ÖTV İstisnasından Yararlanma

ÖTV İstisnasından Yararlanma

DANIŞTAY
7. Daire 2008/4485 E.N , 2009/4668 K.N.

Özet
4760 SAYILI ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNUNUN 7’NCİ MADDESİNİN 2’NCİ FIKRASININ (B) BENDİNDEKİ İSTİSNADAN YARARLANILARAK SATIN ALINAN ARACIN, BU İSTİSNADAN FAYDALANMAYAN BİR KİŞİYE ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ ÖDENEREK SATILMASINDAN SONRA, BİRİNCİ ARACIN SATIN ALINDIĞI TARİHTEN İTİBAREN 5 YIL GEÇMEDEN İKİNCİ ARAÇ SATIN ALINMASININ, ANILAN MADDENİN (B) BENDİNDEKİ İSTİSNADAN YARARLANMA KOŞULLARINA AYKIRILIK OLUŞTURMADIĞI HAKKINDA.

İçtihat Metni

Temyiz İsteminde Bulunan :… Limited Şirketi

Karsa Taraf : Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı

İstemin Özeti : Motorlu araç ticaretiyle uğraşan davacı Şirket tarafından, bîr müşterisine satılan araç nedeniyle haksız yere özel tüketim vergisi istisnasından yararlanıldığından bahisle, 2007/Ağustos dönemi için salınan özel tüketim vergisine ve kesilen vergi zıyaı cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7’nci maddesinin 2’nci fıkrasını açıklayarak, anılan madde kapsamında, beş yıl içinde, ancak bir kez özel tüketim vergisi istisnasından yararlanılabileceğinin açık olduğu; olayda, özürlü olan … adlı kişiye, beş yıl içinde ikinci kez araç satılması suretiyle, yukarıda belirtilen Yasa hükmüne aykırı olarak istisnadan yararlanılmasına neden olan davacı Şirket adına tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden Ankara Birinci Vergi Mahkemesinin 25.4.2008 gün ve E:2007/1482; K:2008/586 sayılı kararının; ilk araçla ilgili olarak istisna kapsamında ödenmeyen verginin, aracın satılması sırasında ödendiği; dolayısıyla, ilk araç nedeniyle istisnadan yararlanılırken farklı bir araç satın alınmadığından, aksi görüşten hareketle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

Tetkik Hakimi Murat ASİLTÜRK’ün Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49’uncu maddesinin l’inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı M. Oğuz ULAŞ’ın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Tarafların temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemlerin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dosyanın incelenmesinden; davacı Şirket tarafından, … adlı özürlü şahsa, 11.12.2003 tarihinde özel tüketim vergisi istisnasından faydalandırılarak Renault marka araç satıldığı; bu kişi tarafından da, sözü geçen aracın, 25.3.2005 tarihinde herhangi bir özrü bulunmayan … adlı kişiye satıldığı ve araca ait özel tüketim vergisinin satın alan kişi tarafından vergi dairesine ödendiği; daha sonra, davacı Şirketçe, … adlı özürlü kişiye, 1.8.2007 tarihinde satılan Citroen marka araç nedeniyle, ismi geçen şahısça, ikinci kez vergi istisnasından yararlanıldığının, konu ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda belirlenmesi üzerine, beş yıl içinde birden çok kez araç satın alınması ve her İki araç satışı için vergi istisnasından faydalanılmasının, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7’nci maddesi hükmüne aykırı olduğundan bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.

4760 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin 2’nci fıkrasının (b) bendinde, 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 santimetreküpü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.80Ö santimetreküpü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabının, özel tüketim vergisinden müstesna olduğu belirtilmiş; 15’inci maddesinin 2’nci fıkrasının (a) bendinde de, II sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanların, veraset yoluyla intikaller hariç, ilk iktisabında istisna uygulanan malların istisnadan yararlananlar dışındakilerce iktisabında, ilk iktisabındaki matrah esas alınarak adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, kayıt ve tescili tarihinde geçerli olan oran üzerinden, bu tarihte özel tüketim vergisi alınacağı hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Yasanın 7’nci maddesinin 2’ncî fıkrasının (b) bendinde yer alan düzenlemeyle, Yasa Koyucu, özürlülerin, içinde bulundukları özel durum nedeniyle, sosyal yaşama daha rahat adapte olmalarını sağlayarak, Anayasanın 61’inci maddesinin 2’nci fıkrasında ifadesini bulan, Devletin, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alacağı yolunda üstlendiği ödevlerin yerine getirilmesi amaçlamıştır. Bu hükümdeki “beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisap” koşulu, düzenlemede aranılan diğer şartların yanında, özürlü kişi tarafından, istisnadan yararlanılarak iki ayrı araç temin edilmesine engel teşkil etmekte ise de; 15’inci madde uyarınca, özürlü kişilerce, istisnadan faydalanılarak satın alınan aracın, istisnadan yararlanmayan kişilere satılması halinde, araca ait verginin ödenmesinden sonra, istisnadan faydalanılarak diğer bir araç satın alınmasına engel değildir.

Yukarıda açıklanan hukuki dgrum karşısında, davacı tarafından, istisnadan yararlanılarak satın alınan ilk aracın, vergisi ödenerek satılması nedeniyle, satın alınan ikinci araca ilişkin olarak istisnadan faydalanılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, bu iktisap nedeniyle istisnadan yararlanılamayacağından bahisle, özel tüketim vergisi tarh edilmesi ve vergi zıyaı cezası kesilmesi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, mahkeme kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine, Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 11.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat