POLİSİN TAZMİNAT DAVASI AÇMA DAVA DİLEKÇE ÖRNEĞİ
………………ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE
DAVACI : İsim ve Soyisim.T.C,NO
adres
KARŞI TARAF
(DAVALI) : İsim ve Soyisim,T.C,NO
adres
OLAY TARİHİ : …/…/2013
DAVA KONUSU : Tekrarlanan şekilde davalının hakaret ve tehdit teşkil eden, mahkûmiyet ile cezalandırılan eylemleri ile savcılık ve mahkeme aşamasında hakkımızda ileri sürdüğü haksız şikayetlerden dolayı toplam 4.500 TL tutarında tazminat hükmedilmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ayrıca yargılama giderlerinin ve tutulacak avukat ücretlerinin de davalıya yüklenilmesine, ceza zamanaşımı süresinin uygulanarak karar verilmesi istemi.
AÇIKLAMALAR
A-ESASA İLİŞKİN GEREKÇELER:
1-………. Asliye Ceza Mahkemesinin ………………. tarih ve ………. esas, …………. sayılı kararında (EK-1), davalı ………….. hakkında görevlilere müteaddit defalar hakaret etmesi, tehdit etmesi ve görevli polis memurlarının görevlerini yapmalarına engel olması eylemleri Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 07.02.2007 tarih ve 7451-1322 sayılı emsal kararında belirildiği üzere tek suç teşkil ettiği ve davalının yaptığı ağır hakaretlerden ayrıca cezalandırılmayıp, bu eylemlerin tek suç sayılıp mürekkep suç olan TCK 265/1.maddesi uyarınca davalının mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu eylemlerin hepsinin tek suç kabul edilmesi, davalının bana ve arkadaşlarıma yönelik söylemlerinin hakaret ve tehdit niteliklerini olmasını ve kişilik haklarımızı ihlal etmiş bulunması gerçeğini değiştirmemektedir. Ayrıca davalı, savcılık ve mahkeme aşamalarında da biz görevlileri haksız yere suçlamamış ve kişilik haklarımıza bir başka açıdan saldırmaya devam etmiştir.
2-Davalının, ceza davasında; benimde dahil olduğum görevlilere hakaret ettiği ve bunu defalarca tekrarladığı, gerek adı geçinin mahkumiyet kararında, gerekse de ekli evraklarda açıkça belirtilmiştir. Bağımsız kamu tanıkları ve hazırda bulunan diğer görevlilerce de teyit edilen ve suç teşkil eden bu haksız fiillerden dolayı sayın mahkemeniz nezdinde iş bu tazminat davasını açmak zorunda kaldım.
3-Polislerinde neticede birer insan oldukları, kişilik haklarının bulunduğu, bu hakların zaten uluslararası sözleşme hükümleri ve mahkeme kararları ile sabit olduğu üzere devredilemeyecek ve vazgeçilemeyecek nitelikte bulunduğu, davalının da bu kişisel haklardan onur ve saygınlığımıza yönelik defalarca haksız fiilde bulunduğu, manevi yönden bizleri kalabalık bir ortamda rencide edip küçük düşürdüğü, bu eylemlerini karakolda ve daha sonra da sürdürdüğü, ayrıca savcılık, mahkemede ve öncesinde bizlere haksız suçlamalarda bulunduğu, tüm bu eylemlerin beni ve beraberimde ki görevlileri etkilediği ve manevi yönden zarar verdiği açıktır.
4-Yargı kararlarında, hakaret ve tehdit gibi eylemler nedeni ile açılan tazminat davalarında, tazminata hükmedilmesi gerektiği yönünde karar bulunmaktadır. Benzer şekilde haksız şikayetinde yine tazminat gerektirdiği belirtilmektedir.
EK-1 de sunulan karar incelendiğinde anlaşılacağı üzere, davalının mürekkep suç (birleşik suç) niteliğinde ki direnme suçunun içinde hakaret içerikli söylemlerinin yanında tehdit içerikli eylemlerde ve söylemlerde de bulunduğu, ancak TCK açısından tüm bu eylemlerin mürekkep suç olan Direnme suçunun unsurları olduğu ve bu anlamda anlamında tek suç kabul edildiği ve mahkumiyetinde bu açıdan tek olduğu açıktır.
Davalı “sizlere göstereceğim, beni almak nasılmış, hepiniz göreceksiniz”, orada bulunan kişilere hitaben ve biz polisleri kastederek “arayın bunları buradan alsınlar” şeklinde tehdit eyleminde bulunduğu gibi, “siz kimsiniz benim kimliğime bakamazsınız”, “sizin Allah’ınızı, kitabınızı sinkaf ederim” şeklinde söylemlerde bulunduğu gibi görevli polisin yakasından tutarak ittirmiştir. Sağlık kontrolü esnasında da temizlik görevlisinin beyanı ile açık olduğu üzere milletvekili gibi bir takım sıfatları yine polise karşı bir tehdit aracı olarak kullanmıştır. Bunun yanında “adi şerefsizler” şeklinde ve daha ağır hakaretlerde bulunmuştur. Ayrıca kendisine kötü muamelede bulunduğumu ve işkence yaptığımızı iddia ve ifade etmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 15.06.2002 tarih ve 3834 esas, 5890 sayılı kararında; “davalının davacı için kişilik haklarına saldırı teşkil edecek biçimde sözler kullandığı açıktır. Bu sözlerin …hüküm altına alınacak tazminat miktarının belirlenmesinde etkili olacağı” hususları vurgulanarak, hakaret içerikli sözler nedeni ile manevi tazminat şartlarının doğacağını açıkça ifade etmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 10.07.2000 tarih ve 4216 esas, 6814 sayılı kararında, hakaret suçundan mahkum olan davacı hakkında açılan manevi tazminat davasında davalı aleyhine tazminata hükmedilmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 07.12.2000 tarih ve 2000/8266 esas, 2000/11217 sayılı kararında; tehdit fiilinin hukuki alt yapısının başkasına karşı ağır ve haksız bir zarara uğratacağının bildirilmesidir. Tehdit suçunun varlığı halinde de, davacıya karşı suç teşkil edecek biçimde hukuka aykırı davranıldığının sabit olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi 08.03.1988 tarih ve 9920 Esas, 2217 sayılı kararında da belirtildiği üzere gerek bilimsel ve gerekse yargısal görüşlerde benimsenen fikre göre eğer ihbar ve şikayette bulunan kimse, elinde şikayetine konu edeceği olayın vukuuna delalet edecek ciddi ve inandırıcı kanıtları bulunmadığı halde, sırf tahmin ve benzetmeye dayanarak yada vasat düzeyde bir kimsenin dahi yeterliliğini tartışabileceği kanıtları yeterli sayarak ….bir suçlama ile şikayet yoluna gitmiş ise bu kişinin davranışında aşırılığın, hukuka aykırılığın ve ağır kusurun varlığını kabul zorunludur. Bu durumda da elbette HAKSIZ ve sorumluluk doğuran bir şikayet söz konusu olacaktır.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 06.03.2002 tarih ve 11734 esas,2512 sayılı kararında ; ………..şikayeti haklı gösterecek küçük bir delil ve emarenin bulunmadığı durumda şikayet hakkının kötüye kullanıldığının kabulünün gerektiğine” ilişkin kararı ile Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi 07.04.1989 tarih ve 10406 Esas,3213 sayılı kararında ; “Davalının ortada hiçbir emare bulunmaksızın sadece kendi tahminine ve zanna dayanarak başvuru hakkının kullanması aşırı bir davranış niteliğinde olup,bu durumun davacının kişisel haklarını zedelediği için onun (şikayet edilenin) manevi tazminat istemini haklı kılar.” Şeklinde ki içtihatlarda aynı konuya temas etmektedir.
Özetle; hakarete maruz kalan, tehdit edilen veya haksız şikayet edilen bir kişinin manevi yönden zarara uğrayacağı ve bu nedenle tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilen içtihatlarda net olarak ifade edilmiştir.
B-USULE İLİŞKİN GEREKÇELER;
1-Davanın, davacının ikamet adresinde ki mahkemede açılması gerekmektedir. Davacının oturduğu yerde ki mahkemede, manevi tazminat davası açabileceği, bu tercihin davacıya ait olduğu Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 03.11.1999 tarih ve 1999/7133 esas, 1999/9341 sayılı kararı ile sabittir. Aynı tespit ve düzenleme medeni kanunun 4.maddesinde de yer almaktadır.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 17.01.2000 tarih ve 1999/11171 esas, 2000/78 sayılı kararında da, kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişinin, davayı kendi oturduğu yer mahkemesinde açabileceğine hükmedilmiştir.
2-Hukuk davasına konu eylem ceza hukuk yönünden de suç teşkil ettiği durumlarda dava zamanaşımı süresi, TCK da düzenlenen sürelere göre tayin edilmektedir.
Nitekim Yargıtay 4.Hukuk Mahkemesinin 08.04.1999 tarih ve 1163/3022 sayılı kararında, davaya konu olan olayın suç teşkil etmesi halinde, kişisel hakkın ceza zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir.
3-Dava konusu olayda, davalının lehine haksız tahrik olmadığından bu yönde indirim yapılmamış olmasının da dikkate alınması gereklidir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 14.03.2002 tarih ve 12198/3027 sayılı kararında, ceza mahkemesinde geçen haksız indirim durumunun dahi hukuk hakimi için önemli olduğu ve hukuk yargısını bağlayıcı nitelikte bulunduğu ifade edilmiştir. Davalı ….. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararında mahkûm olmuştur. Dolayısı ile bu durumun dikkatte alınması talep ediyoruz.
4-Tazminat miktarının tayininde dikkat edilecek kriterler Yargıtay’ın yerleşik ve süreklilik gösteren içtihatları ile belirtilmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 05.05.1996 tarih ve 995 esas, 3011 sayılı kararında ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 1998 tarih ve 10938 esas, 2886 sayılı kararlarında “hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı, diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır……Kanun takdir verdiği hususlarda hakimin hak ve nesafetle hüküm vereceği Medeni Kanunun 4.maddesinde belirtilmiştir.” Şeklinde manevi tazminat davalarında tazminat miktarının belirlenmesinde dikkat edilecek hususlar ifade edilmiştir.
Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde göz önüne alınacak unsurlar, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 04.04.2000 tarih ve 2000/266 esas, 2000/3046 sayılı kararında aynı şekilde belirtilmiştir.
Bu kriterlere göre;
a-Saldırı teşkil eden eylem; tekrarlanan şekilde hakaret ve tehditlere maruz kaldığım ve bu haksız fiiller dolayısı ile uğranılan manevi zararın ve çekilen manevi eziyet ile üzüntünün mahkemenizce, tazminat miktarının tayininde ve tüm yargılama aşamasında dikkate alınmasını talep ediyorum.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 18.03.2002 tarih ve 123335 esas,3129 sayılı kararında; şikayet hakkının yasal olmayan bir amaca ulaşmak için kötü niyetle kullanılmış olduğu anlaşıldığından ,davacılar için manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 07.02.2002 tarih ve 2001/10320 esas,2002/1338 sayılı kararında; hak arama özgürlüğünün tüm özgürlükler gibi sınırsız olmadığı, diğer anlatım ile kişi istediği biçim ve koşulda ve salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamayacağı, aksi halde bu hakkı kötüye kullanmış sayılacağı kabul edilerek Aanayasa ve yasaların öngördüğü güvenceden yararlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Davalı hakaret ve tehditte bulunduğu gibi ayrıca birde mahkeme ve savcılık aşamasında haksız yere beni ve arkadaşlarımı da suçlamış ve bu iddialar nedeni ile de mağdur iken bir de soruşturma geçirmiş bulunmaktayım. Bu durumunda dikkate alınmasını talep edyorum.
b-Olayın özelliği yanında tarafların kusur oranı; Adı geçenin önyargılı ve tepkili davranışları, hakkında verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın içeriliği ile sabit olduğu üzere bana ve arkadaşlarıma karşı söylem ve hareketlerinin dikkate alınmasını talep ediyorum.
Ayrıca mahkumiyet kararında, benim ve arkadaşlarımın haksız tahrik gibi bir duruma sebebiyet vermediğimiz, davalının bu yönde bir indirim halinden yararlanmadığı hususlarının da dikkate alınmasını talep ediyorum.
c-Tarafların sıfatı; adı geçinin …………. olarak görevli bulunduğu ve ekonomik durumunun iyi olduğu açıktır.
d-İşgal ettikleri makam; Görevli polis memurlarının tümü aşağılanmış, hakarete maruz bırakılmış, tehdit edilmiş, polis memurunun yakasından tutularak iteklenmiş ve savcılık aşaması ile mahkeme aşamasında haksız yere suçlanmış bulunmaktadır.
Bu hususların hadisenin vahametini ve bizlerin kişilik haklarının yanında resmi üniformanın dahi ayaklar altına alındığının açık göstergelerini teşkil etmektedir.
e-Diğer sosyal ve ekonomik durumlarının da araştırılmasını talep ediyorum.
f-Ayrıca kararda, miktarın belirlenmesinde, her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkında etkileyecek nedenlerin karar yerinde objektif olarak gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Çünkü kanun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nesafet ile hüküm vereceğini öngörmüştür.
HUKUKİ NEDENLER : Borçlar kanunun 41. ve 49.maddeleri ile Medeni Kanunun ilgili hükümleri ve TCK nın 125., 265. ve 106.maddeleri uyarınca ve ilgili mevzuat hükümleri
DELİLLER : Tahkikat evrakları, tanık anlatımları, mahkumiyet kararı
SONUÇ : Yukarıda belirttiğim hususlar ile makamınızın yapacağı resen inceleme sonrasında tespit edilecek nedenlerinde göz önüne alınarak;
1-Davalı ………………………………… dan;
a-Hakaret fiillerinden dolayı 1.500 TL,
b-Tehdit fiillerinden dolayı 1.500 TL, olmak üzere,
c-Haksız şikayet fiilerinden dolayı 1.500 TL olmak üzere, toplam 4,.500 TL manevi tazminata hükmedilmesini,
2- Dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini,
3- Ayrıca Yargılama giderlerinin ve tutulacak avukat ücretlerinin de davalılara yüklenilmesini,
Saygılarımla arz ederim. …/… /2013
DAVACI
Adı ve Soyadı
İmza
EKLER :