Şantaj Yoluyla Alınan Paranın Geri Alınması

Fazla çalışmaya ilişkin yasal düzenlemeler

Şantaj Yoluyla Alınan Paranın Geri Alınması

Hukuk Genel Kurulu 2013/1698 E. , 2015/1048 K.
İTİRAZIN İPTALİ
BEKLETİCİ MESELE
CEZA MAHKEMESİ KARARLARININ HUKUK HAKİMİNİ BAĞLAMASI
BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 53

“İçtihat Metni”
Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 31.03.2011 gün ve 2008/11 E. ve 2011/90 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 11.02.2013 gün ve 2012/1379 E. 2013/2090 K. sayılı ilamı ile,

“…Dava, şantaj yoluyla alınan paranın geri alınması için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalının dava dışı kişilerle birlikte kendisinin uygunsuz görüntülerini çekerek şantaj yoluyla kendisinden para aldıklarını, davalı da dahil diğer kişiler hakkında ceza davası olduğunu, kendisinden şantaj yoluyla alınan paranın davalıdan geri alınması amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, görüntülerin çekilmesinde davalının katkısı varsa da parayı aldığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/150 esas,2011/43 karar sayılı dosyasında sanık sıfatıyla davalı Z.. A.. ile birlikte B. H., C. Ö. ve C. Ö. hakkında şantaj suçundan kamu davası açıldığı, bu dosyada davacının katılan sıfatını aldığı ve tüm sanıkların şantaj suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, dosyanın temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular ile bağlıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir…”

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 18.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat