Nafaka Ödememe Şikayet Dilekçesi

Seçimlik Mal Rejimi Nedir? Nasıl Kurulur?

EŞLERİN SEÇİMLİK MAL REJİMİNİ SEÇME HAKKI VE KAPSAMI

4721 Sayılı TMK.nın 208 maddesinde eşlere her zaman için yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki ya da başka bir mal rejimi kabul erme olanağı sağlanmıştır. Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesini düzenleyen TMK 225 maddesinde de eşlerin başka bir mal rejimini kabul edebileceğine işaret edilmiştir. Mal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin tasfiyesini düzenleyen 247. maddede ve mal ortak­lığı rejiminin tasfiyesine ilişkin TMK 271/1 maddesinde de eşlerin başka bir mal rejimini kabul edebileceğine işaret edilmiştir.

TMK. unun 193. maddesine göre < Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eş­lerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlem yapabilir.> TMK. unun 193. maddesi hem eşler arasında sözleşme serbestisini benimsemiş hem de sözleşme yapma serbestisinin genel çerçevesini çizmiştir. Kural olarak eşler kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her türlü sözleşme yapma hak ve yetkisine sahip bulunmakladır. Eşler 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununda yazılı yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi ile seçimlik mal rejimi olan Mal Ayrılığı Rejimi (T.M.K. 242- 243.. Maddeleri), Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi (T.M.K. 244-255.. Maddeleri) Mal Ortaklığı Rejimi (T.M.K. 256- 281.. Maddeleri) dışında bir mal rejimi seçemezlerse de bu rejimlerden birini her zaman seçme seçtikleri mal rejimini her zaman değiştirme hakkına sahiptirler.

01.01.2002 tarihinden önce evlenen eşler 01.01.2003 tarihine kadar bir mal rejimi sözleşmesi ile başka bir mal rejimi seçmemişlerse 01.01.2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olacaktır. Ancak eşler her zaman noterde yapacakları mal rejimi sözleşmesi ile seçimlik mal rejimlerinden birini seçebileceklerdir.

Örneğin 20.09.1995 tarihinde evlenen ve 01.01.2003 tarihine kadar bir mal rejimi sözleşmesi yapmayan eşler için 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı bu tarihten itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olacaktır. Bu durumdaki eşler örne­ğin 29.03.2005 tarihinde bir mal rejimi sözleşmesi yaparak yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin evliliğin başından yani 20.09.1995 tarihinden itibaren geçerli olduğunu kabul ederlerse böyle bir sözleşme geçerli kabul olur mu? Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 4722 Sayılı Kanunun 10/3. maddesine göre < Şu kadar ki eşler, yukarıdaki fıkralarda öngörülen bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejiminin evlenme tarihin­den geçerli olacağını kabul edebilirleri Burada kanun koyucunun amacının çok iyi saptanması gerekir. 4722 Sayılı Kanunun 10/3. maddesi bütün olarak değerlendiril­diğinde maddenin sözleşme serbestisine bir sınırlama getirmediği, aksine mal rejimi sözleşmesi yapılmaması halinde eşler arasındaki mal rejimini düzene soktuğu, üçüncü fıkrada bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebileceklerini hüküm altına almıştır. Buradaki bir yıllık sürenin hukuki niteliğinin saptanması gerekir. Bu süre hak düşü­rücü bir süre midir yoksa zamanaşımıdır. Kanun koyucunun 01.01.2002 tarihinden önce evlenmiş olan eşlere, getirilen yenilikten yararlanmak üzere bir hak tanımış olmakla beraber neden bir yıllık süre öngörüldüğünü çok iyi anlayabilmiş değiliz. 4721 Sayılı TMK.’unda öncesine göre daha adil sonuçlar doğurduğuna inanıldığın­dan edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiş ancak daha önce evlenen eşler için bu haktan yararlanmak üzere bir yıl süre tanınmıştır. Bir kısım hukukçulara göre 4721 Sayılı TMK’ unun yürürlüğünden önce evlenenlerin 01.01.2002 tarihinden önceki mallan için 01.01.2003 tarihinden sonra noterde düzenleyecekleri mal rejimi sözleşmesi ile edinilmiş mallara katılma rejimini evliliğin başından itibaren kabul etmeleri mümkün bulunmamaktadır. Bizce eşlerin malvarlığı ve onlardan fayda­lanma, tasarruf ve idaresinin kamu düzeni ile bir ilgisi bulunmamaktadır, Türk Medeni kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 4722 Sayılı Kanunun 10/3. maddesi <şu kadar ki eşler, yukarıdaki fıkralarda öngörülen bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesi ile yasal mal rejiminin evlenme tarihinden geçerli ola­cağını kabul edebilirleri demektedir. Biz bu maddeden bir yıl süre geçmesi halinde böyle bir sözleşme yapılamayacağı anlamını çıkaramamaktayız. 4722 Sayılı Kanu­nun 10. maddesi ile:

01.2002 tarihinden önce evlenen eşler için bu tarihe kadar seçimlik mal re­jimini kabul etmemişlerse mal ayrılığı rejimi geçerli olacaktır.

01.2002 tarihinden başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedik­leri taktirde yani Mal Ayrılığı Rejimi (T.M.K. 242- 243.. Maddeleri), Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi (T.M.K. 244- 255.. Maddeleri), Mal Ortaklığı Rejimi (T.M.K. 256- 281.. Maddeleri) bunlardan birini seçmedikleri taktirde 01.01.2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimini seçmiş sayılacaktır.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel mal­ları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde ta­sarrufta bulunma hakkına sahiptir.(Madde 223) Mal ayrılığı rejiminde eşlerden her birinin gerek kişisel malları gerek edinilmiş malları üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisi bulunmaktadır. Hem sözleşme serbestisi kuralı gereği hem de mal ayrılığındaki yararlanma ve tasarruf hakkının doğal sonucu olarak 01.01.2002 tarihinden önce evlenen eşlerin 01.01.2003 tarihinden sonra da mal rejimi sözleşmesi ile evlenme tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olmasını kararlaştırabilirler.

Örneğin 20.09.1995 tarihinde evlenen ve 01.01.2003 tarihine kadar bir mal rejimi sözleşmesi yapmayan eşler hakkında 01.01.2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli iken eşler 29.03.2005 tarihinde bir mal rejimi sözleşmesi yaparak yasal mal rejimini terk edip evliliğin başından itibaren mal ayrılığı rejimini kabul edebilecekler mi? Eşler 01.01.2002 tarihinden önce elde ettikleri mal varlıkları üzerinde mal ayrılığı rejiminden dolayı tam bir tasarruf hak­kına sahip oldukları gibi mal rejiminin evlenme tarihinden itibaren edinilmiş malla­ra katılma rejimine tabi olacağını yapacakları bir mal rejimi sözleşmesi (TMK 193. maddesine göre eşlerin aralarında yapacakları hukuki işlemleri hem süre hem içerik hem de aksine bir hüküm yoksa – ki mal rejimi sözleşmesinin noterde düzenleme veya tasdik şeklinde yapılması gerekir – şekil bakımından sözleşme serbestisi geçer­lidir.) ile her zaman kararlaştırabilmelidirler. Ancak aksine görüşte olan hukukçula­rın da var olduklarını belirtmek gerekir.Bu görüşe göre 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden 29.03.2005 tarihinde kadar edinilmiş malla­ra katılma rejimi, 29.03.2005 tarihinden itibaren de mal ayrılığı rejimi geçerli olacak­tır. Bu durumda her dönem kendi rejiminin tasfiyesinde geçerli kurallara göre tasfi­yeye tabi tutulacaktır. (TMK 179,212)

Kanaatimize göre 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü Ve Uygula­ma Şekli Hakkındaki Kanunun 10/3. maddesi bir <kampanya maddesi> olup kamu­oyu oluşturma amacı ile kaleme alınmıştır. Madde 4721 Sayılı TMK. ile getirilen edinilmiş mallara katılma rejimini gündeme taşımış, birçok aile evliliğin başından itibaren edinilmiş mallara katılma rejimini kabul ve bu konuda mal rejimi sözleşme­si yapmıştır. Bizce 01.01.2002 tarihinden önce evlenen eşler 01.01.2003 tarihinden sonra da tam bir sözleşme serbestisi içinde mal rejiminin evlenme tarihinden itiba­ren < edinilmiş mallara katılma rejimine > tabi olacağını mal rejimi sözleşmesi ile kabul edebilme hakkına sahip oldukları gibi 01.01.2002 tarihi ile 01.01.2003 tarihi arasında bir mal rejimi sözleşmesi yapılmadığı için 01.01.2002 tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli iken 01.01.2003 tarihinden sonra yapacakları mal rejimi sözleşmesi ile evliliğin başından itibaren mal ayrılığı veya mal ortaklığı veya paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğunu kabul etme hakkına sahip­tirler. Yasada bunun aksini emreden bir hüküm olmadığına, eşlerin sözleşme ser­bestisine sahip bulunmalarına göre bu görüşümüzün doğru olduğunda ısrarcı ola­cağımızı da belirtmek istiyoruz.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat