirlenerek cezalandırılması gerektiği belirtilmesine rağmen bozmayı etkisiz kılıcak biçimde temel ceza belirlenirken alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine, daha vahim olaylara uygulanması gereken en üst hadden 3 yıl hapis cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini Bozmayı gerektirmiştir.

(5237 S. K. m. 53)

Dava ve Karar: TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanık ….. hakkında “silahla tehdit” suçundan verilen beraat kararını temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığından ve temyiz beraat kararının gerekçesine de yönelik olmadığından, müdafiinin bu suça yönelen temyiz talebinin, CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.

2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık .,., maktul ….kasten öldürme ile sanık ….. maktul ….. yönelik nitelikli kasten yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, kusurluluğu etkileyen sebeplerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, sanık ….. hakkında mağdurlar .,.,.,.,., yönelik “silahla tehdit” suçunun meşru savunma kapsamında olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık .müdafiinin meşru savunmaya, suç vasfına, haksız tahrikin derecesine, sanık ….. müdafiinin sübuta, haksız tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,

A) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin sanık ….. hakkında bu madde ile yaptığı uygulama yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle düzeltilen mahkumiyet hükmü ile sanık ….. hakkında “silahla tehdit” suçundan verilen beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,

B) Sanık ….. hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

aa) Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın hareketli kavga ortamında maktule bir kez vurmakla yetinmesi, hayati tehlikeye neden olan batına nafiz yaralanmanın iç organ hasarına neden olmaması, uyulmasına karar verilen Dairemizin 26.06.2014 tarih 2014/440 esas, 2014/3646 karar sayılı ilamında, sanığın kasten yaralama suçundan makul bir temel ceza belirlenerek cezalandırılması gerektiği belirtilmesine rağmen bozmayı etkisiz kılıcak biçimde temel ceza belirlenirken alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine, daha vahim olaylara uygulanması gereken en üst hadden 3 yıl hapis cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini,

bb) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 25.04.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...